beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...



Devlet Bahçeli: Trump ölçüyü çoktan kaçırmıştır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İstanbul  Türkiye'dir, bir dünya markasıdır, tarihin methiyesidir, Türk ve İslam'ın  şerefidir. PKK'yla FETÖ'yle emperyalizmin taşeronlarıyla zulme bekçilik yapan iş  birlikçilerle aynı hizada olmaktan, aynı kümenin içinde bir araya gelmekten  rahatsızlık duymayanlara İstanbul bırakılamaz, emanet edilemez. Fethin 566 yıllık  emaneti olan İstanbul zelil ve zillet hesaplarla öğütülemez. Buna müsamaha gösterilemez. İstanbullu kardeşlerim bu oyuna gelemez, umudum odur ki  gelmeyeceklerdir." dedi.

facebook-paylas
Tarih: 17-06-2019 10:24

Devlet Bahçeli: Trump ölçüyü çoktan kaçırmıştır

Bakırköy'de bir otelde düzenlenen programda, sivil toplum kuruluşları,  meslek odaları ve iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelen Bahçeli, pek çok  engellemeye rağmen, Türkiye'nin kalıplarından taştığını, istikrarlı ve iradeli  şekilde ilerlediğini söyledi.

Bahçeli, karmaşıklaşan, kaotik bir görüntü çizen, aynı zamanda  geleneksel ilişki ve ittifak anlayışlarının aşınıp erimeye başladığı bir dünya  tablosuyla karşı karşıya olunduğunu ifade etti.

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra tesis ve temin edilen uluslararası  düzenin her anlamda iniş halinde olduğunu dile getiren Bahçeli, Türkiye'nin  kendisine biçilen rolü sorgulayıp bağımsız ve bağlantısız kararlar aldıkça yeni  sorunlara zincirleme muhatap kaldığını, vesayetçi baskıların, siyasi ve ekonomik  dayatmaların bir nedeninin, belki de en önemlisinin bu olduğunu söyledi.

Bahçeli, bozulan ve bunalan dünya sisteminin kalıcı ve yeni bir denge  arayışında olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin her anlamda buna hazır olması, yeni  hükümet sistemine uygun şekilde reformlarını planlayarak 2023'e kadar hayata  geçirmenin yollarını araması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin önünü kesmek, tarihsel yörüngesinden koparmak maksadıyla  2008'den itibaren şiddetli bir operasyon sürecinin adım adım icra edildiğini  belirten Bahçeli, Türkiye'yi emperyalist zehirle etkisiz hale getirmek  isteyenlerin kural, insaf, vicdan tanımadığını, terörizmin, Türkiye'nin aleyhine  kullanılan en kanlı ve zalim koz olarak değerlendirildiğini aktardı.

Bahçeli, Türkiye'yi teslim almayı hedefleyen odakların, hem masa  başında hem de maşaları vasıtasıyla hesaplaşmak için adı konulmamış bir savaşın  fitilini tutuşturduğunu dile getirerek, son 10 yıl içerisinde yaşanan olayları  hatırlattı.

"Dev uyanmakla kalmamış zulmün bekçilerine meydan okumaya  başlamıştır"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yeni bir dünya düzeninin sancılarla  kurulurken Türkiye'nin oyun dışı bırakılmasının, tesirsiz hale getirilmesinin,  edilgen, pasif ve kendi iç sorunlarına gömülmesinin amaçlandığını vurgulayarak,  "Başkalarının ağzına bakma dönemi geride kalmıştır. Sallanan parmaklara  tepkisizlik bitmiş ve sonlanmıştır. Dev uyanmakla kalmamış zulmün bekçilerine,  yıkımın elçilerine, bölünmenin piyonlarına meydan okumaya başlamıştır. Bu süreç  zarfında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi başlıca gücümüz ve milli duruşumuzun  kuvvet kaynağıdır. Kuşkusuz, yeni hükümet sistemiyle uyumlu, çatışmayacak,  çelişmeyecek mahalli idareler yönetimi ise beka düzeyinde bir ihtiyaç ve milli  mecburiyettir." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin kendi ayakları üzerinde durabilecek kudrette olduğuna  işaret eden Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye kendi söküğünü dikebilecek yeterliliktedir. En mühimi ise  kendine özgü dünyasını ihya edecek cesarettedir. Geleceğini iş birlikçilikte  görenler, ihanete göz yumanlar, siyasi çıkar uğruna Türkiye muhalifleriyle düşüp  kalkanlar, kozmopolit akımlara selam çakanlar, köksüzlüğün ve kimliksizliğin  akıntısına kapılanlar tümüyle açıktadır, artık deşifre edilmişlerdir. Taraflar  bellidir, bilinmektedir. Kötü niyet sahiplerini saklayacak bir kılıf geldiğimiz  bu aşamada kalmamıştır. Mızrağın çuvala sığmadığı da ortadadır. Dünya zorlu ve  sıkıntılı bir denge arayışındayken eğer haricimizdeki olayları milli bir  perspektiften analiz edemezsek beşeriyetin dalgalı ve çalkantılı seyrini başkent  Ankara vizyonuyla Türkçe bakış marifetiyle kavrayamazsak selin içinde sürüklenen  kütükten farksız bir duruma savrulmamız kaçınılmazdır. Dikkatli, donanımlı,  uyanık olmalıyız. Temkinli, tedbirli, cüretkar olmak zorundayız. Tahriklere,  tertiplere, tuzaklara set çekmeliyiz, duvar örmeliyiz. Çağın şifrelerini çözerek,  milli müktesebatı milli müstahkeme güvenli, inanç, irfan, ülkü birliği içinde ve  kardeşçe taşımaktan başka seçeneğimiz yoktur."

"İstanbullu kardeşlerim bu oyuna gelemez"

Türkiye'nin tarihsel gelişimine işaret eden Bahçeli, "Bardağın dolu  tarafından bakan, yapılanları takdir edecek, yapanları ise tebrik edebilecek  vicdanı bulunan herkes için İstanbul'da yeni bir çığırın, yeni bir çağrının, yeni  bir çağın ayak sesleri çok şükür hissedilmeye başlanmıştır. 96 yılda ulaşılan  aşama hayranlık vericidir. Bunun seriye bağlanması, icraatçı, projeci, iş ve  istihdam yaratıcı, ümitleri kabartıcı hizmet kervanının sürmesi, bunun da marka  ismi olan Sayın Binali Yıldırım'la devamı ve İstanbul'da geleceğe uzanması samimi  temennimdir." dedi.

Bahçeli, bunu anlamayan, fark edemeyen kim varsa kayıp ve zillet  içinde olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Ne Türkiye eski Türkiye, ne de dünya eski dünyadır. Yeni şart ve  durumlara ayak uyduramayanların tarihin çöp sepetine gitmesi mukadder bir  sondur. Bunu görmek, bunu idrak etmek lazımdır. İstanbul kukla ve proje isimlere  teslim edilemeyecek kadar önemli ve öncelikli bir kenttir. Hiçbir şey söylemeden,  hiçbir başarı hikayesi bulunmadan, hiçbir vasfı ve vakarı olmadan İstanbul'un  kaderiyle oynamaya, karanlık bir girdaba çekmeye çalışan siyasi defolara tarihten  ve ecdattan aldığımız ilhamla sonuna kadar direneceğiz. İnşallah İstanbul ehline  emanet edilecektir. Türk devlet felsefesinde, inançlarımızın muhtevasında işin  ehline verilmesi hakikatin tezahürüdür. Dünyanın toz bulutu içinde olduğu bir  dönemde, kabus senaryolarının tedavüle sokulduğu şu günlerde İstanbul'un maceraya  atılması Türkiye'nin mahvına hizmettir. Buna hiçbir İstanbullu kardeşim rıza  göstermemelidir. Yabancıların denetim, kontrol ve gözetiminde kundağa sarılan,  devamlı surette pışpışlanıp gizli gündemlere memur edilen bir şahsa ve  zihniyetine İstanbul'u kurban vermek akıl dışılıktır, istikbal haklarımızdan  vazgeçiştir."

Devlet Bahçeli, Cumhur İttifakı'nın şuurla meseleleri kavradığını,  İstanbul'un, Türkiye'nin ve dünyanın gerçeklerini idrak ettiğini, öncelikleri  tespit ederek bütün güçleriyle geceyi gündüze katarak çalıştığını anlatarak,  şunları kaydetti:

"İstanbul Türkiye'dir, bir dünya markasıdır, tarihin methiyesidir,  Türk ve İslam'ın şerefidir. PKK'yla FETÖ'yle emperyalizmin taşeronlarıyla zulme  bekçilik yapan iş birlikçilerle aynı hizada olmaktan, aynı kümenin içinde bir  araya gelmekten rahatsızlık duymayanlara İstanbul bırakılamaz, emanet  edilemez. Fethin 566 yıllık emaneti olan İstanbul zelil ve zillet hesaplarla  öğütülemez.  Buna müsamaha gösterilemez.  İstanbullu kardeşlerim bu oyuna  gelemez, umudum odur ki gelmeyeceklerdir. Paslı ve yapay zihniyetler, parlak  zekalar karşısında tutunamayacak, tel tel dağılacaklardır. Cumhur İttifakı milli  duruşuyla siyasi zekasıyla adanmış yüreğiyle anıtlaşan vatan sevdasıyla milleti,  bütünüyle bütün güzellikleriyle kucaklayarak İstanbul'a kol kanat gerecektir."

Bahçeli, ABD yönetiminin, pek çok ülkeyle ekonomik gerilim ve siyasi  sorun içinde olduğunu aktararak, "Trump ölçüyü çoktan kaçırmıştır. Dilinin ayarı  bozulduğundan, siyasi dengesi kaybolduğundan dünya için bir güvenlik tehdidi  haline gelmiştir. Katıldığı bir Davos Zirvesi'nde 'Önce Amerika' çıkışıyla  serbest ticaret mantığına, çoklu ittifak ve ilişki ağlarına fikren ve fiilen  hasar vermiştir." diye konuştu.

Dünya üzerinde korumacılık duvarlarının yükseldiğini, küreselleşmenin  yargılandığını, tasfiye işlemlerinin hızla sürdüğünü, dünyanın güvensizliğe  teslim edildiğini, Orta Doğu'dan sonra yeni güç mücadelesinin adresinin Pasifik  olduğunu aktaran Bahçeli, "Öyle bir zamana geldik ki ülkeler birbiriyle  ilişkilerini diplomasinin ustalıkları ve imkanlarıyla değil, sertlik tonu yüksek  güç mücadeleleriyle tehdit üslubuyla idame ve ifade etmeye başlamışlardır."  değerlendirmesinde bulundu.

Devlet Bahçeli, Türkiye'nin ekonomisine yönelik saldırıların, S-400  bahanesiyle masaya konulan yaptırım kartlarının, bağımsızlığımıza leke sürme  teşebbüslerinin, mektup anarşisinin, kur ve faiz üzerinden bindirilen ağır  yüklerin çok tehlikeli bir boyuta ulaştığını, döviz kurlarındaki oynamaların  ülkenin siyasi ve ekonomik dokusunu karalamak, ekonominin can damarı olan reel  sektörü kundaklamak için planlandığını, bunun açıkça bir meydan okuma, düşmanlık  emaresi olduğunu kaydetti.

Bahçeli, 24 Haziran seçimlerinin ardından yaşanan ekonomik gelişmeleri  değerlendirerek, 2019 yılının ilk çeyreğinde ekonominin yüzde 2,6 daralmış olsa  da geçen yılın son çeyreğine göre yüzde 1,3 büyümeyi başardığını, teknik olarak  resesyon türbülansından çıkabildiğini aktardı.

"Türkiye'nin kaybı için el ovuşturan içimizdeki iş birlikçiler,  resesyondan çıkışı züğürt tesellisi olarak yorumlayıp dipten dönülmedi deseler de  gerçek bambaşkadır." diyen Bahçeli, şunları kaydetti:

"CHP ve tetikçilerinin yüzleri döviz artınca, işsizlik azınca  gülmektedir. Faiz yükseldi mi siyaseten nasıl nemalanırız derdine düşecek kadar  bu ülkeye yabancılaşmışlardır. Enflasyon canavarı başını kaldırdı mı onlardan  daha mutlusu yoktur. İş adamlarımız, dünya çapında Türk markasını gururla temsil  eden müteşebbislerimiz sıkıntı yaşadılar mı zilletten daha memnunu  görülmemektedir. Kredi musluğu kısıldı mı oynadıkları, iç ve dış borçlar arttı mı  havalara uçmaya başladıkları ibretlik bir gerçektir. Bunların mensubiyetleri  sorunlu ve yaralıdır. Varsın Türkiye kaybetsin, yeter ki bunlar siyaseten  kazansınlar; nitekim basit anlayışları bu kadar arızalı, izansızlıkları ve gayri  millilikleri bu kadar vahim düzeydedir. Kredi ve derecelendirme kuruluşu Moody's  Türkiye'nin kredi notunu dün itibariyle BA3'ten B1'e haksız ve yersiz bir şekilde  indirmiştir. Bu not indiriminin siyasi olmasının yanında, Türkiye ekonomisinin şu  anki seviyesiyle uyuşmadığı açıktır. Ülkemiz çok ciddi bir ekonomik kuşatma  altındadır. Süreç bütün ağırlığıyla devam etmektedir. Buna rağmen, mayıs ayı  ihracatımız rekor kırarak yüzde 11,46 oranında bir artışla 16,8 milyar dolar  olmuştur."

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ekonomideki dengeleme süreci ve  ihracat temelli politikalarla cari açığın düşüşünün de devam ettiğini, hükümet  tarafından uygulamaya başlanan Finansman Paketi ile Ekonomi Değer Kredi  Paketi'nin bilhassa reel sektör için can suyu niteliğinde girişimler olduğunu  dile getirerek, yapısal reformlar arasında yer alan yargı reformu strateji  belgesinin ise kendilerine göre yerinde bir hamle olduğunu aktardı.

"Yedi düvel karşımıza çıksa da enflasyon düşürülmeli, faizler  indirilmeli, cari açık makul düzeylere çekilmeli, iş ve istihdam artışı için  üreten bir ekonominin çatısı örülmelidir. Bırakınız yapsınlar, bırakınız  geçsinler parolasıyla görünmez el metaforundan yüksek beklentiler içine girerek  hiçbir yere varamayacağımız iyi bilinmelidir." diyen Bahçeli, küresel yatırımları  çekebilmek için bir strateji oluşturulması gerektiğini, partisinin Türkiye'yi  kıtalara taşıyan, kıtaları buraya getirip yatırım ve üretimi gözeten siyasi adım  ve kararlara seve seve destek vereceğini vurguladı.

"Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin sabrını test edenler ateşle  oynadıklarını anlamalıdır"

Bahçeli, Doğu Akdeniz'de yaşanan gelişmelere de değinerek, konuşmasını  şöyle sürdürdü:

"Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin sabrını test edenler ateşle oynadıklarını  anlamalıdır. Umman Körfezi'nde yapılan saldırılar, Hürmüz Boğazı'nın kapatılma  riskleri, Orta Doğu'da yoğunlaşan sıkıntılar, terör örgütlerinin kanlı eylemleri  ülkemizi doğrudan etkilemektedir. Bölgemizde ve dünyada son zamanlarda seçimler  sonrası kazanlar kaynarken sokaklar kışkırtılmakta, kutuplaşmalar  tırmandırılmaktadır. Sudan'dan Cezayir'e, Filistin'den Suriye'ye, Irak'tan diğer  pek çok ülkeye kadar ağır sorunlar dünyanın huzur ve güvenliğini tehdit  etmektedir. Türkiye'yi de bu uçuruma itme sinsilikleri had safhadadır. Bu şartlar  altında haziran ayı sonunda Japonya'da yapılacak G-20 Liderler Zirvesi daha da  önem kazanmıştır. Milli birliğimizi koruyup vatan ve bayrak sevgisiyle meselelere  baktığımız sürece hiçbir muhasım unsurun tehdidi ülkemize sökmeyecektir.

Bu itibarla biriz beraberiz, hep birlikte Türk milletiyiz. Doğusundan  batısına, kuzeyinden güneyine tek bilek, tek yürek, tek sesiz. Şunu herkes  bilmelidir ki Milliyetçi Hareket Partisi 23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye  Başkanlığı Seçiminde bütün teşkilat mensuplarıyla beraber Sayın Binali  Yıldırım'ın yanındadır. Bizler aynı yolun yolcusu, aynı ittifakın mensuplarıyız.  Bir yanda zillet varken diğer yanda millet vardır. Bir yanda ihanet planları,  diğer yanda Türkiye sevdası vardır. Cumhur İttifakı Türkiye'nin öz güveni, Türk  milletinin çarpan kalbidir. Duruşumuz millidir, safında durduğumuz yer  Türkiye'dir. Mücadelemiz millet içindir, İstanbul'un dirliğine odaklıdır. Milli  bekayı yaşatmak taviz vermeyeceğimiz ilke ve inancımızdır. Bu seçimlerin kazasız  belasız yapılması, sistemsel istikrarımızın ve demokrasi kültürümüzün  sürdürebilirliği açısından çok önemlidir. Dünyanın en büyük Türk kentine yakışır  bir olgunlukta geçmesini temenni ettiğim İstanbul Büyükşehir seçimi tartışmalara  mahal vermeyecek bir neticeyle sonuçlanmalı ve Sayın Binali Yıldırım alnı kadar  ak bir başarıya ulaşmalıdır."

"23 Haziran'da İstanbul için istikrar sürsün diyorsak, çare  bellidir"

Bahçeli, 23 Haziran seçimlerine çok kısa bir zaman kaldığını  hatırlatarak, sözlerini şöyle tamamladı:

"8 gün sonra, devletin valisine küfreden, vatandaşa beyni sulanmış  diyen, acemi, aceleci, yabancıların acentesi olan şahıs kaybedecek, kardeşlik ve  huzur kazanacaktır. 8 gün sonra, mazbata meraklısı, unvan gaspçısı, tutarsızlığın  daniskası, çarpıklığın siyasi ismi, VIP hayranı, israf derken özel uçaklarla  gezen ne idiği belirsiz aday değil, Sayın Binali Yıldırım Bey, Cumhur İttifakı  açık ara farkla sandıktan çıkacaktır. 23 Haziran'da sandıktan alınacak tarihi  sonuç kutlu geleceğimizin planlanıp kavranmasına ileri düzeyde katkı  sağlayacaktır. Siyasi gerilim ve çatışmadan medet umanlar birlik ve kardeşlik  ülkümüzün perçinlenmesi karşısında dayanamayacaklardır. 23 Haziran'da İstanbul  için istikrar sürsün diyorsak çare bellidir. Cumhur İttifakı Türkiye'nin haklı,  tarihi ve meşru davasının yılmaz savunucusudur. Cumhur İttifakı birliğin,  dirliğin, kardeşliğin, sağduyunun temsilcisidir. Aklımızda hep Türkiye vardır,  hedefimiz Cumhuriyet’in 100. yıl dönümüne ulaşmaktır. İttifakımız, Türkiye  düşmanlarına karşı sadakatin, saflığın ve hamiyetin ittifakıdır ve yaşayacaktır."


 




Bu haber 292 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Terörsüz Türkiye Hedefi Doğrultusu Yürütülen Süreci Doğru Buluyor musunuz?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI