Erdoğan, Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’da düzenlenen Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Zirve oturumunda konuştu. Dönem başkanlığını başarılı şekilde yürüten Bosna Hersek’i tebrik eden Erdoğan, “Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci’nin başarısı, sadece ülkelerimizin değil, Avrupa kıtasının da huzuru, istikrarı ve refahı için mühimdir” diye konuştu. Erdoğan, sürecin aynı zamanda Balkan ülkelerinin Avrupa-Atlantik kurumlarıyla entegrasyonuna da kritik katkılarda bulunduğunu kaydetti.
Türkiye’nin Balkanların Avrupa Atlantik kurumlarına entegrasyonuna daima güçlü destek verdiğini ve vermeyi de sürdüreceğini aktaran Erdoğan, Kuzey Makedonya ve Arnavutluk ile katılım müzakerelerine dair Avrupa Birliği’nin alacağı kararların, tüm bölgenin geleceğini etkileyeceğini, Birliğin bu süreçleri, taahhütlerine aykırı şekilde yürütmesinin, bölgenin barış ve istikrarına olduğu gibi kendi inandırıcılığına da zarar vereceğini söyledi.
37 milyar dolar
Son birkaç yıldır bölgede çok ciddi insan hareketliliğinin yaşandığına işaret eden Erdoğan, “Suriye, Irak, Afganistan ve Kuzey Afrika kaynaklı yoğun bir düzensiz göç baskısıyla karşı karşıyayız. Avrupa Birliği ülkeleri sayıları onlarla ifade edilecek mülteci kotalarında dahi anlaşamazken Türkiye hali hazırda 3.6 milyonu Suriyeli olmak üzere 4 milyondan fazla sığınmacıya ev sahipliği yapıyor. BM hesaplamalarına göre bugüne kadar yalnızca Suriyeli sığınmacılar için 37 milyar doları aşan harcama yaptık” dedi.
Türkiye’nin düzensiz göçle mücadele konusunda da her türlü tedbiri Ege Denizi başta olmak üzere her alanda hayata geçirdiğini vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi: “2005-2017 döneminde ülkemizde yakalanan düzensiz göçmen sayısı 1 milyon kişiyi aşmıştır. Aldığımız tedbirler sayesinde Ege’de yaşanan insani trajedilerin çok büyük oranda önüne geçtik ve Avrupa’ya düzensiz geçiş sayılarını yüzde 99 oranında azalttık. Böylece başta Balkan ülkeleri olmak üzere Avrupa kıtasının tamamının güvenliğine paha biçilemez katkı sağladık. Ancak bu zorlu süreçte Avrupalı dostlarımızdan beklediğimiz desteği ve insani tavrı göremedik. Avrupa Birliği’nin tam 6 milyar euroluk taahhüdünden şimdiye kadar sadece 2.5 milyar eurosu serbest bırakılmıştır.”