ABD merkezi tıp dergisi The Lancet’te yayımlanan araştırmaya göre, 195 ülke “bebek iflası” ile karşı karşıya. Araştırmaya göre, 1950’de 4.7 olan doğurganlık hızı 2017’de 2.4’e geriledi. Toplam doğurganlık hızı, bir kadının yaşamı boyunca dünyaya getirdiği ortalama çocuk sayısı anlamına geliyor. Dünya nüfusununsa 1950’den bu yana 3 kat arttığını, 2.6 milyardan 7.6 milyara çıktığını da belirledi. Toplam doğurganlık hızındaki düşüş, dünya ülkelerinin yaklaşık yarısında, mevcut nüfusu sürdürebilecek oranda çocuk doğmadığı anlamına geliyor. Bu, birçok toplumda torundan çok anneanne ve dedenin olacağı anlamına geliyor.
Gelişmiş ülkeler ilk sırada
Araştırmayı BBC’ye değerlendiren, Washington Üniversitesi Sağlık Değerleri ve Gelişimi Enstitüsü’nden Prof. Dr. Christopher Murray, “Eğer başka hiçbir şey olmazsa, bu ülkelerdeki nüfus azalacak. Bu, dikkat çekici bir değişim” diyor. Murray, sonuçların kendisi açısından dahi “sürpriz” olduğunu belirtiyor.
Araştırmaya göre ekonomik olarak gelişmiş ülkelerde toplam doğurganlık hızı daha düşük. Birçok Avrupa ülkesi, ABD, Güney Kore ve Avustralya bu ülkeler arasında.
Düşüşle ilgili üç temel neden açıklanıyor: “Çocuk ölümlerinin azalmasıyla kadınların daha az çocuk sahibi olması, gebelikten korunmanın yaygınlaşması, daha fazla kadının eğitim ve iş yaşamına katılımı.”
Türkiye de listede
Türkiye’de de toplam doğurganlık hızı, yenilenme düzeyinin altında bulunuyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerde, 2017’deki toplam doğurganlık hızının 2.07 olduğunu açıklamıştı. TÜİK’in verilerine göre bu oran 2016’da 2.11; 2015’te ise 2.15 seviyesindeydi. Geçen yıl en yüksek toplam doğurganlık hızı 4.29 çocukla Şanlıurfa’da görüldü. Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1.31 çocukla Gümüşhane oldu. Bu ili 1.45 çocukla Bartın, 1,46 çocukla Edirne, 1.48 çocukla Zonguldak takip etti.