Bu merkezde üç projeye başladıklarını ve hepsinin üniversitelerle işbirliğiyle devam ettiğini de dile getiren Yalçın, burada hedeflerinin yüksek olduğunu, Türkiye’den daha fazla patent çıkartmak istediklerini de vurguladı.
‘Üretimi artıracağız’
Işıl Yalçın, üçüncü ana alanlarının da yerli üretimi artırmak olduğuna işaret ederek, şu bilgileri verdi: “Şu anda yaptığımız çalışmalar özellikle mikrodalgalar ve iki radyo arasındaki iletişimi sağlayan cihazları yerlileştirmek. Üç tane ana cihaz üzerinde çalışıyoruz. Bunlar farklı frekanslarda cihazlar. İkisinin sertifikasını aldık. Diğerini de alıyor olacağız. Hem ekipman hem de yazılımı yerli. Tamamen yerli hale getirdik. Bundan sonrası hızlı üretime geçmek. Ayrıca yerli baz istasyonu üzerinde çalışıyoruz. Yazılımı tamamladık. Ekipmanın da sertifikasını alınca onu da yerli hale getiriyor olacağız. Türkiye’de hem mikrodalga hem de baz istasyonu alanında yerli ürünümüzü piyasaya sürmüş olacağız. Yerli baz konusunda mevcut anlaşmalarımız var. Birkaç yıldır bu konu üzerinde çalışıyorduk.”
Ericsson olarak farklı yaptıkları noktanın sadece üretimi yerlileştirmek olmadığını kaydeden Yalçın, İsveç’i ikna edip yazılımı da Türkiye’ye aldıklarını, ileride baz istasyonlarının Türkiye’den yurtdışına gideceğini, amaçlarının bu konularda daha çok çalışmak ve Türk yazılım ve mühendislerini daha ön plana çıkarmak olduğunu vurguladı. Işıl Yalçın, Ericsson olarak Türkiye pazarına büyük önem verdiklerini kaydederek, “Temel amacımız, toplumumuzun geleceğini şekillendirecek yeni nesil teknolojileri üretmek ve bunları daha da çok ülkeye ihraç etmek. Simdiye dek Türkiye’de geliştirdiğimiz ürün ve yazılımlarımız için 11 adet ‘yerli ürün sertifika’sına sahibiz, 34 ülkeye ihracat gerçekleştirdik. Ayrıca, Temmuz 2018’de yerel ve uluslararası mobil operatörlere, yerel LTE (4.5G) yazılım çözümleri üretmeye başladığımızı duyurduk” dedi.
5G teknolojisiyle çok şey değişecek
5G ve nesnelerin internetinin önemli konuları arasında yer aldığını da dile getiren Işıl Yalçın, şunları söyledi: “5G çok önemli bir teknoloji. 4.5G’ye göre şebekede hız seviyelerini 10 kat artırıyor. Gecikmeleri minimuma indiriyor. Bu da birçok şeyi 5G şebekesi üzerinden yapmak demek. Biz bu iki farklı özellikle farklı alanlarda neler yapılabileceği üzerinde çözümler geliştiriyoruz. 5G’ye geçişte operatörlerin de altyapısı değişecek. Bizimle çalışan bütün operatörlerin altyapısı 2015’den beri 5G’ye hazır. Sadece yazılım değişikliğiyle uygun hale getirilecekler. Santrallerin ve şebekelerin de bu yönde gelişmesi lazım. Bunun adımları atıldı. Gerçek şebeke üzerinden ilk testler çoktan yapıldı. Önceden bunlar ticari değildi, hepsi testti. Bu yıl daha çok ticari olacaklar.”