beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...



Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bekleme kararı aldık

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fırat'ın doğusuna operasyona ilişkin, "Sayın Trump'la yaptığımız telefon görüşmesi, Amerikan tarafından yapılan açıklamalar, bizi bir müddet daha beklemeye yöneltti, tabi bu ucu açık bir bekleme süreci değildir" dedi. TİM Başkanı İsmail Gülle, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a annesi Tenzile Erdoğan ile resmedildiği bir tablo hediye etti.

facebook-paylas
Tarih: 22-12-2018 09:14

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bekleme kararı aldık

Türkiye'nin 500 Büyük Hizmet  İhracatçısı Ödül Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ödüle layık görülen firmaların her  birini ayrı ayrı tebrik ettiğini söyledi.

Erdoğan, 17 ayrı kategoride ödüle layık görülen firmalardan ilk üçe  girenlerine ödüllerinin verildiğini hatırlatarak, "Biz de az sonra ilk 10 hizmet  ihracatçısı ile hizmet ihracatı özel ödülüne layık görülen İstanbul  Havalimanımızın işletmecisi 5 firmamıza ödüllerini takdim edeceğiz.  Çalışmalarıyla, gayretleriyle ülkemize yaptıkları katkıyla her türlü takdiri,  teşekkürü, ödülü hak eden firmalarımıza şahsım ve milletimiz adına şükranlarımı  ifade ediyorum." diye konuştu.

İLK 10 FİRMANIN İSİMLERİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk 500'e giren firmaların 2017 cirolarının 93  milyar dolar, hizmet ihracatçılarının ise 23 milyar dolar düzeyinde olduğunu  gördüklerini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bir başka ifadeyle sadece bu ilk 500 kuruluşumuz, toplam hizmet  ihracatımızın yarısından fazlasını gerçekleştirmiştir. Biraz sonra ödüllerini  vereceğimiz ilk 10 firmanın isimlerini tüm milletimize mal olması bakımından  buradan tekrarlamak istiyorum. Türk Hava Yolları, Güneş Ekspres Taşımacılık,  Pegasus Hava Taşımacılığı, Ekol Lojistik, Gap Dış Ticaret, Rönesans Holding,  Netlog Lojistik, Odeon Turizm, Atlas Jet ile onur ödülü alan Cengiz İnşaat, Mapa  İnşaat, Limak İnşaat, Kolin İnşaat ve Kalyon İnşaat. Gerek bu 15 firmamızın,  gerekse 500 listesindeki diğer tüm firmalarımızın sahiplerinden çalışanlarına kadar tüm mensuplarına şükranlarımı sunuyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışındaki sancaktarları olarak gördükleri ihracatçı firmalara bundan sonraki çalışmalarında da başarılar diledi.

Türkiye'nin bugünlere kolay gelmediğini anlatan Erdoğan, "Dünyaya  baktığımızda az gelişmiş yahut gelişmekte olan ülkelerin kimi ortak özellikleri  olduğunu görüyoruz. En önemlisi de bu ülkelerin benzer aşamalardan geçmiş  olmalarıdır. Bu aşamalardan birincisi atılım süreci yani hamle dönemidir. Her  ülkenin böyle denemeleri vardır. Bu süreci devam ettiremeyen ülkeler için  yavaşlama devamında da duraklama dönemi kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu kısır döngü  kırılamadığı takdirde gerileme sürecine adım atılmış olur. Gerileme sürecine  giren ülke siyasi istikrarsızlıkla birlikte iyice dibe çöker" ifadelerini  kullandı.

Türkiye'nin bu dönemlerin hepsini yaşadığını dile getiren Erdoğan,  "Cumhuriyetimizin kuruluşunda sanayiden tarıma kadar her alanda ümit verici  adımlar atılmış ama tek parti yönetimi zamanla bunların hepsini de akamete  uğratmıştır. " dedi.

Erdoğan, özellikle 2. Dünya Savaşı'nın hemen öncesinde ve sonrasında  gözle görülür bir içe kapanma ve gerileme döneminin yaşandığına dikkati çekerek,  milletin baskısı ve zorlamasıyla demokrasiye geçildikten sonra yeniden bir  yükseliş ve yatırım hamlesi başladığını söyledi.

"IMF İLE HERHANGİ BİR İLİŞKİMİZ KALMADI"

Şehit Başbakan Adnan Menderes'in gayretleriyle başlayan bu dönemde  özellikle 1970'li yılların kaos ortamıyla birlikte etkisini kaybettiğini dile  getiren Erdoğan şöyle devam etti:

"Merhum Özal'ın 1980'lerde isabetli bir şekilde uygulamaya koyduğu  Türkiye'yi dünyaya açma politikası da 1990'ların koalisyon ve cunta karmaşasında  aynı akıbete uğramıştır. Hükümete geldiğimizde istikrarsızlıktan bunalmış,  geleceğine ışık tutacak her adımı hasretle bekleyen bir ülke manzarasıyla  karşılaştık. Tesis ettiğimiz ve adeta gözümüz gibi koruduğumuz istikrar ve güven  ortamı sayesinde Türkiye adeta küllerinden yeniden doğmuştur. Bizim yaptığımız  iş, milletimizin demokraside ve ekonomide hayal ettiği Türkiye fotoğrafını doğru  okumaktan ibarettir. Ülkemizin ve milletimizin potansiyeline, gücüne, azmine  inandık ve hamdolsun başardık. Önce kendi aklımıza ve kendi kaynaklarımıza  yöneldik. Dışarıdan dayatılan formülleri de bedeli kurşun gibi ağır olan  borçlanma yöntemlerini de bir kenara bıraktık, hepsinden önce IMF anlaşmaları  bunlardan sadece biridir. 23.5 milyar dolar  IMF'ye borçla devraldık. Nereden?  İşte CHP'si şusu busu onlardan aldık ve 2013 yılında IMF'ye olan bu borcu  sıfırladık şu anda bizim IMF ile bu noktada herhangi bir ilişkimiz kalmadı, bitti  o dönem. Biz ülkemize güvendik, güvendikçe milletimize ram oldukça başarıların  yağmur olup Türkiye'nin üzerine yağdığını gördük."

Önlerine çıkartılmaya çalışılan ve geçmişte hep neticeler veren  engellerin, Türkiye büyüdükçe küçük birer tümseğe dönüştüğünü anlatan Erdoğan,  vesayetten, darbe girişimine, ekonomik ve silahlı teröre kadar her türlü  imtihanı, sınamayı milletle yürek yüreğe, kol kola vererek aştıklarını vurguladı.  Erdoğan, Türkiye'nin kendine güvendikçe  özellikle de iş dünyasının önünü açtıkça  bölgesinde ve dünyada itibarı artan bir ülke haline geldiğini ifade etti.

"EKİM AYINDA 7 BİN 160 YENİ ŞİRKET FLİYETE GEÇTİ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş adamı için sözün önemli, ancak rakamın daha  da önemli olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Bunun için söylediklerimizi esasında sizlerin de yakından bildiğine,  takip ettiğine inandığım rakamlarla desteklemek istiyorum. Mesela  geçtiğimiz 16  yılda Türkiye ortalama yüzde 5,7 büyüdü. Ülkemize gelen uluslararası yatırımların  tutarı 201 milyar doları geçti. Ülke milli gelirimiz 850 milyar doları aştı. Kişi  başına düşen milli gelirimiz 11 bin doları buldu. Bugün satın alma paritesine  göre dünyanın 13. büyük ekonomisi haline gelmiş durumdayız. Geçtiğimiz aylarda  yaşanan kur, faiz enflasyon, merkezli dalgalanmayı birileri milletimizin moralini  bozma, umudunu kırma vesilesine dönüştürmeye çalışıyor. Halbuki sadece ekim  ayında açılan ve kapanan şirket sayısına baktığımızda önceki yıllardan çok daha  olumlu bir orana ulaştığını görüyoruz. Tabii bunu özellikle birilerinin  dinlemesini lazım. Ekim ayında 7 bin 160 yeni şirket faaliyete geçerken bin 235  şirket de faaliyetini sonlandırmıştır. Tablo budur. İhracat rakamları zaten sizin  işiniz. Gelişmeler 2018 sonu itibarıyla yıllık 170 milyar dolarlık ihracat  hedefine ulaşılacağını gösteriyor. Buraya nereden geldik? 36 milyar dolardan  geldik. 36 milyar dolar nere 170 milyar dolar nere...Oradan buraya geldik. Tabii  bu gerçeği görmek istemeyenler yok mu? Var. Göz var ama görmüyor, dil var ama  hakikati konuşmuyor."

"ÇIKTIĞIMIZ ZİRVEYİ YAKALAMAK VE ONU AŞMAK ZORUNDAYIZ"

Erdoğan,  cari işlemler dengesinde ciddi  bir iyileşmenin dikkat çektiğini söyledi. 2002'deki 36 milyar dolarlık ihracata bakıldığında bu seviyenin çok  önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, önlerinde 500 milyar dolarlık ihracat hedefi  olduğunun unutulmaması gerektiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun aktörlerini karşısında gördüğünü ifade  ederek, "Sizleri alkışlıyorum. Buradan 174 ayrı ülkeye ihracat gerçekleştiren 36  bin 630  firmamızın her birini gerek şahsım gerek milletim adına tekrar tekrar  tebrik ediyorum." diye konuştu.

Turizmde 15 Temmuz darbe girişimiyle ortaya çıkan sıkıntının  aşıldığını ve turist sayısı bakımından tarihi bir rekora imza atılan bir sezonun  geride bırakıldığını ifade eden Erdoğan, Merkez Bankası rezervlerinin kur  dalgalanması döneminde doğal olarak gerilediğini, Merkez Bankası'ndaki rezervin  yaklaşık 136  milyar dolara kadar çıktığını, şimdi ise yeniden 92 milyar dolara  ulaşıldığını, her geçen gün daha da yükseldiğini vurguladı.

Erdoğan, "Ancak çıktığımız zirveyi yakalamak ve onu aşmak zorundayız.  Bunu da başaracağız. Ben buna inanıyorum." dedi.

"BİREYSEL KREDİLERDE İYİ DURUMDAYIZ"

Bankacılıkta belki de dünyanın en sağlıklı yapısıyla çalışan  sistemlerden birine sahip olunduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Milli gelirimizin yüzde 9'u olan kamu borç stokumuzun  sürdürülebilirliği konusunda mali piyasalardan en küçük bir tereddüt bulunmuyor.  Aynı şekilde zaman zaman yanlış iddialarla istismar edilen bireysel krediler  konusunda da ülke olarak biz gayet iyi durumdayız. Dünya ortalaması yüzde 59,  gelişmiş ülkelerde yüzde 73, gelişmekte olan ülkelerde yüz 39 olan hane halkı  borcunun milli gelire oranı Türkiye'de ne biliyor musunuz? Yüzde 16. Bu rakamları  çoğaltmak mümkün. Türkiye böyle bir konumda. Özetle söylemek istediğim Türkiye  demokrasisiyle, ekonomisiyle, güvenliğiyle hedeflerine doğru kararlılıkla  yürümeye devam etmektedir. İş dünyamızdan talebimiz, fırsatçılara göre değil  önümüzdeki aydınlık geleceğe doğru pozisyonumuzu almamız gerekir. Buna göre de  girişimde bulunmamız gerekir. Büyük ve güçlü Türkiye'yi sizlerle birlikte inşa  edeceğiz. Cumhurbaşkanı olarak üretim, teknoloji, istihdam, ihracat, katma değer  yolunda atacağımız her adımda yanınızda olduğumu özellikle bilmenizi isterim."

"TAVRIMIZ KESİN"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülke sınırları içinde huzurla, güvenle ve  şevkle çalışabilme şartlarından birinin de ülkeyle birlikte bölgenin istikrarı  olduğunu söyledi.

Toplantıya katılanlardan Türkiye'nin Suriye ve Irak başta olmak üzere  bölgesinde ve dünyada izlediği politikaları bu açıdan değerlendirmelerini  istediğini belirten Erdoğan, "Şimdi birileri çıkar, 'İşte dış politikada  yönetimin, iktidarın hali ortada.' Şu anda Türkiye'nin yönetimi, Türkiye'nin  iktidarı dış politikada destan yazmaktadır, destan. Bunu dünyanın devleriyle  birlikte yazmaktadır. Hem diplomatik anlamda hem askeri anlamda hem de  sınırlarımızın güvenliği anlamında bunu başarmış olan bir Türkiye var.  Hazmedemeyenler yok mu? Var. Bunlar da dışarıda olmaktan çok içeride. Bunlar  hazımsız. Bunları aslında gastroenterologlara göstermek lazım. Bizim kimsenin  toprağında, hakkında, hukukunda, ekmeğinde gözümüz yoktur. Bizim Suriye'nin  topraklarında gözümüz yok ama Suriye'den bize gelecek terör saldırılarına karşı  tavrımız kesindir. Asla orada bir taviz olamaz." diye konuştu.

Dün görüştüğü İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'ye de aynı şeyleri  söylediğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bizim derdimiz şu; Suriye'nin topraklarında asla gözümüz yok. Ancak  güvenlik noktasında sorunlarımızdan taviz veremeyiz. Bölgenin güvenliği bizim  için esastır. Gerek Rusya, gerek İran'la birlikte bölgede attığımız adımların  hedefi nedir? Güvenliği tesis etmektir. Tam tersine kendimizle birlikte, tüm  dostlarımızın, kardeşlerimizin, müttefiklerin istiklalini ve istikbalini  güvenceye kavuşturmanın biz çabası içerisindeyiz. Şu gerçeği hepinizin teslim  edeceğine inanıyorum. Avrupa'nın, Balkanlar'ın, Akdeniz'in istikrarsızlığı bizi  yakından ilgilendirir ve olumsuz etkiler. Aynı şekilde Suriye'nin, Irak'ın,  Kafkasya'nın, Karadeniz'in yaşadığı sıkıntılar da derhal bize yansır. Ülkemizin  sınır komşuları başta olmak üzere bölgesindeki her gelişmeyi yakından takip  etmesinin, gerektiğinde müdahil olmasının sebebi işte budur."

"SURİYE KRİZİNİN ÇÖZÜLMESİ İÇİN UZUN SÜRE BEKLEDİK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlar içerisindeki Irak ve Suriye meselesinin  çok daha can yakıcı mahiyette olduğunu dile getirerek, bilhassa Suriye'de devam  eden hadiselerin hem insani hem de güvenlik boyutuyla Türkiye'yle doğrudan  ilişkili olduğunu kaydetti.

Suriye krizinin uluslararası toplumun nezaretinde çözülmesi için uzun  süre beklediklerini belirten Erdoğan, her türlü gayreti ve katkıyı da ortaya  koyduklarını ancak bu süreçte Suriye meselesinin, çözülmediği gibi tam tersine  sınırları ve vatandaşları doğrudan tehdit eden bir boyuta ulaştığın anlattı.

"Samimi olan Arabı Kürdü Türkmeni hepsi ne diyorlar, 'Türkiye gelsin'  Niçin? Çünkü Türkiye'ye inanıyorlar, Türkiye'ye güveniyorlar." diyen Erdoğan,  şunları söyledi:

"Cerablus'ta bu oldu. Afrin'de bu oldu. Sincar'da bu oldu. Bundan  sonraki dönemde de eğer bu tür şeyler olursa, bakınız adım atmaktan çekinmeyiz  ama Sayın Trump'la da yaptığımız görüşme neticesinde bize şunu söyledi; 'Buradan  siz DEAŞ'ı temizler misiniz?' Biz temizledik, bundan sonra da temizleriz. Yeter  ki sizler lojistik anlamda bizlere gerekli desteği verin ve çekilmeye başladılar  mı, başladılar. Şimdi hedef bu diplomatik ilişkilerimizi sağlıklı bir şekilde  sürdürmek, nasıl ki Cerablus'ta 3 bin DEAŞ'lıyı etkisiz hale getirdiysek, bundan  sonra da yine bu terör gruplarını PKK, PYD, YPG hepsini etkisiz hale  getirebilecek kabiliyete sahip bir Özgür Suriye Ordusuna ve Mehmetçiklere  sahibiz. Bunu herkesin bilmesi lazım. Bunun için Suriye topraklarını huzura  kavuşturma işini bizzat üstlenmek mecburiyetinde kaldık. Ülkemizde yaşayan  yaklaşık 4 milyon Suriyelinin evlerine dönebilmesinin de hala Suriye toprakları  içinde yaşayan ve her biriyle kadim kardeşlik bağları bulunduğu insanların  kendilerini güvende hissetmelerinin de başka çaresi kalmamıştır."

"OLDUKÇA GEÇ VE GÜÇ OLDU AMA OLDU"

Erdoğan, Rusya Federasyonu ile tesis  edilen yakın iş birliği ve gerçekleştirilen başarılı operasyonların, Fırat'ın  batısındaki bölgelerin nispi bir istikrara kavuşmasını sağladığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Fakat Fırat'ın doğusunda tüm ikazlarımıza rağmen kurulmaya çalışılan terör koridoru, bizi her türlü riski göze almamızı  gerektiren bir noktaya getirdi." diyerek, şunları kaydetti:

"Suriye krizinin başından beri Amerika ile yürüttüğümüz diplomasi  trafiği sonuçları itibarıyla maalesef istediğimiz bir noktaya gelmemişti ama  şimdi o da arzu edilen seviyeye geldi ve geliyor. Özellikle Obama döneminde  yaşanan bu sorunlar, Trump döneminde kötü bir miras olarak Trump'a kaldı, tabii  bu yeni bir düzenlemeye geçilmesinde zaman kaybettirdi. Yüz yüze veya telefonla  yaptığımız görüşmelerde kişisel olarak Sayın Trump ile Suriye meselesinde pek çok  noktada aynı düşündüğümüzü, aynı kanaatleri paylaştığımızı son telefon görüşmemde  de gördüm. Ancak bu görüş ve anlayış birliğinin sahaya yansıması oldukça geç ve  güç oldu ama oldu. Nihayet geçtiğimiz günlerde bu konuda şu ana kadarki en açık  ve ümit verici sözleri Amerikan yönetiminden duymayı başardık. Atalarımız sütten  ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yermiş der. Biz de geçmişteki kötü tecrübelerimiz  sebebiyle bu sözleri memnuniyetle ve bir o kadar da ihtiyatla karşılıyoruz.

Aslında geçtiğimiz hafta Fırat'ın doğusuna operasyon kararı almış,  bunu kamuoyuna ilan da etmiştik. Gerek Sayın Trump ile yaptığımız telefon  görüşmesi, gerek diploması ve güvenlik birimlerimizin temasları, gerekse Amerikan  tarafından yapılan açıklamalar bizi bir müddet daha beklemeye yöneltti. Tabii bu  ucu açık bir bekleme süreci değildir. Bu arada biz de Sayın Trump ile yaptığımız  görüşme çerçevesinde buna binaen Suriye'de halen varlığını sürdürdüğü söylenen  DEAŞ unsurlarını etkisiz hale getirmeye yönelik operasyon planlarımız üzerinde  çalışıyoruz, çalışacağız. Bir başka ifadeyle önümüzdeki aylarda Suriye sahasında,  hem PKK, PYD unsurlarını hem de DEAŞ kalıntılarını ortadan kaldıracak bir harekat  tarzı izleyeceğiz, bunun bilinmesi lazım. Terör örgütlerine karşı en başından  beri ilkeli bir tutum içinde olan Türkiye'ye zaten başka türlü davranmak da  yakışmaz."

SURİYE'NİN YENİDEN İNŞASI

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Suriye kaynaklı terör  tehditlerini ortadan kaldırdığımızda ülkemiz için her bakımdan çok önemli olan bu  büyük coğrafyanın yeniden imar ve inşası aşamasına geçebiliriz." diyerek, şöyle  devam etti:

"Esasen geçmişte bu meseleyi de çeşitli ülkelerle görüşmüş, konuşmuş,  hatta finasmana yönelik birtakım sözler almıştık. Ancak maalesef bu sözler  tutulmadı. Yeni dönemde ülkemizdeki ve diğer ülkelerdeki Suriyelilerin kendi  vatanlarında iskanı için gereken imar, inşa ve ihya çalışmalarını süratle hayata  geçirmemiz gerekiyor. Suriye'nin yıkımını engellemekte başarılı olamayan  uluslararası toplumun en azından bu sürece işe yarar katkılar sağlamasını  bekliyoruz. Gerek bölge ülkeleriyle, gerek Avrupa Birliği ile gerek Birleşmiş  Milletler ve diğer ilgili uluslararası kuruluşlarla bu meseleyi konuşuyoruz,  konuşacak, görüşecek ve en kısa sürede kolları sıvayıp, işe başlayacağız. Şu anda  kontrolümüz altında olan bölgelerde, bu işi kendi imkanlarımızla zaten yaptık,  yapıyoruz. Burada elde ettiğimiz tecrübeleri Suriye'nin tamamına teşmil  edebiliriz, yeter ki ülkemize gereken destek verilsin."

"BUGÜNE KADAR NE YAPTILARSA BAŞARAMADILAR"

Türkiye'nin son 16 yılının her alanda başarı hikayeleriyle dolu bir  şekilde geçtiğini, bilhassa son 5-6 yılda maruz kalınan saldırıların bu  yükselişin önünü kesme çabalarının bir ürünü olduğunu vurgulayan Erdoğan,  konuşmasını şöyle tamamladı:

"Bugüne kadar ne yaptılarsa başaramadılar. Tam tersine ülke ve millet  olarak girdiğimiz her mücadeleden güçlenerek çıktık. Bugün Türkiye'ye diz  çöktürmek düne göre katbekat daha da zorlaşmıştır. Milletimiz oynanan oyunları  görmüş, sahnelenen senaryoları çözmüştür. Artık geleceğimize daha güvenle  bakabileceğimiz bir siyasi ve sosyal iklime kavuştuk. Ekonomimizi bu güzel  zeminde büyüterek 2023 hedeflerimize ulaşacağız. Milletimizin tüm kesimleri gibi  iş dünyamız da her mücadelemizde yanımızdaydı. Hamdolsun bugün de esnafından en  büyük ihracatçısına kadar, iş dünyamızın tamamını yine yanımızda görmekten  memnuniyet duyuyoruz. Sizlerin her birini yol ve kader arkadaşım olarak  görüyorum. Bu güzel ülkemizi, Türkiye'mizi hep beraber yücelteceğiz,  yükselteceğiz ve muhasır medeniyetler seviyesinin üstüne beraber çıkaracağız.  Rabbim yolumuzu ve bahtımızı açık etsin."

NOTLAR

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, konuşmasının ardından ilk 10 hizmet  ihracatçısı firma ile hizmet ihracatı özel ödülüne layık görülen İstanbul  Havalimanı'nın işletmecisi 5 firmaya ödüllerini verdi. Erdoğan, ödül alan firma  temsilcileri ile toplu fotoğraf da çektirdi.

TİM Başkanı İsmail Gülle, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Erdoğan ile annesi  Tenzile Erdoğan'ın ressam İsmail Acar tarafından resmedildiği bir tablo hediye  etti.

Törene, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Hazine ve Maliye Bakanı Berat  Albayrak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Kültür ve Turizm Bakanı  Mehmet Nuri Ersoy, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk,  Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul  Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt  Uysal ve ihracatçılar katıldı.




Kaynak: www.milliyet.com

Bu haber 176 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Terörsüz Türkiye Hedefi Doğrultusu Yürütülen Süreci Doğru Buluyor musunuz?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI