beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...



Bakan Akar'dan 'Sincar' açıklaması

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, PKK'nın Irak'ın kuzeyinde varlığını sürdürdüğüne dikkat çekerek, "Ülkemizin ve milletimizin güvenliği için PKK terör örgütü bulundukları yerlerden tamamen temizleninceye kadar operasyonlarımız devam edecektir. Sincar'ın yeni bir Kandil olmasına asla müsaade edilmeyecektir" dedi. Bakan Akar, yeni askerlik sistemine ilişkin açıklamasında, "Vatandaşlarımızın eğitim  durumları ile mesleki meşguliyetlerini dikkate alarak, herkesin en uygun zamanda  askerlik görevini yapmasını sağlayacak şekilde, askerlik süresinin kısaltılması  dahil, yeni askerlik sistemi üzerindeki çalışmalar da ilgili bakanlık ve  kurumlarla yoğun bir şekilde devam etmektedir" dedi.

facebook-paylas
Tarih: 18-12-2018 07:54

Bakan Akar'dan 'Sincar' açıklaması

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, "Sincar'ın yeni bir  Kandil olmasına asla müsaade edilmeyecektir." dedi. 

Akar, TBMM Genel Kurulu'nda bakanlığının bütçesine ilişkin sunumunda,  savunma ve güvenliğin siyasi polemik ve rekabet dışı olup siyasi partilerin ortak  paydası, bir bütün halinde millet ve memleket meselesi olduğunu belirtti.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), vatan topraklarının güvenlik ve  bütünlüğü, milletin egemenlik ve bağımsızlığı için başta terör örgütleri FETÖ,  PKK/KCK/YPG ve DEAŞ olmak üzere her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içi ve  sınır ötesinde azim ve kararlılıkla mücadelesini sürdürdüğünü dile getiren Bakan  Akar, bu mücadelenin yurt içi ve sınır ötesinde, en son terörist etkisiz hale  getirilinceye kadar devam edeceğini söyledi.

Suriye ve Irak'ta yuvalanan terör örgütleri ve uzantılarının terör  eylemlerinin ardından TSK tarafından 24 Temmuz 2015'ten itibaren yurt içi ve  sınır ötesinde geniş çaplı operasyonlar başlatıldığını, bu kapsamda Mehmetçiğin  "girilemez" denilen yerlere girdiğini, "ulaşılamaz" denilen yerlere ulaştığını  vurgulayan Akar, Doğu ve Güneydoğu'da bazı ilçelerde "çukur eylemleri"ni başlatan  teröristleri kazdıklara çukurlara gömerek bu tehdidi bertaraf ettiğini  hatırlattı.

Akar, bu mücadele sürerken 15 Temmuz 2016'da FETÖ'nün hain darbe  girişiminin yaşandığını anlatan Akar, buna karşı gösterilen şanlı direnişin  tarihin altın sayfalarında hak ettiği yeri aldığını kaydetti.

Hain darbe girişiminden bir ay sonra başlatılan Fırat Kalkanı  Harekatı'nın başarıyla tamamlandığını dile getiren Akar, "Yanlış bir algı  oluşturmak amacıyla yurt içinde ve yurt dışında yapılan haksız ve mesnetsiz haber  ve yorumların aksine DEAŞ'la göğüs göğüse mücadele eden tek ordu Türk Silahlı  Kuvvetleridir. Silahlı Kuvvetlerimiz, bu harekatla 3 binin üzerinde radikal DEAŞ  terör örgütü mensubunu etkisiz hale getirmiştir." diye konuştu.

Akar, Zeytin Dalı Harekatı ile 4 bin 500'den fazla PKK/YPG ve DEAŞ  terör örgütleri mensubunun etkisiz hale getirildiğini belirterek, "Fırat Kalkanı  ve Zeytin Dalı Harekatının planlama ve icrasında sadece teröristler ile bunlara  ait mevzi, silah, araç ve binalar hedef alınmış; sivil, masum kişiler, dini,  kültürel yapılar, tarihi eserler ve arkeolojik kalıntılar ile kamu yararına  faaliyet gösteren tesislerin zarar görmemesi için diğer hiçbir ülkenin  göstermediği kadar dikkat ve hassasiyet gösterilmiştir." değerlendirmesinde  bulundu.

Astana Mutabakatı kapsamında, ateşkesin etkinliğinin artırılması ve  çatışmaların sona erdirilmesi maksadıyla İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'nde  görev yapan TSK unsurlarının 13 Ekim 2017'den itibaren bölgede tesis edilen 12  gözlem noktasında faaliyetlerini sürdürdüğünü aktaran Akar, "Soçi Zirvesi'nde  Türkiye ve Rusya arasında varılan mutabakat sonunda imzalanan İdlib Muhtırası'yla  bir insani felaketin ve siyasi sürecin sekteye uğratılmasının önüne geçilerek  İdlib'de ateşkesin ve istikrarın devamı sağlanmıştır." ifadesini kullandı. Bakan  Akar, Soçi Muhtırası'nın uygulanmasına yönelik çalışmaların, bölgede gerçekleşen  provokasyonlara rağmen başarıyla devam ettiğini vurguladı.

MÜNBİÇ'TE TERÖRİSTLERİN KAZDIĞI ÇUKURLAR

Münbiç'teki faaliyetlerin ise ABD ile yapılan çeşitli seviyelerdeki  temaslar neticesinde belirlenen Münbiç Yol Haritası ve Güvenlik Prensipleri  doğrultusunda yürütüldüğünü belirten Akar, şöyle konuştu:

"Buradaki amacımız; PKK/YPG'nin tamamen Münbiç'i boşaltması, ağır  silahların toplanması, şiddete yönelik eylemler yürüten gruplardan arındırılarak  bölgenin güvenliğinin ve istikrarının sağlanması, yönetimin Münbiçlilere  devredilmesi ve nihayet Suriyelilerin güven içinde evlerine dönmesidir. ABD  tarafından PKK/YPG'nin Münbiç'ten çıkarılacağına dair sözler verilmiş olmasına  rağmen terör örgütünün Münbiç'te çukurlar kazdığı, mevziler hazırladığı tespit  edilmiştir. Konu yakinen takip edilmekte olup, verilen taahhütlere uyulmadığı  takdirde, sözler tutulmadığı takdirde, diğer bölgelerde olduğu gibi yeri ve  zamanı geldiğinde buradaki teröristler de kazdıkları çukurlara gömülecektir."

Akar, Türkiye'nin de bulunduğu uluslararası toplumun önde gelen  üyelerinin desteğiyle Irak'ta DEAŞ'a karşı önemli başarılar elde edildiğini  anlattı.

DEAŞ harekatının sonuna gelindiğini ancak PKK'nın bu ülkenin kuzeyinde  varlığını sürdürdüğünü ifade eden Akar, şunları söyledi:

"Irak hükümetinden beklentimiz; PKK bölücü terör örgütünün Irak  topraklarındaki varlığının da sonlandırılması için bizimle iş birliği yapmasıdır.  Önemle belirtmek isterim ki Irak, Suriye ve tüm komşularımızın siyasi ve toprak  bütünlüğüne saygılıyız ancak ülkemizin ve milletimizin güvenliği için PKK terör  örgütü, bulundukları yerlerden tamamen temizleninceye kadar operasyonlarımız da  devam edecektir.

Bu kapsamda Irak kuzeyinde bulunan ve teröristler tarafından üs olarak  kullanılan Sincar ve Karacak Dağı bölgelerindeki terör yuvalarına karşı 13 Aralık  2018'de bir hava harekatı icra edilmiştir. Her zaman olduğu gibi bu harekat  sırasında da sivil halkın ve çevrenin zarar görmemesi için her türlü gayret  gösterilmiştir. Sincar'ın yeni bir Kandil olmasına asla müsaade edilmeyecektir."

"COĞRAFYA NE KADAR KADERSE, TÜRKİYE DE BU COĞRAFYANIN KADERİDİR"

Ege ve Akdeniz’deki mevcut sorunların uluslararası hukuk ve iyi  komşuluk ilişkileri çerçevesinde barış, dostluk ve iş birliğinden yana bir  yaklaşımla çözüme kavuşturulmasının önemine değinen Akar, "Bununla birlikte  Kıbrıs'ta, Ege'de ve Doğu Akdeniz'de Türkiye'ye rağmen atılacak hiçbir adıma ve  oldubittiye asla müsaade etmeyeceğimizi, Doğu Akdeniz'deki tek yanlı hidrokarbon  faaliyetlerine izin vermeyeceğimizi, bölgede Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk  Cumhuriyeti'nin yer almadığı hiçbir projenin yaşama şansı olmadığını her  vesileyle dile getiriyoruz." dedi. Bu konuyu yakından takip ettiklerini  vurgulayan Akar, şunları kaydetti:

"Bu çerçevede Türk Silahlı Kuvvetleri Ege'de, Doğu Akdeniz'de  ülkemizin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hak ve menfaatlerini korumaya,  Kıbrıs Adası'nda uluslararası garanti ve ittifak antlaşmaları doğrultusunda barış  ve güvenliğin teminatı olmaya devam edecektir. Karadeniz'de ise malumunuz olduğu  üzere, Türkiye için temel belge olan Montrö Sözleşmesi tüm ülkeler bakımından da  hassas bir denge tesis etmektedir. Bu sözleşme ile Karadeniz'de güvenliğin  sağlanması ve muhafazasında asli görev ve sorumluluk, sahildar devletlere  verilmiştir. Türkiye'nin Karadeniz politikası da bu 'bölgesel sahiplik'  anlayışını temel almaktadır. 780 bin kilometrekarelik vatan topraklarında, 462  bin kilometrekarelik mavi vatanda ve sınır ötesinde, yürütülen operasyon ve  faaliyetler ışığında açıkça görülmektedir ki coğrafya ne kadar kaderse, Türkiye  de bu coğrafyanın kaderidir."

"EN DOĞAL HAKKIMIZDIR"

Akdeniz'deki Deniz Muhafızı Harekatı ve Irak görevi başta olmak üzere,  Afganistan'dan Kosova'ya, Bosna Hersek'ten Katar'a, Lübnan'dan, Sudan'a ve  Somali'den Aden Körfezi'ne uzanan geniş bir coğrafyada birçok misyon ve  operasyonu fiilen desteklemek suretiyle bölge ve dünya barışına katkı  sağlandığını dile getiren Bakan Akar, "Bu çerçevede, müttefiklerimizden de  terörle mücadele öncelikli olmak üzere ortak konularda iş birliği ve dayanışma  içinde olmayı beklemek en doğal hakkımızdır." diye konuştu.

Hava savunma sistemini "bir tercih değil, zorunluluk" olarak  nitelendiren Akar, "Rusya Federasyonundan S-400 sistemleri tedariki ile ülkemiz,  önemli bir hava savunma yeteneği kazanmış olacaktır." ifadesini kullandı.

Teknoloji transferi ve ortak üretim yoluyla, milli sistemleri  geliştirmek üzere başlatılan çalışmaların da İtalya ve Fransa ortaklığı olan  EUROSAM ile yürütüldüğünü bildiren Bakan Akar, "İlaveten Patriot sistem  tedarikine yönelik olarak ABD tarafına istek mektubu gönderilmiştir fakat ABD  tarafından bu talebimize henüz bir cevap gelmemiştir." dedi.

FETÖ İLE MÜCADELE

Yerli ve mili uzun menzilli hava ve füze savunma sistemi projesi  Siper'in de ilk adımının atıldığını anımsatan Bakan Akar, "F-35 programı  planlandığı şekilde devam etmektedir.  İlk iki uçak, 21 Haziran 2018'de teslim  alınmıştır. Pilot ve bakım eğitimleri, Arizona ABD'de devam etmektedir. Mart  2019'da alınacak iki uçakla birlikte toplam 4 uçak, pilot, bakım eğitimleri için  2020 sonuna kadar ABD'de kalacak,  5. ve 6. uçaklar ise 30 Kasım 2019 tarihinde  Malatya'ya intikal ettirilecektir." ifadelerini kullandı.

FETÖ ile mücadele kapsamında TSK'deki ihraçlara ilişkin de bilgi veren  Akar, "15 Temmuz'dan itibaren, FETÖ nedeniyle, TSK'den bu güne kadar 150  general/amiral, 7 bin 595 subay, 5 bin 723 astsubay, 1257 uzman erbaş, sözleşmeli  er ve 429 devlet memuru, işçi olmak üzere toplam 15 bin 154 personel ihraç  edilmiş, ihraç edilen 326 personel ise göreve iade edilmiştir. Süreç devam  etmektedir. FETÖ bağlantılı son personel de Milli Savunma Bakanlığı bünyesinden  temizleninceye kadar mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir." diye konuştu.

15 Temmuz'dan sonra personel temin faaliyetlerine süratle başlandığını  belirten Akar, "Toplam 51 bin 326 personel temin edilmiştir. Muvazzafı, emeklisi,  her rütbedeki asker ve sivil personeli, şehit yakınları ve gazilerimizle büyük  bir aile olan Türk Silahlı Kuvvetleri, teröristlerden temizlendikçe sayısal bir  azalma yaşamakla beraber, vatanına, milletine, bayrağına bağlı silah  arkadaşlarımızın fedakarlık ve kahramanlığı ile etkinliğini, caydırıcılığını ve  saygınlığını her geçen gün artırmaktadır." dedi.

Akar, asker alma faaliyetlerine değinerek, "Bedelli askerlik  kapsamında; 635 bin 582 vatandaşımızın müracaat işlemi tamamlanmış, bunlardan 86  binin temel eğitimleri sona ermiştir, kalan yükümlülerin eğitim süreci devam  etmektedir." bilgisini verdi.

YENİ ASKERLİK SİSTEMİ

Dövizle askerlik hizmetinde yaş sınırının kaldırıldığını, uzaktan  eğitimle vatandaşların bulundukları yerlerden askerlik hizmetini yerine getirmelerine imkan sağlandığını bildiren Akar, "Vatandaşlarımızın eğitim  durumları ile mesleki meşguliyetlerini dikkate alarak, herkesin en uygun zamanda  askerlik görevini yapmasını sağlayacak şekilde, askerlik süresinin kısaltılması  dahil, yeni askerlik sistemi üzerindeki çalışmalar da ilgili bakanlık ve  kurumlarla yoğun bir şekilde devam etmektedir." ifadesini kullandı.

Milli Savunma Üniversitesinde, misafir askeri öğrenciler dahil toplam  11 bin 406 personelin eğitim ve öğrenim gördüğünü belirten Akar, sorumlu diğer  bakanlık ve kurumların yanı sıra Milli Savunma Bakanlığının da şehit yakınlarına  ve kahraman gazilere, üzerine düşen her türlü desteği hassasiyetle ve heyecanla  sağlandığını belirtti.

Akar, "Azami yerlilik ve millilik kriterleri esas alınarak ordunun  modernizasyonunun sağlanmasına, ihtiyaç duyduğu diğer mal ve hizmetlerin daha  süratli, kaliteli, güvenli ve maliyet etkin şekilde tedarik edilmesine yönelik  her türlü çalışma yapılmakta, her türlü tedbir alınmaktadır. Savunma sanayii  atılımları çerçevesinde, yüzde 65 olan yerlilik ve millilik oranı her geçen gün  artmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Ülke ve milletin güvenliğinin sağlanmasının, her an harbe hazır,  etkin, caydırıcı ve saygın bir orduyla mümkün olduğunu vurgulayan Akar, şunları  kaydetti:

"2019 yılı bütçe teklifi hazırlanırken mali disiplinin sağlanması  sürecine katkıda bulunulması da göz önünde bulundurulmuştur. Bu bilinçle  hazırlanan, Milli Savunma Bakanlığı 2019 Yılı Bütçe Teklifi, 46 milyar 462 milyon  303 bin TL olarak huzurlarınıza getirilmiş bulunmaktadır. Milli Savunma Bakanlığı  2019 yılı bütçe teklifi; Türk Silahlı Kuvvetlerine verilen görevlerin etkinlikle  yerine getirilmesi, bunu sağlayacak kuvvet yapısının oluşturulması, çağın  gereklerine göre modernize edilmesi ve harbe hazırlık seviyesi ile muharebe  gücünün yükseltilmesi amacıyla hazırlanmıştır."

 




Bu haber 208 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Terörsüz Türkiye Hedefi Doğrultusu Yürütülen Süreci Doğru Buluyor musunuz?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI