Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, Rusya Federasyonu ile tesis edilen yakın iş birliği ve gerçekleştirilen başarılı operasyonların, Fırat’ın batısındaki bölgelerin nispi bir istikrara kavuşmasını sağladığını söyledi. Erdoğan, “Fakat Fırat’ın doğusunda tüm ikazlarımıza rağmen kurulmaya çalışılan terör koridoru, bizi her türlü riski göze almamızı gerektiren bir noktaya getirdi” diyerek, şunları kaydetti:
‘Arzu edilen seviyede’
“Suriye krizinin başından beri Amerika ile yürüttüğümüz diplomasi trafiği sonuçları itibarıyla maalesef istediğimiz bir noktaya gelmemişti ama şimdi o da arzu edilen seviyeye geldi ve geliyor. Özellikle Obama döneminde yaşanan bu sorunlar, Trump döneminde kötü bir miras olarak Trump’a kaldı, tabii bu yeni bir düzenlemeye geçilmesinde zaman kaybettirdi. Yüz yüze veya telefonla yaptığımız görüşmelerde kişisel olarak Sayın Trump ile Suriye meselesinde pek çok noktada aynı düşündüğümüzü, aynı kanaatleri paylaştığımızı son telefon görüşmemde de gördüm. Ancak bu görüş ve anlayış birliğinin sahaya yansıması oldukça geç ve güç oldu ama oldu. Nihayet geçtiğimiz günlerde bu konuda şu ana kadarki en açık ve ümit verici sözleri Amerikan yönetiminden duymayı başardık. Atalarımız sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yermiş der. Biz de geçmişteki kötü tecrübelerimiz sebebiyle bu sözleri memnuniyetle ve bir o kadar da ihtiyatla karşılıyoruz. Aslında geçtiğimiz hafta Fırat’ın doğusuna operasyon kararı almış, bunu kamuoyuna ilan da etmiştik. Gerek Sayın Trump ile yaptığımız telefon görüşmesi, gerek diploması ve güvenlik birimlerimizin temasları, gerekse Amerikan tarafından yapılan açıklamalar bizi bir müddet daha beklemeye yöneltti. Tabii bu ucu açık bir bekleme süreci değildir. Bu arada biz de Sayın Trump ile yaptığımız görüşme çerçevesinde buna binaen Suriye’de halen varlığını sürdürdüğü söylenen DEAŞ unsurlarını etkisiz hale getirmeye yönelik operasyon planlarımız üzerinde çalışıyoruz, çalışacağız. Bir başka ifadeyle önümüzdeki aylarda Suriye sahasında, hem PKK, PYD unsurlarını hem de DEAŞ kalıntılarını ortadan kaldıracak bir harekat tarzı izleyeceğiz. Terör örgütlerine karşı en başından beri ilkeli bir tutum içinde olan Türkiye’ye zaten başka türlü davranmak da yakışmaz.”
Suriye’nin yeniden inşası
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye kaynaklı terör tehditlerini ortadan kaldırdığımızda ülkemiz için her bakımdan çok önemli olan bu büyük coğrafyanın yeniden imar ve inşası aşamasına geçebiliriz” diyerek, şöyle devam etti:
“Esasen geçmişte bu meseleyi de çeşitli ülkelerle görüşmüş, konuşmuş, hatta finasmana yönelik birtakım sözler almıştık. Ancak maalesef bu sözler tutulmadı. Yeni dönemde ülkemizdeki ve diğer ülkelerdeki Suriyelilerin kendi vatanlarında iskanı için gereken imar, inşa ve ihya çalışmalarını süratle hayata geçirmemiz gerekiyor. Suriye’nin yıkımını engellemekte başarılı olamayan uluslararası toplumun en azından bu sürece işe yarar katkılar sağlamasını bekliyoruz. Gerek bölge ülkeleriyle, gerek Avrupa Birliği ile gerek Birleşmiş Milletler ve diğer ilgili uluslararası kuruluşlarla bu meseleyi konuşuyoruz, konuşacak, görüşecek ve en kısa sürede kolları sıvayıp, işe başlayacağız.”