beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...



Son dakika | AK Parti Sözcüsü Çelik'ten önemli açıklamalar

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, gündeme ilişkin konular hakkında önemli açıklamalarda bulundu. AK Parti Sözcüsü Çelik, 'Sayın Cumhurbaşkanımız, bütün birim başkanlarına, beldelerde, ilçelerde ve illerde vatandaşımızın bize verdiği mesajın tam olarak anlaşılması için tüm çalışmaların yapılması talimatını vermiştir' açıklamasında bulundu. İmamoğlu'nu eleştiren Çelik, "medya organlarının başındaki ailelerin soyadlarını vererek böyle bir iş yaparsanız bu olsa olsa nefret suçuna girer." ifadelerini kullandı. Çelik, "Sosyal medya üzerinden bazı karanlık tipler provokasyon çağrısı yapmaya devam ediyorlar." dedi.

facebook-paylas
Tarih: 11-04-2019 09:42

Son dakika | AK Parti Sözcüsü Çelik'ten önemli açıklamalar

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Sayın Cumhurbaşkanımız  bütün birim başkanlarına, beldelerde, ilçelerde ve illerde vatandaşımızın bize  verdiği mesajın tam olarak anlaşılması için tüm çalışmaların yapılması talimatını  vermiştir." dedi. 

Çelik, parti genel merkezinde AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK)  toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenledi.

Seçimden sonraki ilk Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK)  toplantısını da cuma günü gerçekleştireceklerini söyleyen Çelik,  "Cumhurbaşkanımız bugünkü MYK toplantımıza başlarken seçimlerle ilgili kapsamlı  bir değerlendirme yapmıştır. Bu değerlendirmenin özü 15. kez seçimlerden bizi  birinci çıkaran, hem partimizi birinci çıkaran, hem Cumhur İttifakı'nı birinci  çıkaran aziz milletimize teşekkürle doludur." diye konuştu.

Bu başarının, dünya demokrasi tarihine geçecek bir başarı olduğunu  vurgulayan Çelik, demokrasi tarihinin kendi içerisinde birtakım genel geçer  sonuçları olduğunu, bunlardan birinin iktidardaki partilerin yıpranması  muhalefetteki partilerin büyümeleri olduğunu belirtti.

AK Parti'nin sürekli büyümekte ve milletle bağını korumakta olduğuna  işaret eden Çelik, "Buna karşın muhalefetteki başta Cumhuriyet Halk Partisi olmak  üzere partilerse sürekli olarak muhalefette olmalarına rağmen daha çok milletin  sesini, sözünü dillendireceklerine başka işlerle meşgul oldukları için bu  teveccühten giderek uzaklaşmaktadırlar." diye konuştu.

Dünya genelinde de benzer başarılar sağlayan partilere ilişkin  incelemeler yapıldığına işaret eden Çelik, "Bütün bu başarının ortaya çıkmasını  sağlayan şey, aziz milletimizin, vatandaşlarımızın büyük desteğidir. Bu desteğe  layık olmak için, bu desteği sürdürebilmek için AK Parti sürekli olarak milletle  bağını nasıl koruyacağını, milletin sesine nasıl ses olabileceğini, sözünü daha  çok nasıl siyasete çevirebileceğini çeşitli birimleri vasıtasıyla değerlendirir."  dedi.

Çelik, şöyle devam etti:

"Sayın Cumhurbaşkanımız, bugünkü verdiği talimatlarda özetle bütün  birim başkanlarına, beldelerde, ilçelerde ve illerde vatandaşımızın bize verdiği  mesajın tam olarak anlaşılması için tüm çalışmaların yapılması talimatını  vermiştir. Bütün birimler kendi bakış açılarından vatandaşımız bize ne mesaj  vermiştir, bizden ne beklemektedir, vatandaşımızın memnun olmadığı ve olduğu  konular hangisidir, bundan sonraki beklentileri ne şekildedir, bundan sonra  milletle bağını koruyan milletin ruh köküne bağlı olan bir siyasi hareket olarak  siyasetimizi nasıl şekillendirmeli, nasıl yönetmeliyiz bunların daha iyi  anlaşılması için bütün birimlere talimat vermiştir."

Bu çerçevede bütün birimlerin bu talimatları yaparak  değerlendireceklerini anlatan Çelik, bugün şimdiye kadar seçim süresince yapılan  çalışmalarla ilgili bir değerlendirme sunumu yapılacağını söyledi.

Yerel Yönetimler Başkanlığı ve Seçim İşleri Başkanlığının da birer  sunum yapacağını dile getiren Çelik, seçim sonuçlarının en önemlilerinden birinin  Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin yerel yönetim seçimleriyle millet tarafından  onaylanması olduğunu ifade etti.

Çelik, "Seçime giderken geçmişte Meclis Başkanlığı yapmış, merkez  sağın içerisinde yer almış ama merkez sağ içerisinde yer alırken sürekli vesayet  kurumlarıyla ilişki kurmuş bir şahıs bu seçimin parlamenter sistemin  Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nden intikam alacağı bir seçim olduğu şeklinde  maalesef demokrasi tarihine utanç olarak geçebilecek, bir siyaset adamına kara  leke olarak dönebilecek bir ifadede bulunmuştu." dedi.

Parlamenter sistemin, başkanlık sisteminin ve yarı başkanlık  sisteminin meşru sistemler olduğuna işaret eden Çelik, "Bu sistemleri birbiriyle  intikam ilişkisi içerisine sokmak son derece yanlıştır." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne  geçmesinin bir tarihi olduğunu söyleyen Çelik, daha önce iktidara gelen tüm  devlet adamlarının bunu dile getirdiğini anımsattı.

Parlamenter sistemde Türkiye'nin istikrar sağlayamadığını belirten  Çelik, o dönemde kurulan hükümetlerin ömrünün kısa olduğunu söyledi.

Dağınık ve istikrarsız yapının Türkiye'yi sürekli olarak geriye  götürdüğünü anlatan Çelik, "Bu sistem değişikliği ihtiyacını her zaman için  birileri rejim değişikliği gibi sunmaya çalışıp kilitlediler. Türkiye'de ne zaman  sistem değişikliği olsa bunu rejim değişikliği gibi sunanların kötü  alışkanlıkları her zaman görüldü. Ama vatandaşımız da istikrarın kazanımlarını,  Türkiye'de çeşitli konulardaki zaman kaybının telafisini net bir şekilde gördüğü  için bu sistem değişikliğine büyük bir destek verdi ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet  Sistemi'ne geçmiş olduk." dedi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk sınavını genel seçimlerde  büyük başarıyla verdiğini söyleyen Çelik, şöyle devam etti:

"Şimdi de büyük bir oranla başarıyla birinci çıkarak Cumhur İttifakı  bu aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne yerel seçimler düzeyinde de  bu desteğin verilmesi anlamına gelmektedir. Dolayısıyla bu intikamdan bahsedenler  yanlış bir biçimde bir sistem değişikliğini intikam gibi sunmaya çalışanlar aynı  zamanda milletten gerekli dersi, gerekli cevabı da almış oldular. Türkiye sistem  değişikliğini gerçekleştirdi, bu sistem referandumda, genel seçimde ve yerel  seçimde milletimizin teveccühüyle üst üste onaylandı."

"Siyasetin öznesi vatandaşımızdır"

Sistemin yüksek bir meşruiyetle yoluna devam edeceğini vurgulayan  Çelik, "Yeni dönemde de bunun belediyelerin, devletin  çalışmasına yansımasını  daha kuvvetli bir şekilde zaman geçtikçe göreceğiz. En önemlisi şudur; siyasetin  öznesi, devletin öznesi birtakım kurumlar, birtakım oligarşik gruplar değil  vatandaşımızdır." dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın  verdiği talimat çerçevesinde tüm çalışmaların gerçekleştirileceğini belirten  Çelik, hiç aksatmadan tüm parti birimlerinin ve herkesin faaliyetlerini  sürdürdüğünü bildirdi.

Çelik, "Cumhurbaşkanımız siyasetin temel ilkesi olarak milletle AK  Parti'nin bağının korunmasını bir Genel Başkan olarak fevkalade önemsemektedir.  Bu çerçevede de bu verdiği talimatlar, birimler tarafından yerine getirilirken  aynı şekilde 28. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı yapılacaktır. Bu toplantı  26-27-28 Nisan tarihinde Kızılcahamam'da gerçekleşecektir." dedi.

Erdoğan'ın başkanlığında gerçekleştirilecek toplantıya MYK ve MKYK  üyeleri, kabine üyeleri, kadın ve gençlik kolları MYK'ları, il başkanları, il  kadın ve gençlik kolları başkanları, büyükşehir belediye başkanlarının  katılacağını söyleyen Çelik, "Aynı şekilde büyükşehir belediye meclis  başkanvekilleri toplantıya davet ediliyor. İl belediye başkanları katılacak, il  genel meclis başkanları katılacak, ilçe belediye başkanları ve belde belediye  başkanları toplantıya davet edilecektir. Böylece yeni seçilmiş belediye  başkanlarıyla henüz üzerinden bir ay bile geçmeden seçimlerin bu değerlendirme  kapsamlı bir şekilde yapılacaktır. Cumhurbaşkanımızın açıkladığı manifestodaki  ilkelerin yerine gelmesinin beldeler, ilçeler ve iller düzeyinde takibi bu  toplantıyla birlikte başlayacaktır. Bunun nasıl gerçekleşeceğine dair stratejiler  net bir şekilde konuşulacaktır." dedi.

Saadet Yüksel'e kutlama

Doç. Dr. Saadet Yüksel'i Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)  hakimliğine seçilmesinden dolayı tebrik eden Çelik, Yüksel'in Avrupa Konseyi  Parlamenterler Meclisi Genel Kurulunda gerçekleşen seçimde 111 oy aldığını ve 9  yıl süreyle bu görevi yapacağını söyledi.

İnsan hakları yargısının insanlığın bugünü ve geleceği açısından çok  önemli olduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:

"İnsan hakları yargısının yargısal aktivizm dediğimiz birtakım siyasi  mülahazalardan ya da birtakım yargısal vesayet unsurlarından uzak olarak icra  edilmesi şu anda dünyada referans verilebilecek en önemli alanlardan birisi  olması bakımından son derece önemlidir. İnsan hakları yargısına önümüzdeki  dönemde daha çok ihtiyaç duyulacağı değerlendiriliyor. Çünkü dünyadaki bilinen  konsensüs biçimleri, dünyadaki bilinen birlik biçimleri sona eriyor. Maalesef  istisnaların kural haline geldiği, İsrail örneğinde olduğu gibi uluslararası  hukuka karşı pervasız yaklaşımların daha güçlü bir şekilde ortaya ortaya  koyulduğu bir dönemde insan hakları yargısı, vatandaşın, bireyin korunması çok  daha önemli bir hale gelecek."

İnsan hakları yargısından ve insan hakları mücadelesinin doğal  neticesi olarak çıkmış prensiplerin, hukuk ilkelerinin  korunmasının önemli  olduğunu söyleyen Çelik, "Bunun birtakım çifte standartlara mahkum edilmemesi,  devletlerin içişlerine müdahale gibi bir manivela olarak kullanılmaması son  derece önemsediğimiz bir husustur. Umuyoruz ki önümüzdeki dönemde Saadet Hanım'ın  katkılarıyla birlikte bu prensiplerin korunmasına Türkiye'den seçilmiş bir hakim  olarak büyük katkıları olacaktır." dedi.

İTALYA'YA TEPKİ

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İtalya Parlamentosu'na,  1915 yılında yaşanan olaylarla ilgili gelen önergeyi şiddetle kınadıklarını  bildirdi. 

Çelik, AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken  basın toplantısı düzenleyerek, soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

İsrail'deki erken genel seçimleri yakından takip ettiklerini belirten  Çelik, Başbakan Binyamin Netanyahu ile en yakın rakibi eski Genelkurmay Başkanı  Benny Gantz'ın başa baş gittiği değerlendirmeler olduğunu söyledi. Çelik, "Üzücü  olan şudur; çeşitli konularda aralarında görüş farklılıkları olsa da maalesef  Filistin ile düşmanlık, yasa dışı işgalin meşrulaştırılması yönünde hepsinin  arasında bir yarış içinde olduğunu, daha radikal bir tutum alma yönünde bir  eğilim içerisinde olduklarını görüyoruz." dedi.

Filistinlilerin haklarına tecavüz eden, uluslararası hukuku ve  Birleşmiş Milletler (BM) kararlarını hiçe sayan bir yaklaşımın genel kabul haline  geldiğine işaret eden Çelik, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun yolsuzluk  suçlamasıyla karşı karşıyayken, bunları unutturmak için pervasız saldırılar  gerçekleştirdiğini hatırlattı.

Netanyahu'nun seçimden sonra Batı Şeria'daki yasa dışı işgali  meşrulaştıracağına dair bir yaklaşımda bulunduğuna dikkati çeken Çelik,  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Avrupa ve dünyanın pek çok  yerinde bu hukuk dışı karara tepkiler geldiğini anımsattı.

"Avrupa'dan seslerini daha yüksek çıkarmalarını bekliyoruz"

İsrail'in bu yaklaşımının Orta Doğu'daki barış ve istikrarı tehdit  ettiğini kaydeden Çelik, "Seçim sonuçlarının esasında bu tehditkar siyaset  üzerinden bir ders çıkarılmasına vesile olması lazımdı. Fakat tehditkar  siyasetin, Filistin devletinin kurulmaması, Doğu Kudüs'ün Filistin devletinin  başkenti olarak tanınmaması yönünde bir eğilime karşı son derece yanlış, karşı  bir tahrikkar bir yaklaşım içerisinde olduğunu görüyoruz. Bunun gerisinde  Amerikan Başkanının Kudüs ve Golan Tepeleri kararı konusunda bu pervasız,  saldırgan yaklaşımları cesaretlendirmesi vardır." değerlendirmesinde bulundu.

Daha sağduyulu bir şekilde bu süreçlerin yürümesi için Türkiye'nin  gerekli girişimleri yapacağını açıklayan Çelik, "Avrupa'daki dostlarımızın,  müttefiklerimizin yanlış olan Kudüs, Golan Tepeleri kararı konularında daha önce  ortaya koydukları açıklamaların arkasında durmalarını ve seslerini daha yüksek  çıkarmalarını, sadece ses çıkarma değil aynı zamanda bunu eylem olarak ortaya  koymalarını bekliyoruz." ifadesini kullandı.

"Kendi tarihinizle uğraşın"

İtalya'da hükümetin, 1915 olaylarını "Ermeni soykırımı" olarak resmen  tanıması talebiyle parlamentoya sunduğu önergeye işaret eden Çelik, "Önemli bir  müttefikimizde bir gelişme gerçekleşiyor. Bundan büyük bir üzüntü duyuyoruz."  dedi.

Bunu, "soykırım ekonomisinden" kazanan Ermeni diasporasının yeni bir  adımı olarak tanımlayan Çelik, "Bu önergeyi şiddetle kınıyoruz. Bununla ilgili  olarak gereken uyarılar, açıklamalar yapılmıştır." ifadesini kullandı.

Bazı İtalyan makamlarının, "katliamlarla ön yargısız şekilde  hesaplaşılması"na dair açıklamalarının son derece yanlış olduğunu söyleyen Çelik,  şunları kaydetti:

"Bir, bu meselede Ermeni diasporasının, hiçbir şekilde bu ilişkilerin  normalleşmesini, hakikatin açığa çıkmasını istemeyen bu diasporanın oyununa  geliyorsunuz. İki, katliamlarla yüzleşmekten bahsediyorsanız, bırakın başka  devletlerin tarihiyle uğraşmayı, daha önce Fransa'ya da söyledik, kendi  tarihinizle uğraşın. Bu konuda ilkeli bir yaklaşıma sahip olun. Örneğin Libya'da  1911'den 1940'a kadar yaptığınız eylemlerle yüzleşmenizde büyük bir fayda vardır.  Bu muhakkak surette sömürgecilik konusunda, sömürgeciliğin imza attığı acılar  konusunda insanlığın duyarlılığın artmasına çok büyük bir katkı sağlayacaktır.  Kurduğunuz kamplarda binlerce, yüz binlerce Afrikalı Müslüman hayatını  kaybetmiştir."

"Bir kere daha uyarıyoruz"

Sirenayka halkının büyük bir katliamdan ve büyük bir zulümden  geçtiğini hatırlatan Çelik, şöyle devam etti:

"225 bin kişilik Sirenayka halkının dörtte biri hayatını kaybetmiştir.  Burada kimyasal silah kullanımı, teslim olan savaş esirlerinin bile öldürülmesi  gibi son derece vahim işlere imza atılmıştır. 100 bin kadar Sirenaykalı zorla  yerlerinden çıkarılarak etnik temizlik yapılmıştır. Eğer bu konudaki  yüzleşmelerin, tarihe insanlığa katkıda bulunacağını söylüyorsanız, lütfen  bunlarla yüzleşin. Başka devletlerin tarihini kurcalamayı bir kenara bırakın.  Aynı şekilde 3 Ekim 1935 tarihinde Etiyopya'yı işgal ettiğinizde 40 bin kişiyi  bombaladınız. Kaçan binlerce direnişçi üzerine zehirli hardal gazı attınız.  1941'de Habeşistan'dan çekilene kadar 300 bin kişiyi katlettiniz. Bazı kaynaklara  bu 760 bin kişi olarak nakledilmektedir. Dolayısıyla yüzleşilecek meseleler her  devletin tarihinde bu kadar büyük bir ajandaya sahipken, sürekli olarak bunun  Türkiye üzerinden yapılmasının ahlaki olmayan, tamamen siyasi mülahazalarla  yapılan bir hareket olduğu biliniyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ermenistan'a yaptığı "Gelin arşivleri açalım"  çağrısını hatırlatan Çelik, "Tarihçilerin, halkların diyalog geliştirmesi  konularda bu şekildeki yaklaşımların sadece ilişkilere sis bombası atmak anlamına  geldiği konusunda bir kere daha uyarıyoruz." dedi.

"Ermeni toplumunun geleceğine de ipotek koymaktadır"

AK Parti Sözcüsü Çelik, "Bu soykırım ekonomisinin maalesef İtalyan  Parlamentosunu da kendisine alet ettiği yeni bir tutum ve tavır olarak ortaya  çıkıyor." yorumunu yaptı.

Bunların her türlü normalleşmeyi engellediğine dikkati çeken Çelik,  bunun Ermenistan'da yaşayan Ermenilere en büyük zarar olduğunu vurguladı.

Soykırım ekonomisinden beslenen Ermeni diasporasındaki bu çıkar  gruplarıyla Ermeniler arasında doğrudan bir ilişki olmadığına işaret eden Çelik,  "Bunlar kendi çıkarlarını oradaki Ermenilerin daha çok izolasyon altında  kalmasına, daha çok ekonomik yoksulluk içinde kalmasına dönük olarak  işletmektedirler. Diasporanın, bu parlamentolarla attığı her adım, normalleşmeyi  geciktirdiği için Ermenistan'daki Ermeni toplumunun geleceğine de ipotek  koymaktadır." diye konuştu.

Çelik, "İtalyan dostlarımıza hatırlatıyoruz, önümüzdeki dönemde göç  krizi, NATO ilişkileri, terörle mücadele başta olmak üzere pek çok işbirliğini  gerektiren konu vardır. Siyasete düşen bu bölgesel istikrar ve refah gibi  konularda daha çok işbirliği yapmaktır. Siyasetin varlık sebebi maliyetleri  azaltmaktır. Bu şekilde maliyet artıran, Türk-İtalyan ilişkilerinde maalesef geri  dönülmez hasarlara yol açabilecek, geçmişi kurcalayan, geçmişi de yanlış bir  yaklaşımla kurcalayan bu tutumdan uzak durmaları gerektiğini bir kere daha  hatırlatıyoruz. Bir kere daha sağduyuya davet ediyoruz." çağrısında bulundu.

Çelik, Akdeniz'deki kriz, Libya meselesi, göç krizi, terörle mücadele  başta olmak üzere İtalya ile Türkiye'nin işbirliği yapacağı çok önemli alanlar  olduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanımızın İtalya'yı ziyaretlerinde de aslında çok  önemli bir zemin oluşmuştur. Umarız bu zemini tahrip edecek bir karara imza atmış  olmazlar. Tarihi bırakın tarihçiler değerlendirsin, siyasetçilerin yapacağı iş  bugünü yönetmek ve geleceği inşa etmektir. Bugünü yönetmek ve geleceği inşa etmek  için beraber yapacağımız işlere odaklanalım diyoruz." ifadesini kullandı.

OLAĞANÜSTÜ İTİRAZ

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "İstanbul seçimleri  açısından sonuç berraklaşmamıştır, billurlaşmamıştır onun için bizim açımızdan bu  olağanüstü itiraz yoluna başvurulacaktır." dedi.

İstanbul yerel seçim sonuçlarına değinen Çelik, aradaki farkın 29  binden 14 binlere kadar indiğini söyledi.

Binde ikilik bir farkın olduğu seçimde bu şekildeki bir durumun  berraklaşması, billurlaşması gerektiğini kaydeden Çelik, YSK'nın AK Parti'nin  İstanbul'da tüm ilçelerde tüm sandıkların sayılması talebini kabul etmediğini  hatırlattı. İstanbul gibi dünyanın gözdesi olan bir metropolü yönetecek kişinin o  koltuğa tartışmasız bir şekilde oturması gerektiğini ifade eden Çelik, vatandaşın  iradesinin de net bir şekilde tecelli etmesi gerektiğini söyledi.

Kısa bir sayım neticesinde aradaki farkın 29 binden 14 binlere  düştüğüne dikkati çeken Çelik, "Oyların tamamen sayılmasının vatandaşın  iradesinin billurlaşması açısından son derece önemli olacağını gösteriyordu.  Bunun reddedilmiş olması durumu berraklaştırmadı, insanların kafasındaki  şüpheleri gidermedi, ortaya koyduğumuz belgeleri ortadan kaldırmadı, tam tersine  daha kaotik bir durum ortaya çıktı." yorumunu yaptı.

İstanbul'da  olağanüstü itiraz yoluna başvuracaklarını vurgulayan  Çelik, şunları kaydetti:

"Biz, bunları söylediğimiz zaman CHP sürekli olarak 'İstanbul seçim  sonuçlarını kabul etmiyorsunuz, birtakım ekstra yollara başvuruyorsunuz'  gibisinden bir açıklama yapıyor. Arzumuz, seçim sonuçlarının net bir şekilde  billurlaşması ve sonuçların berrak bir şekilde ortaya çıkmasıdır. Başvurduğumuz  yollardan hiçbirisi, bugün icat edilmiş yollar  değildir. Bizim kendi kendimize  ürettiğimiz yollar değildir. Hukukun cevaz verdiği ve hukukun mümkün gördüğü  yollardır. Peki şunu sormak gerekir, bütün bu meşru itiraz süreçlerini biz  sürdürürken, sürekli olarak bize 'meşru haklarınızı kullanmayın, bu sayımlardan  vazgeçin' denmesinin manası nedir? Kanun koyucu niçin bu mekanizmaları koymuştur?  Kanun koyucu, bunu öngörmüştür. Seçim öncesi birtakım itirazlar yapılıyor. O  itirazlar neticesinde birtakım değişiklikler yapılıyor. Ama bunun yetmediği yerde  seçim sonucuna dönük olarak da bu itiraz müesseselerini koymuştur. Bu itiraz  müesseseleri tamamen sonucun berraklaşması ve billurlaşması için ve yasal  hakların kullanımı çerçevesinde gündeme gelmektedir. Eğer bunlara gerek  olmasaydı, sistem bu emniyet suboplarıyla gerçek sonucu ortaya çıkaracağı  birtakım durumlarla karşılaşacağını öngörmeseydi zaten bunları koymazdı."

Bir sayım sonucunda pek çok şüphe, belge ve bilginin Yüksek Seçim  Kurulu'na aktarıldığını anlatan Çelik, "Bu çerçevede sayım neticesi hızla  düşerken, seçim sonuçları berraklaşmış ve billurlaşmış olmuyor. Kanun koyucu  bunları öngördüğü için seçim süreci sonrasında yapılacak itirazı seçim sürecinin  bir parçası olarak değerlendirmiş ve bu mekanizmaları görmüştür. Dolayısıyla  hiçbir seçim sonucunun oldu bittilerle, her hangi bir partinin sonucu ilan  etmesiyle ya da herhangi bir yere kişinin sahip olmadığı bir unvanı yazmasıyla  söz konusu olmayacağını öngördüğü için bunları kanun koyucu orada  gerçekleştirmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

"Ankara'da itirazlar bitti sonuç berraklaştı"

Ankara'da itirazlarını yaptıklarını, YSK'nin kararını verdiğini ve  sonuç olarak ilgili adayın mazbatasını aldığını, tebrik edildiğini ve mazbatasını  aldıktan sonra Anıtkabir'e gittiğini anlatan Çelik, "Mazbatasını almadan sahte  bir unvan yazmak için Anıtkabir ziyaretini ve Anıtkabir defterini suistimal  etmedi." diye konuştu.

Ankara'da itirazların bittiğini, sonucun berraklaştığını ve milli  iradenin tecelli ettiğini dile getiren Çelik, bu sürecin aynı şekilde İstanbul'da  da berraklaşması gerektiğini söyledi.

Muhalefetin, "YSK'yi tehdit ediyorsunuz, YSK üzerinde baskı  yapıyorsunuz, oyları yeniden saydırmaya çalışıyorsunuz." söylemini eleştiren  Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şimdi utanmayacaklar mı? YSK başvurumuzu reddetti. YSK'ye baskı  yapan, sonuçları etkilemeye çalışan kimmiş? Medya organlarının sahiplerinin  ailelerini tehdit edenler, medyayı eleştirebilirsiniz, 'yı eleştirebilirsiniz  ama tutup da Anadolu Ajansı Genel Müdürünü tehdit ederseniz, ailesini tehdit  ederseniz, ailesini işin içine karıştırmaya kalkarsanız, medya organlarını da  eleştirebilirsiniz ama bu kişilerin soyadlarını vererek, şahısları hedef  göstererek, Genel Müdürünün ailesini hedef göstererek, şahsını hedef  göstererek, medya organlarının başındaki ailelerin soyadlarını vererek ailelerini  izam ederek böyle bir iş yaparsanız, bu olsa olsa nefret suçuna girer. Yanlış bir  iş yapıyorsunuz. İnsanları hedef gösteriyorsunuz, YSK'yi tehdit ediyorsunuz."

Anayasada açıkça yargıçlara talimat verilmeyeceğini, telkin ve  tavsiyede bulunulmayacağının öngörüldüğünü anımsatan Çelik, "Biz, 'oylar tamamen  sayılsın' dedik. Sonuçta bizim isteğimizin dışında bir karar verdi. Biz bu kararı  beğenmeyebiliriz, karardan hoşnut olmayabiliriz, netice itibariyle de hoşnut  değiliz tabii ki biz oyların sayımını istiyoruz. Ama sonuçta YSK'yi tehdit  edecek, yıpratacak, YSK'ye karşı herhangi bir şekilde itibarsızlaştırma  operasyonu içine girecek kimse yoktur bizim tarafımızda. Saygımız esastır,  yargının verdiği karar başımızın üstündedir diyoruz." ifadelerini kullandı.

YSK'nin özgür şekilde hukuk sürecinin patronu olarak karar verdiğini  belirten Çelik, sonuçta bir karar çıktığı zaman insanların kafasında şüphe  kalmaması gerektiğini, kararın siyasal demokratik meşruiyetin tüm sütunlarına  haiz olması gerektiğini söyledi.

"İstanbul seçimleri açısından sonuç berraklaşmamıştır"

Hukuki ve sayısal meşruiyetin bir araya gelmesiyle siyasal demokratik  meşruiyetin inşa edilmiş olacağını ve söz konusu kişinin resmen mazbatasını  alarak göreve başlayacağını anlatan Çelik, bunun hukuk gözetiminde yapılmasının  ve sayısal sonucun önemli olduğunu kaydetti.

Çelik, "İstanbul seçimleri açısından sonuç berraklaşmamıştır,  billurlaşmamıştır onun için bizim açımızdan bu olağanüstü itiraz yoluna  başvurulacaktır. Kendilerini, 'YSK'ye baskı yapılıyor' diyerek, AK Parti'ye  attıkları bu iftira sebebiyle özür dilemeye davet ediyorum. YSK'ye dönük  tehditleri sebebiyle Anayasa'nın 138. maddesini yeniden okuyama ve YSK'yi  oluşturan saygıdeğer yüksek hakimlerden özür dilemeye davet ediyorum. Genel  Müdürünün ailesini, medya patronlarının soyadını vererek bütün ailelerini tehdit  eden CHP adayını, yaptığı bu tehditler, aileleri hedef göstermesinden dolayı özür  dilemeye davet ediyoruz. Bunu kamuoyu açık şekilde beklemektedir." diye konuştu.

Usulsüzlükler açığa çıkana kadar süreci takip edeceklerini ifade eden  Çelik, "Kazandık ya da kaybettik. Sonuçta nasıl kazandık, kaçla kazandık, kaçla  kaybettik? Cumhurbaşkanımız 'tüm bunları masaya yatırın vatandaşın verdiği mesajı  net olarak anlayın' dedi. Sonuç olarak vatandaşın iradesinin, milletimizin  iradesinin temel şekilde tecelli etmesinden başka bir arayışımız yok." dedi.

"Seçimlerden önce de itiraz ettik"

Neden seçimden önce itiraz etmedikleri yönündeki eleştirileri  yanıtlayan Çelik, bunun doğru olmadığını, seçimlerden önce de itiraz ettiklerini,  seçim kurullarının sürenin yettiği kadar bunları değerlendirdiğini söyledi.  Çelik, kanun koyucunun bunun dışında gözden kaçan konular olursa diye seçim  sonrasında bu itiraz müessesini öngördüğünü anlattı.

"Seçilene tabii ki mazbata verilecek. Bir mazbata fetişizmi içerisine  girmeye gerek yok." diyen Çelik, itirazların Ankara'da da yapıldığını, mazbatanın  rakip adaya verildiğini, sonuçta kimsenin buna karşı çıkmadığını söyledi. Çelik,  "İstanbul'da da kimsenin mazbatası gasp ediliyor değildir. İtiraz süreci devam  ederken asıl mazbata fetişizmi içerisine girmek, hukuki süreçte yapılacak  itirazlara karşı ahlaki ve siyasi olmayan bir gasp arayışı içerisine girmektir."  diye konuştu.

Herkesi millet iradesine saygı gereği hukuka saygıya davet ettiklerini  belirten Çelik, "Sürece saygı duymayan sonuca saygı duymaz. Sonucu bir oldu  bittiye getirmeye çalışıyordur. Sürece saygı duyacağız. Sonuçta lehimize de çıksa  aleyhimize de çıksa, beğensek de beğenmesek de 'milletimizin talimatı budur,  vatandaşımızın iradesi budur, başımızın üstünde yeri vardır' diyeceğiz ve bunu  bir emanet gibi taşıyacağız. Dolayısıyla yasal ve meşru itiraz sürecimizden tabii  ki vazgeçmeyeceğiz, milletimizin iradesi tam olarak tecelli etsin diye."  ifadelerini kullandı.

"Söylediğiniz cümleler orijinal değil"

Millet İttifakı'nın genel başkanlarının sürekli olarak tek bir  meseleyle uğraştıklarını belirten Çelik, şunları söyledi:

"Sürekli olarak Cumhurbaşkanımıza dönük maalesef yurt dışındaki kara  propaganda merkezlerinin kullandığı ifadeleri kullanmaya devam ediyorlar. Onlara  söylüyorum, Türkiye'nin devlet başkanının, cumhurbaşkanlığı makamının  meşruiyetini tartışmak, onun demokratlığını tartışmak herhangi bir şekilde bu  yaklaşımlar siyasi parti genel başkanlarının yapacağı işler değildir. Üstelik  söylediğiniz cümleler orijinal cümleler de değil. Bunları sizden önce Avrupa'daki  aşırı sağ çevreler Cumhurbaşkanımıza ve Türkiye'ye karşı kullanıyorlardı. Basın  toplantılarında kullandığınız cümlelerin aynısını Avrupa'daki aşırı sağcı  gazetelerde Cumhurbaşkanımızla ilgili okuyoruz ya da Mısır'da Sisi'nin resmi  yayın organı olan El Ahram gazetesindeki makaleleri buradaki siyasi parti genel  başkanlarının konuşması olarak duymaktan üzüntü duyuyoruz. Dolayısıyla seçilmiş  Cumhurbaşkanına, seçilmiş makamlara karşı söyleyeceğiniz bir eleştiri varsa  Türkiye'nin demokrasisi, hukuk sistemi için bunları herkes dinliyor zaten. Ama bu  eleştiriler yerine El Ahram gazetesinin ya da Avrupa'daki aşırı sağcıların  tezlerini Türkiye'de orijinal bir fikirmiş gibi sunmak, bunları siyasi parti  genel başkanlarından duyuyor olmak, doğrusu son derece ibretliktir ve son derece  de üzüntü verici bir durumdur."

Sosyal medya üzerinden yurt dışında bazı karanlık tiplerin provokasyon  çağrısı yaptığını aktaran Çelik, bu çevrelerin sürekli olarak Türkiye'yi hedef  gösterdiğini söyledi. Bu tavrın boşa çıkacağını ifade eden Çelik, "En büyük gurur  duyduğum şey şudur, bundan hepimiz gurur duymalıyız, bu provokatif karanlık  tiplerin Türkiye'de bir kaos yaratmak, provokasyon ortamı oluşturmak için sosyal  medyada yaptığı çağrıların altına vatandaşlarımız, gençler, farklı partilerden,  farklı siyasi görüşlerden ve farklı hayat tarzlarından bütün vatandaşlarımız aynı  tepkiyi göstermektedir ve bunlara 'bizim çok partili bir hayatımız var ama  hepimiz tek bir Türkiye'yiz. İçişlerimize, demokrasimize karışmayın. Türkiye ile  ilgili kaos planlarınızı elimizin tersiyle itiyoruz' demektedirler." ifadesini  kullandı.

Çelik, vatandaşların son derece yüksek iradeyle ortaya koydukları bu  tavrı büyük bir saygıyla karşıladıklarını söyledi.

BOLU BELEDİYE BAŞKANI

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Bolu Belediye Başkanı Tanju  Özcan'ın kentte yaşayan Suriyelilere yapılan yardımları kesme kararına ilişkin,  "Siyasi hayatımızda ilk defa bu kadar açık ve aleni bir ırkçılığın bir belediye  başkanı tarafından ortaya koyulduğunu görüyoruz." dedi.

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın ilk icraatı olarak kentte yaşayan  mazlum Suriyelilere yapılan ayni ve nakdi tüm yardımlara kesme talimatı verdiğini  aktaran Çelik, "Siyasi hayatımızda ilk defa bu kadar açık ve aleni bir ırkçılığın  bir belediye başkanı tarafından ortaya koyulduğunu görüyoruz." ifadelerini  kullandı.

Bunun Avrupa'da aşırı sağcı görüşe sahip belediye başkanlarının  Türklere, Müslümanlara, mültecilere karşı kullandığı dilin aynısı olduğunu  vurgulayan Çelik, "Irkçı, nefret politikasıyla dolu bir yaklaşım ve bu ilk defa  oluyor. Üstelik bu belediye başkanı Kur'an-ı Kerim'i öperek göreve başlıyor.  Kendisine o öptüğü Kur'an-ı Kerim'i okuma tavsiyesinde bulunuyoruz." diye  konuştu.

Bakara Suresi'nin 177. ayetinde insanlık konusunda yapılan çağrıyı  anımsatan ve Türk milletinin tarih boyunca zorda olanlara, mazlumlara kapısını  açtığını dile getiren Çelik, "Şimdi bu faşist uygulamaya imza atanlar karşısında  Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin ne dediğini duymak istiyoruz." dedi.

Çelik, Paris Belediye Başkanı'nın kendilerini tebrik etmesinden büyük  gurur duyanların bu belediye başkanının mültecilerin yatmaması için köprü  altlarına kaya blokları yerleştirmek, onlara çorba dağıtan öğrenciler hakkında  şikayette bulunmak gibi icraatlarını da bilmesi, bu kişiyi örnek almaması  gerektiğini ifade etti.

"Bu büyük bir utançtır"

AK Parti Sözcüsü Çelik, yaşanan durumun Türkiye'nin ne geleneğinde ne  de siyasi tarihinde yeri olmayan bir husus olduğunun altını çizerek, sözlerini  şöyle sürdürdü:

"Bu büyük bir utançtır. Bu utançtan Türk siyaseti, milletimiz sorumlu  değildir. Bunu yapan şahıs sorumludur. Bir de şuna dikkat çekmek gerekir;  Avrupa'daki aşırı sağcıların, faşistlerin kullandığı argüman bu belediye başkanı  tarafından burada da kullanılıyor. Sanki mülteciler, göçmenler olmasa her yer  cennetmiş gibi her türlü aksaklık, olumsuzluk, hayatın olağan akışı içerisinde  her zaman var olmuş sıkıntılar mültecilere yüklenmeye çalışılıyor.

Herhangi bir yerde geçim sıkıntısı, problem varsa hemen bu ölümden  kaçıp bize sığınmış insanlara yüklenmeye çalışılıyor. Kendisine 'sosyal  demokratım' diyen, tarihinin hiçbir döneminde sosyal demokrat olmamış Cumhuriyet  Halk Partisinin kendi adayının ortaya koyduğu bu şeye net bir tavır koyması  gerekir. Bolu Beyi'ne karşı tavır koymuş, Köroğlu'nun hikayesiyle büyümüş  kardeşlerimizin, gençlerimizin de bunu çok iyi değerlendireceğini, bu zulme karşı  gereken itirazı göstereceğini değerlendiriyorum."

Batıkent'te köpeklerin zehirlenmesi

Açıklamasında Ankara Batıkent'te köpeklerin zehirlenmesi olayına da  değinen Çelik, "Batıkent'teki bu olay olur olmaz İçişleri Bakanımız, güvenlik  güçlerimiz, Tarım ve Orman Bakanımız konuyla yakın bir şekilde ilgilendiler.  Türkiye'nin çeşitli illerinde kasten bu hayvanların öldürüldüğü, eziyet edildiği,  metruk alanlara terk edildiği, kurşunlandığı, üzerilerine araba sürüldüğü,  çeşitli organlarının kesildiği gibi vahşetle karşı karşıya kalıyoruz. Varoluş bir  bütündür, insan, hayvan veya bitki diye ayrılmaz. Varoluşun bir kısmına saygı  göstermeyenin diğer kısmına saygı göstermesi düşünülemez." dedi.

Çelik, "Yeryüzünde hayatı paylaştığımız bu canlılara karşı yapılmış  eylemin, insana karşı yapılmış eylemden farkı yoktur. Cumhurbaşkanımız hayvanları  korumayla ilgili yasa konusundaki hassasiyetini en yüksek düzeyde dile getirdi.  Bu konularda yaptığı konuşmalarda da topyekun devlet kurumlarını uyardı. Bu  konuda hassasiyet çok yüksektir." diye konuştu.

Geçmişte, tarihin her döneminde hayvanları koruyan uygulamalara imza  atıldığını, tarihte hayvan hastanesini açan ilk milletin de Türkler olduğunu ve  bunun genç nesillere öğretilmesi gerektiğini anlatan Çelik, "İçimizdeki bu  vahşilerin ders alması her şeyden önce toplumsal duyarlılıkla olur."  değerlendirmesini yaptı.

Hazreti Muhammed'in kuşu ölen bir çocuğa taziyeye gittiğini  hatırlatarak, bu geleneğe sıkı sıkıya bağlı olduklarının altını çizen Çelik,  Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konudaki hassasiyetinin en yüksek düzeyde olduğunu  vurguladı.

Bu çerçevede Kamu Denetçiliği Kurumunun da Hayvan Hakları Çalıştayı  düzenlediğini anımsatan Çelik, "Bu konudaki her türlü durumu takip ettiğimizi,  bunun farkında olduğumuzu ve anında müdahale ettiğimizi de bütün dostlarımızla  paylaşmak isterim. Bu konuda herhangi bir durum olduğunda da derhal partimize  ihbarda bulunulursa bununla ilgili çalışmaları da yakından takip ederiz."  açıklamasında bulundu.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, açıklamalarının ardından, soruları yanıtladı.

AK Parti'nin olağanüstü itiraz yolunu kullanarak İstanbul'da seçimin  yenilenmesi başvurusunu ne zaman yapacağının sorulması üzerine Çelik, bunun bir  yasal süresi olduğunu, yapılmış bir başvuru olmadığını ve zamanı gelince  yapılacağını söyledi.

Çelik, bugün açıklanan kıdem tazminatı reformu ile ilgili soruyu  yanıtlarken de bu konunun çok merak edildiğini ancak konuyla ilgili detayların  henüz belli olmadığını, çalışmaların sürdüğünü dile getirdi.

Hayvan Hakları Yasası ile düzenlemenin ne zaman TBMM'ye geleceğiyle  ilgili bir soruyu da yanıtlayan Çelik, şu an için herhangi bir tarih  veremeyeceğini söyledi.

Cezaların artırılmasıyla ilgili talebin hassasiyetle üzerinde  durulduğunu belirten Çelik, "Ama esas olan bununla ilgili yüksek bir toplumsal  duyarlılık oluşmasıdır. Bu duyarlılık çoğu zaman hayvan hakları derneklerinin  görev alanıyla kalıyordu fakat son zamanlarda başarılı çalışmalarla bütün  toplumun değeri haline geldi. Farkındalık yaratanlara bu konuda çalışma yapanlara  teşekkür ediyoruz." dedi.

Hayvan sevgisinin aileden, okuldan başlayarak çocuklara aşılanması  gerekliliğinin önemine değinen Çelik, cezai düzenlemelerin bir sonuç olduğunu  bildirdi. Çelik, "Orada bir irade eksikliği yok. Cezaların artırılması, diğer  düzenlemelerin yapılması. Ama bu tip meselelerde esas olan genel duyarlılığın  oluşmasıdır." diye konuştu.

Bu durumun toplumsal duyarlılıkla, ahlakla ilgili de olduğunu belirten  Çelik, geçmiş dönemlerde hayvanlara uygun binalar ve çevre düzenlemeleri  yapıldığını anlattı.

Erdoğan-Bahçeli görüşmesi

AK Parti Sözcüsü Çelik, bugün gerçekleşen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP  Genel Başkanı Devlet Bahçeli görüşmesinde nelerin konuşulduğuna dair bir soru  üzerine, "Seçim sonuçları değerlendirildi, seçim sonuçlarından duyulan memnuniyet  dile getirildi." dedi.

Çelik, şunları söyledi:

"Cumhur İttifakı burada büyük bir başarıya imza atmıştır, hedeflerine  ulaşmıştır. Daha önceden yüzde 50'nin aşılması gerektiği şeklindeki hedef, yüzde  52 şeklinde ortaya çıkmıştır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin yerel  yönetimler seçimiyle de onaylanmış olması büyük bir memnuniyet yaratmıştır. Çünkü  üç kere testten geçmiş oldu. Referandum, genel seçim, yerel seçim. Tabii bundan  sonrasında da Cumhur İttifakı'nın Türk siyasi hayatına vurduğu bu damganın devam  etmesi, iş birliğinin devam etmesi yönünde bir irade paylaşımı ortaya çıkmıştır.  Önümüzdeki günlerde de bu görüşmeler yapılacaktır. Partiler arasında görüşmeler  yapılacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Bahçeli arasında da her zaman bu  görüşmeler mümkün olacaktır."

Muhalefetin, AK Parti'nin Büyükçekmece iddialarına karşı  açıklamalarının sorulması üzerine de Çelik, şunları kaydetti:

"Çok enteresandır. Olmayan binalar ve olmayan seçmenlerden  bahsediyoruz. Onlar hala hakikat peşinde koşacağına 'hukuki temeli yoktur.'  Olmayan binalar varmış gibi gösterilmiş, olmayan seçmenler varmış gibi  gösterilmişse ki bugün Mevlüt Bey kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. Siyaset  sadece legalite değildir, siyasetin bir de moralitesi vardır. Burada aslında  CHP'nin söylemesi gereken şey bu. 'Burada nasıl olmayan binalara seçmen yazılmış,  olmayan adreslerde nasıl oy kullandırılmış. Bunun arkasına gitmemiz lazım. Böyle  bir sonuç bizim de içimize sinmez, ahlaki olmayan sonucu biz de kabullenmeyiz.'  diyeceğine 'hukuki temeli yoktur' diyor."

Hukukçuların, bunların tamamının hukuki temellerinin olduğunu ortaya  koyduğunu belirten Çelik, "Bir şeyin usulü doğru değilse esasında da sıkıntı  vardır. Öncelikli olan usuldür." ifadesini kullandı.




Kaynak: www.milliyet.com

Bu haber 271 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Terörsüz Türkiye Hedefi Doğrultusu Yürütülen Süreci Doğru Buluyor musunuz?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI