ABD Başkanı Donald Trump, Kongre’de merakla beklenen “Birliğin Durumu” konuşmasını yaptı. Trump konuşmasında, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile gerçekleştireceği görüşmeden Meksika sınırına yapılması planlanan duvara kadar pek çok konuya değindi. Trump, başkanlık koltuğundaki ikinci “Birliğin Durumu” konuşmasını Temsilciler Meclisi Genel Kurul salonunda yaptı. 29 Ocak’ta yapılması planlanan, ancak federal hükümetin kapalı olması sebebiyle 5 Şubat’a ertelenen konuşmanın yapıldığı oturuma, Başkan Yardımcısı Mike Pence ve Temsilciler Meclisi’nin Demokrat Başkanı Nancy Pelosi başkanlık etti. Trump’ın eşi Melania Trump’ın da katıldığı gecede, ülkenin farklı yerlerinden davet edilen birçok isim de salonda yerini aldı.
Vietnam’da görüşecek
Bir saat 22 dakika süren konuşmasında Trump, Kuzey Kore lideri Kim ile yapacağı ikinci zirvenin Vietnam’da 27-28 Şubat’ta gerçekleşeceğini ilan etti. Trump, Kore Yarımadasında diplomatik bir çözüm için uğraştıklarını ve sonuç almaya başladıklarını ifade ederek, “Rehinelerimiz eve döndü, nükleer denemeler durdu ve 15 aydır yeni füze denemesi yapılmadı. Eğer ben Başkan olmasaydım, şahsi kanaatim, Kuzey Kore ile ciddi bir savaşın eşiğinde olabilirdik” dedi.
Meksika sınırına duvar projesine geniş yer ayıran Trump, geçmişte birçok politikacının bu konuda vaatte bulunduğunu belirterek “Bugüne kadar kimse oraya uygun bir duvar örmedi. Ben o duvarı yapacağım” dedi. Trump, “Cumhuriyetçiler ve Demokratlar acil bir ulusal krizi çözmek için birlikte hareket etmek zorunda” dedi.
‘Eve dönme vakti’
Önceki başkanların Ortadoğu politikalarını eleştiren Trump, kendi yönetiminin stratejisini “ilkeli realizm” diye tanımladı ve “Büyük milletler sonsuz savaşlar yapmazlar. Göreve geldiğimde DAEŞ, Irak ve Suriye’de yaklaşık 52 bin kilometre kareyi kontrol ediyordu. Bugünse bu bölgenin neredeyse tamamını o kana susamış katillerden kurtardık. Şu anda DAEŞ’in kalıntılarını yok etmek için müttefiklerimizle birlikte çalışıyoruz, artık kahraman savaşçılarımızın Suriye’den sıcak evlerine dönme vakti geldi” dedi. Trump, Afganistan’da da siyasi bir çözüm bulma noktasına geldiklerini ifade etti.
Venezuela’ya da değinen Trump, iki hafta önce geçici devlet başkanı olarak Juan Guaido’yu tanıdıklarını hatırlattı, “Özgürlük için ortaya koydukları onurlu mücadelelerinde Venezuela halkıyla yan yanayız. Sosyalist politikalarıyla Güney Amerika’nın en müreffeh ülkelerinden birini fakir ve sefil bir hale dönüştüren Maduro rejiminin gaddarlığını kınıyoruz” dedi. Konuşmasında İran’dan da da bahseden Trump, “Benim yönetimim, dünyanın teröre en fazla destek veren ülkesi olan İran’la yüzleşmede de kararlı davrandı. Bu yozlaşmış diktatörlüğün hiçbir zaman nükleer silahlara sahip olmaması için ABD’yi felaket bir nükleer anlaşmadan çektim, ardından da şimdiye kadarki en sert yaptırımları getirdik” değerlendirmesini yaptı.
Rusya ile ABD arasındaki Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler (INF) Anlaşması’ndan ayrıldıklarını hatırlatan Trump, “Biz anlaşmaya uyarken, Rusya anlaşmayı defalarca ihlal etti. Bundan dolayı INF Anlaşması’ndan çekildik. Belki Çin ve diğer ülkelerin de katılacağı farklı bir anlaşma müzakere edebiliriz, belki de edemeyiz” dedi.