Eğitim hayatı, kariyerin en büyük belirleyicilerinden birisi. Lisans eğitiminin ardından gerçekleştirilen yüksek lisans ve doktora programları da yalnızca akademik araştırma odaklı olarak değil, aynı zamanda iş dünyasının ihtiyacına göre de şekillenmeye başladı. Kariyerinde yöneticilik basamağına geçmek isteyen, teorik ve akademik çalışmalar ile iş tecrübesini birleştirmek isteyen çalışanların uzun zamandır dikkatini çeken ve çok tercih edilen İşletme Yöneticiliği Yüksek Lisansı (MBA) da bu ihtiyaç odağında şekillenen bölümlerden birisi. Her sektörde aynı etkiyi yaratmasa da MBA, oldukça popüler bir program.
Çalışanların aklına en çok takılan soru ise MBA programlarının işe yarayıp yaramayacağı, kariyerlerini yönlendirmede bu programın rolünün ne olacağı. Ancak, bu soruya tek bir cevap vermek güç. MBA programlarının gücü, sektörden sektöre değişiyor.
Finans alanında eli çok güçlü
MBA programlarının en popüler olduğu sektör olarak finans sektörü öne çıkıyor. Gerek gelir düzeyini artırması, gerek tercih edilebilirlik yönünden çalışanların avantaj kazanması nedeniyle MBA programları, finans sektörü için oldukça popüler. Pazarlama alanında ise, MBA sahibi olmamak büyük bir eksiklik değil ancak buna rağmen pazarlama ile ilgilenen pek çok kişi, bu programı tamamlamayı tercih ediyor. Bilgi teknolojileri alanında da MBA, hızlı yükselmenin yolunu açan bir faktör olarak görülüyor. Yönetici pozisyonuna gelmek isteyen pek çok çalışanın, bu programla ilgilendiğini söylemek mümkün. Bunlara rağmen, MBA'e ihtiyaç duyulmayan sektörlerle karşılaşmak da mümkün. Her zaman yönetici olmak için MBA'in ana belirleyici olduğunu söyleyemeyiz.
Andaç ÜZEL