Ömer Torlak, rekabet otoritelerinin tüketicinin korunması noktasında makro ölçekte tedbirler aldığına dikkati çekti. Rekabet hukuku açısından dijital ekonomilerde öne çıkan konuları rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar, birleşme-devralma dosyaları ve hakim durumun kötüye kullanılması kapsamında değerlendirdiklerini aktaran Torlak, “Rekabete aykırı olan, pazarda hakim durumda bulunmak değil, bu durumun kötüye kullanılması. İlgili pazarda rekabetin birleşme, devralma gibi yollarla kısıtlanmaması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Büyük veri ve algoritmalar ile yapay zeka kullanımının kaçınılmaz olduğuna değinen Torlak, piyasa dönüşümünün tüketici taleplerine göre yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Yapılacak düzenlemelerin verimli, orantılı, tutarlı, esnek olması gerektiğini vurgulayarak, “Büyük veri analizi ve uygulama için kapasite geliştirilmeli. Son kullanıcıları güçlendirmeyi, hak arama noktasında farkındalığın artmasını önemsiyoruz. Gençlerin farkındalık sahibi olması, şirketlerin kendine çeki düzen vermesini ve bize gelecek dosya sayısının azalmasını da sağlayacaktır” dedi.
Veri önemli girdi
Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir de şöyle konuştu:
“Günümüzde şirketler, kişisel verileri işleyerek rakiplerinin önüne geçebileceklerinin farkında. Teknolojik gelişmelerin, kişisel verilerin işlenmesini, aktarılmasını ve depolanmasını kolaylaştırmasıyla firmalar, kişisel verileri elde etmenin ne kadar önemli olduğunun bilincine vardılar. Veriler, ekonomik faaliyetin neredeyse en önemli girdisi haline geldi.”