Mevlütoğlu, “Bu sistemin satışının onaylanması, öncesinde konuşulan veya hazırlanan bir pazarlığın yeni aşaması gibi değerlendirilebilir” derken, “Senato onayı için de ABD’de 15 günlük bir süreç vardır. ABD uzun bir tatil sürecine giriyor yeni yıl dolayısıyla. Yani zamanlama bu anlamda enteresan” ifadesini kullandı. Mevlütoğlu, “Arka planda, bu tarz kararlar açıklanmadan önce mutlaka nabız tutulur. Eğer Senato’da reddedilme durumu düşünülseydi, bu karar hiç açıklanmazdı” dedi.
Kararın S-400 anlaşmasına etkilerini değerlendiren Mevlütoğlu, “Türkiye her ikisine de eğilim göstererek, her ikisine de ihtiyacı olduğunu söylüyor. Öte yandan bu işin bir ucu da Suriye’ye dokunuyor olabilir. Fırat’ın doğusu meselesinde değişiklikler olursa, bu anlaşmalara da yansımalar söz konusu olabilir” dedi. “ABD’nin kararının arka planında öncelikli olarak Rusya’dan S-400 alımlarını durdurmak yatıyor olabilir” diyen Mevlütoğlu, “Eğer Türkiye bir seçim yapmak durumunda kalırsa “teknik açıdan” ABD’nin Patriot sistemleri bir avantaja sahip. Çünkü bütün savunma sistemleri NATO işleyişine göre ve Türkiye, Patriot’ları mevcut hava savunmasına entegre edebilir. S-400’ler ise, mevcut sistem ağına bağlanma konusunda eksikliklere sahip olduğu için etkin kullanımı mümkün olmaz. Buna karşın S-400’ler şu an günümüzde en yüksek standartlardaki hava savunma sistemi olarak biliniyor. Ancak entegrasyon durumu nedeniyle tek başına bu standardı yakalayamayabilir” ifadelerini kullandı.
Mevlütoğlu, kararın ‘şu aşamada Türkiye-Rusya arasında bir savunma politikası değişikliğine neden olmayacağını’ belirtirken, “’Türkiye’nin yönü Rusya’dan ABD’ye kaydı’ değerlendirmesinde bulunmak için erken. Ortada görüşmeler ve bir pazarlığın olduğu kesin ama Türkiye’den bu anlamda radikal bir değişiklik öngörmüyorum. Süreci takip etmek gerek. 24 saat geçmeden her şey değişebilir” dedi.