Nişantaşı-Levent-Bebek... Şehrin popüler sosyalliği bu üçgenin arasındaki mekanlarda gerçekleşir. Son dönem adını sıklıkla duyduğum Zaxi ve Azur, kış sezonu Maslak-Yeniköy hattını hareketlendirecek.
Öğle saatlerinde ilk hissiyatta bir otel restoranı algısı veriyor Zaxi. Gökdelenlerden gelen beyaz yakalıların çevre geliştirmek için buluşma noktası olmuş diyebilirim. Akşam saatlerindeyse oluşan ambiyansla o otel restoranı dokunuşlarından uzaklaşarak kimliğini kazanıyor. Bu kimlikteyse menü içeriği ve şefin dokunuşu çok büyük. Başlangıç ve ara sıcaklarda Türk damak tadına uydurulmuş Uzak Doğu lezzetlerini andıran harika seçenekler var. Gittiğiniz zaman mutlaka şef Arif Kemal Doğan’la tanışmalısınız. Benim fazla gösterişli bulduğum o deri önlüğüyle masanıza gelip sizi çok doğru yönlendirecektir. Favori lezzetler; ev yapımı füme bıdırcın tortellini ve yavaş pişirilen dana yanağı, menü ismiyle ‘pamuk et’ diyebilirim…
Deniz ürünleri önde
Yeniköy’ün en yenisi Azur da kısa sürede adını hızlıca duyurdu. Bizim ülkede pek tutmayan ‘seafood brasserie’ konseptini şimdilik iyi uyguluyorlar. Balık konseptli mekanların düştüğü en büyük yanlış olan ‘deniz ve balık’ hissini mimaride fazlaca vurgulamadan net bir algı vermeleri başarılı olmuş. Eski Yelken’in, yerinde açılan mekanın duvarlarında ve menü kapağında illastratör Sedat Ergin’in eserleri, tam sosyal medyada paylaşmalık!
Pahalı mı?
Markanın mutfağının başındaysa Zıpkın’dan tanıdığımız Kahraman Altınkaya var. Menüde bir deniz restoranında bulacağınız her seçenek mevcut. Şef de bunu işliyor. İçerideki dekor çok şık ama mekanda bir akustik problemi de var. Diğer masaların gürültüsü sizi rahatsız edebilir. Mekanın detaycı yatırımcıları masaların altına ekledikleri süngerle bunu bir nebze çözmüş. Azur’la ilgili diğer konuşulan da pahalı olduğu. Çeşitliliği fazla olduğundan fiyat skalası değişken. 150’ye de 2 bin TL’ye de kalkabilirsiniz...