beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...



Bakan Soylu'dan Kemal Kılıçdaroğlu'na saldırı açıklaması

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, CHP Genel Başkanı Kemal  Kılıçdaroğlu'na şehit cenazesinde saldırıda bulunulmasının ardından CHP  tarafından yapılan "Haber verildi." ve "Bilgilendirildi." şeklindeki açıklamalara  ilişkin, "Muhtarın bilgisi ve haberi olduğunu söylüyor, muhtar açıklama yapıyor  'Haber yok.' diyor. Ailenin bilgisi olduğu söyleniyor, aile açıklama yapıyor,  'Bizim bilgimiz yoktur, artık bizi rahat bıraksın, biz dua etmek istiyoruz.'  diyor. 'Elde sopalar vardı.' diyor, sopalarla ilgili kimsenin bir bilgisi,  görgüsü veya böyle bir değerlendirme yok. İnanın bir yalan rüzgarı ile karşı  karşıyayız. Ben bu yalan rüzgarından yoruldum." dedi.

facebook-paylas
Tarih: 24-04-2019 08:55

Bakan Soylu'dan Kemal Kılıçdaroğlu'na saldırı açıklaması

Soylu, TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un, TBMM'nin açılışının 99. yıl  dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla verdiği  resepsiyonda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

YSK'nın İstanbul seçimlerine ilişkin kararları sorulan Soylu, "YSK'nın  bir kararla birlikte bu itiraza konu olan meselelerin araştırılması ve bunlarla  ilgili yapılacak birtakım değerlendirmelerin önemli olduğunu düşünüyorum. O,  YSK'nın kararı. Araştırmaların sonucu ne çıkacak hep beraber göreceğiz." dedi.

Soylu, İçişleri Bakanlığının bu konuda bir tespitinin olup olmadığına  ilişkin soruya da, "Seçimi YSK yürütüyor." şeklinde yanıt verdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na şehit cenazesinde saldırıda  bulunulmasının ardından CHP tarafından yapılan "Haber verildi." ve  "Bilgilendirildi." şeklindeki açıklamaları da değerlendiren Soylu, şöyle konuştu:

"Bir yalan rüzgarı ile karşı karşıyayız. İnanın ben bu yalan  rüzgarından yoruldum. Muhtarın bilgisi ve haberi olduğunu söylüyor, muhtar  açıklama yapıyor, 'Haber yok.' diyor. Ailenin bilgisi olduğu söyleniyor, aile  açıklama yapıyor, 'Bizim bilgimiz yoktur, artık bizi rahat bıraksın, biz dua  etmek istiyoruz.' diyor. 'Elde sopalar vardı.' diyor, sopalarla ilgili kimsenin  bir bilgisi, görgüsü veya böyle bir değerlendirme yok. İnanın bir yalan rüzgarı  ile karşı karşıyayız. Bir siyasi partinin genel başkanına üst üste bu kadar yalan  söylemek yakışmıyor. Çok üzülüyorum. Bu ayıp bir şeydir. Herkesin bildiği, takip  ettiği, en azından köyde insanların yaşadığı bir meseleyi alıp yolda adım atarken  bir yalanla bütünleştirmek bana sadece üzüntü veriyor."

Soruşturmanın adli ve idari olarak devam ettiğini bildiren Soylu,  "Bizim bulgularımızda şu ana kadar provokasyonu veya dışarıdan gelerek  provokasyonu sağlayan bir tespitimiz söz konusu değildir." dedi. Müfettişler,  istihbarat ekipleri, jandarma, emniyet birimlerinin orada olduğunu ve  çalışmaların sürdüğünü belirten Soylu, şu anda bir provokasyonun söz konusu  olmadığını kaydetti.

"Bunlar istihareye yatılarak öğrenilecek hususlar değil"

Oradaki vatandaşların reaksiyonu sonucu en nihayetinde gelişen müessif  bir hadisenin yaşandığını dile getiren Soylu, şöyle devam etti:

"Burada bunu sürekli tevil etmeye çalışmak, sürekli 'Ben gittiğim  zaman herkese haber verdim...' Emniyete haber vermemiş, Kaymakamlığa haber  vermemiş, Valiliğe haber vermemiş. Emniyetin açıklaması var. Deniyor ki  açıklamada, 'Bizi şu saatte aradılar. Tutanaklarda bunlar. Bu iki saatte de bize  söyledikleri, cenazeyle ilgili yerin bilgisi, şehit ailesinin irtibat bilgileri'.  Biz sorduk, buraya gidecek misiniz? 'Hayır. Belli değil. Gidersek biz size haber  veririz'. Bunlar istihareye yatılarak öğrenilecek hususlar değildir. Hepimiz bu  konularda tecrübe ve bilgi sahibiyiz."

Kendisinin de şehit cenazelerine veya başka cenazelere gittiğinde,  şehit ailelerini ziyaret ettiğinde aileleri rahatsız edecek bir durum söz konusu  olursa imtina ettiğini anlatan Soylu, o aileler taziyeyi kabul etmiyorsa, oraya  gitmeyi doğru bulmadıklarını söyledi.

Kılıçdaroğlu'nun, "Kaymakam o zaman beni niye karşıladı?" şeklinde  açıklamasının olduğunu aktaran Soylu, "Kaymakam, 'Cenaze töreninin olduğu alanda  sayın Milli Savunma Bakanımızı beklerken sayın CHP Genel Başkanı da gelmiş ve o  anda spontane olarak karşılanmıştır.' diyor. Bir unutkanlık var. Unutkanlıkla  ilgili bir durum söz konusu. Bu benim meselem değil. Veya çok net bir şekilde bir  yalan rüzgarıyla karşı karşıyayız. Olay oldu, bu olay müessif. Herkes  değerlendirme yaptı. Ama bunun üzerinden bir yalanla beraber bunu tahkim etmeye,  kuvvetlendirmeye çalışmak... Ben siyasi hayatta ilk kez üst üste yalanlar  dizisiyle karşı karşıyayım." ifadelerine yer verdi.

Saldırıda sopa, bıçak kullanıldığı iddiası

Saldırıda sopa, bıçak kullanıldığına dair bir tespitlerinin olup  olmadığı sorusuna karşılık Soylu, şöyle konuştu:

"Bir kişi desin ki, 'Burada sopa vardı'. Binlerce tanık var orada.  Binlerce kamu görevlisi var. Diyor ya, 'Kimse yoktu sadece korumalarım vardı...''  Kemal Kılıçdaroğlu'nun etrafında o anda sadece 41 koruma görevlisi var. Kendi  koruma görevlisi sayısı 18'dir; tek tek fotoğraflı, isimleri belli. Bütün bunları  ortaya koymak, bütün bunları değerlendirmek ne anlama geliyor hala anlamış  değilim. Biz, Doğu ve Güneydoğu'yu muhafaza ediyoruz, orada terörle mücadele  ediyoruz. Türkiye'nin şehirlerinde terörle mücadele ettik. Bir cenazede sayın  Kılıçdaroğlu'nu mu muhafaza edemeyeceğiz ve koruyamayacağız? Haber verse oradan  nasıl gelmişse o şekilde oradan çıkar. Bana sorsa ben gitmemesinin daha doğru  olabileceğini çok net bir şekilde söylerim. Çünkü ortamı takip ediyorum. Bizim  meselemiz biraz da psikolojik iklimi takip etmek ve tedbir almaktır. Sadece  güvenlik tedbiri almak değildir."

Kılıçdaroğlu'nu, geçmiş bir zamanda benzer bir veya iki konuda CHP  Ankara Milletvekili Tekin Bingöl ya da Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu  üzerinden, 'Buraya gitmese çok daha doğru olur.' şeklinde yönlendirmesinin  olduğunu belirten Soylu, onların da buna uyduğunu söyledi.

Soylu, meselenin sadece bir güvenlik ekibi meselesi olmadığını,  meselenin bir "iklim meselesi" olduğunu kaydetti.

"İçişleri Bakanı olarak o gün de uyarımı ortaya koydum"

"Şehit cenazelerinde CHP'liler protokole alınmasın." şeklinde  kendisinin açıklamasının olduğunun hatırlatılması ve "Bu iklimin yaratılmasında  bir sorumluluk hissediyor musunuz?" sorusunun yöneltilmesi üzerine Soylu, şu  ifadelere yer verdi:

"Niye sorumluluk hissedeyim ki? Ben İçişleri Bakanı olarak o gün de  uyarımı ortaya koydum. Bu olaylar meydana gelmesin diye. Ben o olayları  anlatırken, orayı bir dinlerseniz şunu söyledim, 'PKK'nın siyasi kolu HDP'nin 24  Haziran'da Meclise girmesinin nedeni CHP'dir. CHP'liler, 24 Haziran seçimlerinde,  'Bir oy HDP'ye, bir oy CHP'ye.' diye HDP'nin Meclise girmesi konusunda bir  şekilde katkı koydular. Burada bir destek verdiler. Seçimlerin akabinde dedim ki  'Eğer bir şehit cenazesi olursa Allah muhafaza, birtakım olaylardan endişe  ederim. Çünkü bu millet, PKK'nın siyasi kolu HDP'nin, CHP tarafından Meclise  sokulmasını orada bir reaksiyon  olarak ortaya koyabilir. Ben de valilerimize,  CHP il başkanlarının protokole alınmaması konusunu -cenazeye gelmemesi değil-  söyledim. Bu bir tedbirdi. İki ay önce gazeteciler bana bunu hatırlatıp, 'Şimdi  ne diyorsunuz?' dediler, 'Şimdi bu tehlike geçti, isteyen istediği cenazeye  gitsin.' dedim. Eğer bir fikritakip olursa, benim söylediğim çok net bir şekilde  anlaşılır. Ben bir tedbir ortaya koydum ve bu tedbirin ne kadar doğru bir tedbir  olduğu, Çubuk'ta karşı karşıya kalınan süreçte çok net bir şekilde anlaşılmıştır.  Ama isteyen istediği şekilde bunu değerlendirir, yorumlar."

CHP'li yetkililerin, olaya ilişkin 30'dan fazla kişi tespit edildiği  şeklinde açıklamalarının olduğunun aktarılması üzerine Soylu, soruşturmanın devam  ettiğine dikkati çekti. Soylu, "Orada olan olaylarla ilgili hukuksal boyutunu  değerlendirecek olan Cumhuriyet Savcılığıdır. Ben hukukçu değilim, avukat da  değilim. Benim meselem görevli olduğum İçişleri Bakanlığı dolayısıyla meselenin  idari boyutunu tetkik etmek ve Cumhuriyet Savcılığının kolluk kuvvetlerinden  istediği gerekli hazırlıkları yaparak Cumhuriyet Savcılığına götürmektir.  Arkadaşlar hem hakim hem yargıç hem polis hem müşteki hem karar verici. Yani  benim bunların hepsi olabilecek bir takatim ve gücüm yok." dedi.

"Ülkedeki iklim yalan söylemeyerek değişir"

Süleyman Soylu, ülkedeki iklimin nasıl değişeceği sorusuna da şu  yanıtı verdi:

"Yalan söylemeyerek değişir. Terör örgütleriyle aralarına mesafe  koyarak değişir. Bu kadar açık ve net. Dünyanın hangi demokrasisinde terör  örgütleriyle bir mesafe konulan siyaset yapılabiliyor? O zaman görmeyelim.  PKK'nın siyasi kolu olduğunu görmeyelim. Dikkat edin HDP, sayın Kılıçdaroğlu'na  geçmiş olsun ziyaretine gitti, siz onun bu dört şehitle alakalı bir  değerlendirmesini, bir üzüntüsünü hiç duydunuz mu? Bunu burada değerlendirirken  işin tamamına bakmak lazım."

  




Bu haber 304 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Terörsüz Türkiye Hedefi Doğrultusu Yürütülen Süreci Doğru Buluyor musunuz?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI