Aralık 1995’te milletvekili seçilen ve Devlet Bakanlığı görevini üstlenen Bahattin Şeker’in, sahte belgeyle bedelli askerlikten yararlandığının tespit edilmesi üzerine seçimden 4 yıl sonra milletvekilliği YSK kararı ile düşürülmüştü. Şeker’in milletvekilliğinin düşürülmesi için TBMM Genel Kurulu’nda yapılan oylamadan o dönemde, “küskünler hareketi” olarak adlandırılan grubun tavrı nedeniyle “ret” sonucu çıkmış, YSK da oylamadan birkaç saat sonra aldığı karar ile Şeker’in milletvekilliği adaylığını “yok” sayarak, süreci sonlandırmıştı.
‘Kamu görevlisi’
Şeker örneğinde olduğu gibi seçimden sonra ihbar ve uyarı üzerine “kısıtlılık” halinin tespiti durumunda adaylığın yok sayılmasının yerinde bir karar olduğunu belirten AK Parti kurmayları, Meclis’te de kanunlaşan 701 sayılı OHAL KHK’sı uyarınca, kamu görevinden ihraç edilenlerin bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyeceğini, Danıştay’ın da belediye meclislerinin seçilmiş üyelerinin, “kamu görevlisi” olduklarına ilişkin kararı bulunduğunu anımsatarak, “YSK siyasi değil hukuki bir karar almıştır” vurgulamasını yaptı. Uygulamaya ilişkin Milliyet’in sorularını yanıtlayan AK Parti’nin YSK Temsilcisi ve Isparta Milletvekili Recep Özel, adaylık kriterleri arasından kamu görevinden kısıtlı olmamak şartının bulunduğunu hatırlatarak şunları söyledi: Niye bunu YSK daha önce araştırmıyor diye soruluyor? İtiraz gelmemiş çünkü. Seçimden sonra bunlarla ilgili itirazlar var. Kanunla yasaklanmış biri nasıl seçim alabilir? Seçimin iptal edilmediği durumlarda 2. adaya mazbata verilmesi de YSK’nın öteden beri uyguladığı bir içtihat. Geçmişte bu şekilde pek çok karar var.” Bu arada YSK’da KHK ile kamudan ihraç edilmiş belediye başkanlarıyla ilgili konu değerlendirilirken, “YSK olarak biz mazbatayı verelim, İçişleri Bakanlığı konuyu araştırıp, gereğini yapsın” seçeneğinin de gündeme geldiği, ancak bu formülün, “Mazbata iptal edilene kadarki sürede bu isimler belediye başkanı olarak kamu görevi yapmış olacak” düşüncesiyle benimsenmediği de öğrenildi.