Fidan, “Hareketli bir coğrafyada bulunan Türkiye, içe içe geçen siyasi, güvenlik, ekonomik, siber tehditlere karşı bilinçli ve hazırlıklı olmak durumundadır” dedi. MİT Başkanı Hakan Fidan, YÖK’te akademisyenlerle bir araya geldi. “Bölgesel Güvenlik Değerlendirmesi” adlı konferans öncesinde Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç ile görüştü. Saraç’ın makamında gerçekleştirilen görüşmenin ardından YÖK Konferans Salonu’nda MİT Başkanı Fidan tarafından “Bölgesel Güvenlik Değerlendirmesi” konulu konferans verildi. Yükseköğretim tarihinde bir ilk niteliğinde olan konferansa Ankara Valisi Vasip Şahin, YÖK Üyeleri, ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün, Türkiye’deki bütün üniversitelerin rektörleri ile üniversitelerdeki siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler alanındaki yöneticiler ve akademisyenler katıldı.
‘Taşeron örgütler’
Fidan, “Bölgesel Güvenlik Değerlendirmesi” başlıklı konuşmasında, küresel gelişmelerin genel değerlendirmesini yaptı. Ardından bölgesel alandaki güvenlik değerlendirmesine yer veren Fidan, önümüzdeki dönemde bölgede yaşanması muhtemel gelişmeler ile Türkiye’yi bekleyen risklere değindi. Fidan, Türkiye’nin jeostratejik ve jeopolitik konumundan bahsederek özetle şunları söyledi:
“Teknolojik gelişmelerin ve imkânların da etkisiyle, ulus devletlerin çatıştığı klasik rekabet ortamından, bireylerin devletleri tehdit edebildiği, asimetrik çatışmaların yaşanabildiği uluslararası bir düzen ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle farklı coğrafyalardaki gelişmeler ve krizler arası etkileşim, ülkemizin iç, dış tehditler, algı operasyonları ve siber saldırılar gibi asimetrik tehditlerle aynı anda mücadele etmesini gerekli kılmaktadır. Ülkemizin istikrarını, bağımsızlık ve bütünlüğünü hedef alan terör örgütleri Suriye ve Irak’taki otorite boşluğundan yararlanmaktadır. Devletleşmeye ve devleti ele geçirmeye çalışan terör örgütlerinin taşeron olarak yoğun şekilde kullanılması, iç ve dış tehditlere karşı bütüncül bir yaklaşımla mücadele edilmesini gerektirmektedir. Hareketli bir coğrafyada bulunan Türkiye, içe içe geçen siyasi, güvenlik, ekonomik, siber tehditlere karşı bilinçli ve hazırlıklı olmak durumundadır. Bunun için bölgesel ve küresel denklemin iyi analiz edilmesi ve olayların stratejik düzeyde nasıl şekilleneceğinin öngörülmesi büyük önem arz etmektedir.”
Fidan, soru-cevap-görüş kısmında katılımcılardan gelen soruları da yanıtladı.