Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında Soçi’de varılan mutabakat sonucu İdlib’te güvenli bölge oluşturulmasına yönelik süre dün sona erdi. Ancak bölgedeki muhaliflerin hareketlerini yakından izleyen bağımsız gözlemciler, çok sayıda savaşçının ağır silahlarıyla birlikte varlığını sürdürdüğünü, güvenli bölge etrafında mevzilendiğini rapor etti. Bölgenin büyük bölümünü denetim altında tutan, eski adı El Nusra olan Heyet Tahrir Şam (HTŞ) sürenin dolmasına saatler kala bir açıklama yaparak, Türkiye ile Rusya arasında varılan mutabakat kapsamında belirlenen güvenli bölgedeki ağır silahlarını geri çekeceklerini ancak mutabakatın şartlarının tamamına uymayacaklarını belirtti. Açıklamada, ögütün silah bırakmayacağı kaydedildi. Bölgede faaliyet gösteren radikal İslami grupları içinde barındıran Hurras el Din (Dinin Muhafızları) ile Türkistan İslam Partisi de güvenli bölgeden çekilmeyeceğini açıkladı. İdlib anlaşmasına uyacağını açıklayan Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) gruplarını da içinde barındıran Ulusal Kurtuluş Cephesi ise, güvenli bölgedeki ağır silahlarını çekti. Ağır silahların çekilmesi işleminin 14 Ekim’de tamamlandığı duyuruldu.
Rejim: Sessiz kalamayız
Mutabakata göre, güvenli bölge olarak belirlenen bölgeden ağır silahların 10 Ekim, tüm radikal grupların ise 15 Ekim’e kadar çekilmesi gerekiyordu. Öte yandan İdlib’teki muhalif grupların güvenli bölgeden çekilmelerini yakından izleyen Suriye rejimi, bazı grupların çekilmeye direndiğini açıklayarak tehdit gibi açıklama yaptı. Iraklı mevkidaşı İbrahim El Caferi ile Şam’da düzenlediği basın toplantısında konuşan Suriye Dışişleri Bakanı Muallim, radikal unsurların Rus-Türk anlaşmasına uymaması halinde İdlib’teki durumun böyle sürmeyeceğini söyledi. Muallim, “Nusra Cephesi bu anlaşmaya uymazsa, İdlib’teki mevcut durumun sürmesi karşısında sessiz kalamayız” dedi.