İlk Cumhurbaşkanlığı Hükümeti bütçesinin TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda görüşme maratonu başladı. Komisyonda konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, 2019 yılı bütçesinin tarihi bir bütçe olduğunu belirterek, “Yeni sistemin ilk bütçesi olmasının yanında, 2018 yılında yaşananları ortaya koyduğu gerçeklikler hasebiyle çok farklı adımların öngörülerek, hesap edilerek hazırlandığı bir bütçedir” dedi. Albayrak, “Gerek Fırat Kalkanı gerek Zeytin Dalı operasyonları başta olmak üzere sınır güvenliği ve ötesindeki yaşanan terörle ilgili sürece en güçlü şekilde ekonomik olarak da karşılık verildi. Nitekim bu sürecin nihayete ermesiyle birlikte yeni dönem yeni süreç bize hem fırsat hem de tehdidi ortaya koydu” diye konuştu. Albayrak, şöyle konuştu: “Bölgede ve küresel süreçlerde yaşanan ekonomik konulara çok daha güçlü bir finansal mimari ile yaklaşmamız gerektiğini gördük. ‘Dostlarımız, arkadaşlarımız, yoldaşlarımız, müttefiklerimiz, sevelim sevilelim’ değil... Bu cümleyi Avrupa ve Amerika’daki toplantılarda da kullandım. Patriot krizinde bunu yaşadık. Sınır ötesinden ülkeme füze yağacak savunma sistemi isteyeceğim, yok. ‘Parasını vereyim sat’ yok. Alternatif yok. Bu saldırma değil savunma füzesi, hani empati. Bu bize neyi öğretti? Demek ki bizim enerjide, ekonomide, güvenlikte her senaryoya hazırlıklı olmamız lazım.”
‘Güven veren duruş’
Türkiye’nin kamu borcunun AK Parti iktidarları döneminde yüzde 28 gibi çok düşük bir düzeye indiğini aktaran Albayrak, bu oranın gelişmekte olan ülkeler ortalamasının yüzde 49, dünya ortalamasının yüzde 70’ler seviyesinde olduğunu belirtti. Türkiye’nin toplam borcunun milli gelire oranının yüzde 137 olduğunu belirten Albayrak, “Gelişmekte olan ülkelerin ortalaması yüzde 211, dünya ortalaması yüzde 318’dir. Dolayısıyla bu noktadan baktığımızda Türkiye Cumhuriyeti devletinin bilanço noktasındaki duruşu çok ama çok sağlamdır” dedi. Albayrak, Türkiye’nin faiz, kur ve enflasyon atağına rağmen ağustos ve eylül aylarında yaşanan süreci, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin de avantajıyla çok hızlı bir şekilde geride bıraktığının altını çizdi. Albayrak, söz konusu sürecin sıkı bir ekip uyumuyla atılan adımlar sayesinde ortaya konulan tedbirlerle püskürtüldüğünü, yapılan finansal spekülasyonun duvara tosladığını belirtti. Bütçenin çok daha dikkatli, tasarrufu önceleyen, ekonomiye yönelik iç ve dış saldırıya önlem alan bir yapıda olduğuna işaret eden Albayrak, “Yeni ekonomik dönemdeki önceliklerimizden birisi çok güçlü bir finansal mimari inşa etmektir. Yaşadığımız son birkaç aylık operasyonel süreç, Türkiye için o kadar büyük bir kazanım ortaya koymuştur ki 2019-2021 dönemi için bu bütçe merkezli, değişim ve dönüşüm dinamiklerini ortaya koyan altyapı merkezli bir resim ortaya koymuştur” değerlendirmesinde bulundu. Albayrak, “İnşallah 2018, yüzde 2’nin altındaki bütçe açığı hedefini tutturacağımız, yine piyasalara güven veren ve güçlü bir duruş sergilediğimiz bir yıl olacak” dedi.
17 milyar liralık tahsilat
Albayrak, şunları kaydetti: “7143 sayılı Yapılandırma Kanunu’nda, 5 milyon 950 bin 136 mükellef başvuruda bulunmuş. Bu kapsamda 69 milyar 932 milyon 102 bin 383 liralık yapılandırma gerçekleşmiş. Bugüne kadar yaklaşık 10,8 milyar liralık tahsilat gerçekleşmiş, 2018 yılı sonuna kadar 17 milyar liralık tahsilat alacağı öngörülmektedir. Yürürlükte olan 6376 ve 7020 sayılı kanunlar kapsamındaki tahsilatları da 20,2 milyar lira olarak öngörmekteyiz. 2002 yılının bütçesinde kadın, çocuk, genç, yaşlı ve engelli gibi kesimlere 415 milyon lira ayrılırken, 2019 yılı bütçesinden ayrılan pay ise 35 milyar lira.”
Aslan payı Milli Eğitim’in
Albayrak “Son 16 yıldır olduğu gibi bu bütçede de aslan payını Milli Eğitim aldı. 2002’de eğitimin payı yüzde 6’lardayken, bugün yüzde 12’lerin üzerine çıktığı 2019 yılı bütçesini görüyoruz” dedi.