beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


Ali YETGİN

facebook-paylas
18 Keçi ve Kardak
Tarih: 22-02-2019 14:13:00 Güncelleme: 22-02-2019 14:13:00


Türkiye’nin sınırlarını koruması, terör yapılanmalarına karşı operasyonları, Suriye’de etkin rol alması, katar konusunda belirleyici olması, bölgesinde güç dengelerinden biri olması, Kafkaslarda ve Ortadoğu’da giderek etkinleşen rollerinden sonra Yunanistan’da “Doğrudan gelen tehdit” sendromunu yeniden yeşertmiştir.

 

Peki Çipras ne yapmak istiyor?

 

Türkiye ile Yunanistan arasında Ege’deki Kardak kayalıklarıyla ilgili gerginlik yine gündemini koruyor. Karşılıklı sert söylemin ardından Yunanistan Dışişleri Bakanı, "Sürtüşme istemiyoruz" açıklaması yapmak zorunda kaldı.

 

Türk Yunan sorunları yeniden NATO gündeminde yerini almaya başladı. Yunanistan Ege’deki tartışmalı deniz sahaları konusunda son aylarda gerginliği tırmandıracak yaklaşımları Türkiye’nin kararlı duruşuyla sert bir kayaya çarptı.

 

Genel Kurmay Başkanı Hulusi Akar’ın aynı anda hem Afrin’de hem de Ege’de operasyon yapabilecek manevra kabiliyetine sahibiz açıklaması 15 yıllık Yunanistan’ın pervasızca yaptığı işgal ve taciz girişimlerine bir nevi dur demekti.

 

Ege ve Doğu Akdeniz’de sular Afrin’den bağımsız ısınmadı. Yeni enerji yatakları, yeni ittifaklar, yeni stratejiler Türkiye’yi karada ve denizde hedefe koymuştur. Kıbrıs açıklarında dünyanın en uç noktalarından gelen amperyal devletler doğalgaz ve petrol arama çalışmalarına hız verdikçe Ege sularında adalar üzerinden Yunanistan fırsatı kendi lehine çevirmek ve iç siyasete göz kırpmak için hamle yapmaktadır.

 

Güney Kıbrıs Rum yönetimi kontrollü gerginlik stratejini Doğu Akdeniz’deki yeni enerji kaynakları üzerinden devam ettirmektedir. Kıbrıs açıklarında Doğu Akdeniz petrolleri ve Türkiye’nin burada hak iddia etmesi, donanmasıyla bölgede gövde gösterisi yapması ciddi rahatsızlık vermiştir.

 

Fırsatçı bir sırtlan gibi pusuda bekleyen Yunanistan Türkiye’den parça koparmak için hala diş biliyor.

 

Yunan iç basınını takip ettiğimizde ileri derecede Türk düşmanlığının sık sık dile getirildiğini görebiliriz.

 

Yunan Genel Kurmay Başkanının burnumuzun dibinde işgal ettiği adacıklara ziyareti bi nevi gövde gösterisi niteliğindedir.

 

Türkiye ile Yunanistan arasında Kardak krizi yeniden başlarken Eski Yunanistan Dışişleri Bakanı Theodoros Pangalos "En iyi Türk ölü Türk'tür." diyerek küstah bir açıklamaya imza attı. Bu açıklama şuuraltının dışa vurumudur.

 

Yunanistan Yüksek Mahkemesi, Türkiye'nin 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası Yunanistan'a kaçan 8 darbeci askere yönelik iade talebini reddetmişti. Yargıç Giorgos Sakkas’ın, "askerlerin Türkiye'ye iade edilme durumlarında adil yargılanma olasılıklarının düşük olduğunu” ifade etmesi Türkiye’nin uluslararası kamuoyundaki algısını bozmak için yapılmış bir açıklama olmadığını söylemek saflık olur.

 

Türkiye İçerde darbe girişimi ve PKK terör örgütüyle uğraşırken dışarda sınırlarımızın ötesinde terör maskeli küresel devletlerle mücadele etmektedir. Bu ateş çemberi içerisinde varlık mücadelesi veren Türkiye’nin muharebe gücünü test etmek için Yunanistan ara ara hamle yapmaktan geri durmuyor.

 

Geçen gün bir tartışma programında bir kadının “on sekiz keçinin otladığı kaya parçası için savaş mı yapalım?” ifadesi de ayrı bir kepazeliktir.

 

Bütün bu yaşananlar Egenin iki yakasında da Türk’e kurulan pusunun boyutlarını ortaya koymaktadır. Etrafımızda olup bitenlere gözlerimizi kapatamayız. Tarih ve coğrafya şuuru olmayan kimselerin ekranlardan uzak tutulmasında fayda vardır.

 

Milletimizin duygularını kullanarak fütursuzca mal ve makam sahibi olanlar belli bir noktadan sonra milletimize ve devletimize bilerek ya da bilmeyerek ihanet etmeden duramamışlardır.

 

Liyakatsiz kadrolar Türkiye Cumhuriyetini uçuruma götürür, Türk Milletini de kan ve göz yaşıyla dolu bir geleceğe sürükler.

 

Eyvah ve keşkelerle dolu cümleleri hayatımızdan söküp atmanın vakti gelmiştir. Milli kadrolarla 2023’e yürümek en doğru karar olacaktır.

 

Dünün Fatihleri yıkılmaz zannedilen surları nasıl mühendislik harikası şahin toplarıyla yıktı ve fetihlerin en güzelini bizlere miras bıraktıysa bugünün Fatihi olmaya namzet milli ve yerli kadrolar da yıkılmaz zannedilen ve kalpleri çepeçevre saran yüksek surları yerle bir edecek şahin topları gibi nakış nakış işleyecek söz ve davranışlarla gönüllere girmelidir.

 

Türk Milletinin geleceğine yön verenler, dünden bugüne çağlayan gibi akan milletimizin asıl zemini olan Türk ve İslam istikametinde Cumhuriyet değerlerine sıkı sıkı sarılarak sel olup akmasını sağlamalıdır.

 

 

Ne Mutlu Türküm Diyene!

En içten saygılarımla,

 

Ali YETGİN

Türkolog

15.02.2018

ORTADOĞU GAZETESİ



Bu yazı 312 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Terörsüz Türkiye Hedefi Doğrultusu Yürütülen Süreci Doğru Buluyor musunuz?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI