Birinci kategoride, parti örgütü ve bölge milletvekillerinin üzerinde “tam mutabakat” sağladığı adayların, ikinci kategoride ise yeniden aday gösterilecek mevcut belediye başkanlarının belirlenmesine çalışıldığı belirtildi. Son seçimlerde büyük oy farkıyla kaybedilen belediyelerin adaylarının netleştirilmesi sürecinin üçüncü kategoriye ayrıldığı, son başlıkta ise CHP’nin yönetimde olmadığı büyük kentlerin adayları üzerindeki çalışmaya yer verildiği öğrenildi. CHP’nin bu dört kategorideki adaylarını, başvuru sürecinin sona ereceği 19 Ekim tarihinden sonra düzenlenecek PM toplantısının ardından ekim sonundan itibaren, “kademeli” olarak açıklayacağı kaydedildi.
CHP’nin son MYK toplantıları ile Kılıçdaroğlu’nun yakın çalışma ekibiyle yaptığı değerlendirmelerin ardından adayların nasıl belirleneceğine ilişkin yöntemin büyük oranda belirlendiği ortaya çıktı. Kılıçdaroğlu’nun, “özel çalışma yapıyoruz” dediği CHP’nin yönetimde olmadığı büyük kentlerin adaylarının, hem parti örgütüne hem de o bölgenin seçmenine sorularak belirlenmesi yöntemi benimsendi. Buna göre, öncelikle parti üyelerinin sandık kurularak oy kullanacağı, eğilim yoklamasının yapılacağı, bu çalışmanın seçmene aday isminin sorulacağı anketlerle destekleneceği bildirildi. Daha sonra ise genel merkez yönetiminin hem eğilim yoklaması hem de anket sonuçlarını değerlendirerek bir aday üzerinde mutabakata varacağı kaydedildi.
Ön seçim sınırlı
Parti yönetimince yapılan değerlendirmelerde, aday belirlenirken tüm yöntemlerden yararlanılması kararı benimsendi ancak sadece parti üyelerinin kararıyla belirlenecek adayların pekçok bölgede “başarı” getirmeyeceği, bu nedenle ön seçim yönteminin “sınırlı” tutulmasının tartışıldığı öğrenildi. Son seçimlerde özellikle doğu ve güneydoğuda büyük oy farkıyla kaybedilen belediyelere gösterilecek adayların da merkez ataması yoluyla belirlenmesinin benimsendiği belirtildi. Ancak yönteme ilişkin nihai kararın aday adaylığı başvurularının sona ereceği 19 Ekim’den sonra gerçekleştirilecek PM toplantısında alınması bekleniyor.