Anne babaların rollerinin de değiştiğini, bir öğretmen gibi hareket etmek zorunda kaldıklarını dile getiren Selçuk, şunları söyledi: “Sizlere düşen şey elbette bir öğretmen olmak değil. Çocuklar anne babalarını öğretmen rolünde gördüğünde çoğu zaman olumsuz tepki veriyorlar. Anne babanın belki koç, mentor, antrenör gibi olması daha uygun. Antrenör, sporcunun başarılı olması için ortamı hazırlar, düzenler, ihtiyaçları takip eder, gözetir. Aynı şekilde ebeveynlerin de bu iletişimi kurmalarında fayda var. Hiçbir antrenör oyuncusunun yerine maça çıkmaz. Maça oyuncu çıkar, çocuklar da ödevini kendi yapar, dersini kendi çalışır. Anne babaların da desteği ve ‘biz buradayız’ ifadesi gündemdedir.” Geniş bir çemberde çocukların hareket alanını belirledikten sonra onları teşvik etmek, gösterdikleri çabayı her zaman değerli bulmak ve desteklemek gerektiğini belirten Selçuk, “Şunu unutmamak lazım, bir çocuk küçükken ne kadar çok korunursa büyüyünce o kadar zayıf olur. Çocuğun kendi başına ayakta durması, zorluklar, yokluklar görmesi, düşüp kalkması, ağlaması ve zorlanması gerekir ki hayata daha güçlü atılsın” uyarısında bulundu.
Çocukların canlarının sıkılmasına da fırsat verilmesi önerisinde bulunan Selçuk, “Canı sıkılan çocuk arayış içine girer, merakının peşine düşer, fikir üretmeye çalışır, kitap karıştırır. Can sıkıntısından dolayı yüzlerce, binlerce sanat eseri, binlerce bilimsel buluş çıkmıştır” dedi. Çocukların evde sanat ve sporla da uğraşması gerektiğini söyleyen Selçuk, ayrıca “Mutfak hayatı öğrenmenin en kestirme yollarından birisi” önerisinde bulundu.