Yıl 1969
Adana’da sokaklara büyük bir coşku, büyük bir heyecan hâkim. Türk Milliyetçileri için kilometre taşı niteliğinde bir adım atılmakta.
Atatürk’ten sonra Türk Milliyetçileri Türk siyasetinde neredeyse yok denecek kadar azınlıkta.
Türk Milliyetçilerinin hınca hınç doldurduğu salonda Başbuğ Alparslan Türkeş, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’nin adını değiştirerek Türk Milliyetçiliğinin siyasetteki yeni karargahını açıkladı.
Büyük kongreden sonra artık partinin logosu Üç Hilal adı ise Milliyetçi Hareket Partisi’ydi.
MHP’nin gençlik yapılanması, Ülkücülerin Kutlu dergâhı olan ve şu an faaliyetlerine devam eden “Ülkü Ocakları” için Hilal içinde bozkurt amblemi üzerinde karar kılındı. Böylece, Milliyetçi Hareket Partisi’nin 50 yıllık tarihi serüveni başlamış oldu.
Başbuğ Alparslan Türkeş, yol haritasını Milliyetçilik, Ülkücülük, Ahlakçılık, İlimcilik, Toplumculuk, Endüstri ve Teknikçilik, Köycülük, Gelişmecilik ve Halkçılık, Hürriyet ve Şahsiyetçilik olmak üzere dokuz ilkeyle açıkladı.
Başbuğ Türkeş, MHP’nin öğretisini, “Türk milletinin özelliklerine uygun Müslüman ve Türk realitesini göz önünde bulunduran, modern ilim ve tekniği yol gösterici olarak kabul eden milli bir doktrin” olarak tanımladı.
MHP’nin kurucusu Alparslan Türkeş, Türklerin bir bayrak altında toplanmasının uzak ama mümkün olan bir hedef olduğu görüşündeydi.
MHP, 1969 ve 1973 genel seçimlerinde çok büyük başarılara imza atarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Türk Milleti adına ben de varım dedi.
Alparslan Türkeş, Adana'dan milletvekili seçilerek 1973'e kadar TBMM’de MHP’yi tek başına temsil etti. Ancak 1973 seçimlerinde 3 milletvekiliyle meclise giren MHP, 1 Nisan 1975'de 1. Milliyetçi Cephe Hükümeti 'ne girdi. 22 Temmuz 1977'de oy oranını %3,4’ten, %6,4’e çıktı.
2. Milliyetçi Cephe Hükümeti ise biri başbakan yardımcılığı olmak üzere 5 bakanlıkla temsil edildi. Böylece MHP, Türk siyasetine yön vermeye başladı.
Ve tarih Alparslan Türkeş’i milyonların dilinden "Başbuğ Türkeş" olarak not ediyordu. Başbuğ Türkeş, MHP, ÜGD, MİSK ve Pol-Bir kuruluşlarıyla teşkilatını genişletmeye başladı. Bu dönemde birçok ülkücü 1970'lerdeki çatışmalarda Komünist militanlar tarafından şehit ediliyordu.
Ankara’da Öğretmen Okulu öğrencisi Ertuğrul Dursun Ön Kuzu..
3 gün boyunca işkence edildikten sonra ciğerleri bisiklet pompasıyla şişirildi, 23 Kasım 1970 tarihinde yurdun çatısından aşağı atılarak şehit edildi..
Ülkücü gazeteci, yazar, milletvekili İlhan Darendelioğlu, milletvekili ve dillere destan Gümrük ve Tekel Bakanı Gün Sazak ve oğluyla birlikte MHP İstanbul İl Başkanı Recep Haşatlı Komünist örgütlerin düzenlediği saldırılarda şehadete erdi. Şehitler kervanı uzadıkça uzadı.
Bir Ülkü Uğruna bir bir toprağa verildi canlar..
Artık Türkiye’de hem siyaset hem de sokaklar hareketlenmeye başlamıştı.
Milliyetçi Hareket Partisi, senaryosu önceden hazırlanan ve 1975'ten, 12 Eylül Darbesine kadar yaşanan terör olaylarında, Ülkü Ocakları MHP ile ilişkilendirildi ve suçlandı.
Türk milletini sevmekten başka bir suçu olmayan, Türk Milletinin varlığına kast edenlere karşı mücadele veren tertemiz Anadolu çocukları, Ülkücüler, önce Rusya ve Çinin ülkemizdeki taşeronları sonra da ABD’nin gayri meşru çocukları tarafından bir bir koparılıp alınıyordu.
12 Eylül’de ABD’nin gayri meşru çocukları darbeyle ülke idaresini ele aldı. Kenan Evren’in başını çektiği darbeyle birlikte işkence, sürgün ve idamlarla örülü çileli yolculuk başladı.
Ülkücü hareketin tarihi serüveni 1980 tarihine kadar böyle devam etti.
12 Eylül 1980 Kenan Evren Darbesinden sonra Milliyetçi Hareket Partisiyle beraber tüm siyasi partiler kapatılmıştı.
1987 tarihinde yapılan referandumun ardından siyasi yasaklar kalktı.
Milliyetçi Ülkücü Hareketin Lideri Başbuğ Alparslan Türkeş, nihayet siyasi hayata dönerek, MÇP’nin genel başkanı oldu.
MÇP, 1991 genel seçimlerinde Refah Partisi (RP) ve Islahatçı Demokrasi Partisi (IDP) ile ittifak kurdu. Sonuçlar, 19 MÇP üyesinin meclise girmeyi başardığını gösterdi, ancak parti mecliste grup kurmak için gerekli 20 sandalyeyi elde edemedi. Ülkücülerin meclisteki varlığı birilerini rahatsız etti. Ülkücü Hareketin içine ekilen nifak tohumları 9 Aralık 1991’de ayrılık getirdi.
24 Ocak 1993 tarihinde olağanüstü kongreyle partinin adı MHP olarak değiştirildi.
Milliyetçi Hareket Partisi küllerinden yeniden doğmuş Türk siyasetindeki yerini yeniden almıştı.
MHP ve Ülkücü Hareketin tarihi serüveni çilelerle, göz yaşlarıyla yoğurulmuş, dualar ve şehadet üzerine kurulmuştu.
Bu iman, cesaret ve inançla Ülkücü Hareket Türkiye’nin ve Türk dünyasının en büyük aksiyon hareketi halini almıştı.
MHP, Aralık 1995 genel seçimlerinde %8,2 oy aldı. %10’luk seçim barajını aşamadığı için milletvekili çıkarması mümkün olmadı.
4 Nisan Dünyanın Başımıza Yıkıldığı Gün
4 Nisan 1997’de MHP Lideri Başbuğ Alparslan Türkeş'in hayatını kaybetmesinden sonra 6 Temmuz 1997’de MHP olağanüstü kurultayı toplandı. Cennet mekan Merhum Başbuğ Türkeş’in oğlu Tuğrul Türkeş ve sağlığında Alparslan Türkeş’in yanından hiç ayrılmayan Devlet Bahçeli arasında çok çetin seçim yarışı başladı. Devlet Bahçeli seçimi kazanarak Milliyetçi Hareket Partisi’nin yeni genel başkanı oldu. Böylece Milliyetçi Ülkücü Hareket için ikinci dönem başlamış oldu.
MHP, 1999 Türkiye genel Seçimlerinde %17,98 oy alarak patlama yarattı. MHP, en çok oy alan ikinci ve 129 milletvekili çıkaran bir parti oldu. DSP-ANAP-MHP koalisyonunu kuruldu. MHP, biri başbakan yardımcılığı olmak üzere 12 bakanlık alarak mecliste güçlü bir temsiliyet elde etti.
3 Kasım’da erken seçime gidildi. 2002 Türkiye genel seçimlerinde. %8,3'e düşen MHP parlamentoya giremedi.
2007 Türkiye genel Seçimlerinde MHP %14,29 oy aldı. 71 milletvekili ile mecliste grubunu kurdu.
Yerel seçimlerde ise MHP, biri büyükşehir olmak üzere 10 ilin belediye başkanlığını aldı. Toplamda da 490 belediye başkanlığı kazandı.
Açılım denilen ihanet sürecinin başladığı bu yıllarda FETÖ bütün dikkatini MHP üzerine yöneltti. Kaset operasyonlarıyla MHP meclis dışında bırakılmak istendi. Çözüm ihanetinin karşısındaki tek engel MHP ve Lideri Devlet Bahçeli’ydi.
2011 Türkiye genel seçimlerinde %14,27 oy alarak ve mecliste 53 milletvekilliği kazanarak meclise girdi.
MHP, Haziran 2015 Türkiye genel seçimlerinde %16,29 oy aldı. 80 milletvekilliği kazandı. TBMM’de yeniden grubunu kurdu
Kasım 2015 Türkiye genel seçimlerinde %11,94 oy aldı. Ancak 40 milletvekili çıkararak meclise girebildi.
1 Kasım seçimlerinden sonra, her türlü arsızlık ve büyük kepazelikler sergilenerek, bir oldu-bitti oluşturulmak istendi.
Milliyetçi Hareket Partisi kendi içinde kongre tartışmalarıyla yıpratılmak, ülke siyasetinden uzaklaştırılmak istendi. Kongre tartışmalarından da bir sonuç alamadılar.
15 Temmuz hain FETÖ kalkışmasının ardından ilk andan itibaren net duruşunu gösteren Devlet Bahçeli, Başbakan Binali Yıldırım'ı arayarak "Milliyetçi Hareket Partisi her türlü demokrasi dışı arayışa tavırlı ve karşıdır" sözleriyle demokrasiden yana tavır aldı.
Böylece darbenin karşısında olduğunu göstermişti. O saatte genel merkezde bulunan milletvekillerinin büyük bölümünü milli iradeye sahip çıkmaları için TBMM'ye gönderirken, kendisi savaş uçaklarının ve helikopterlerin açık tehdidine, kulakları sağır eden gürültüsüne ve herkesi dehşete düşüren bomba seslerine rağmen ne ışıkları söndürttü ne de yerinden ayrıldı.
Sabaha kadar Genel Merkezden gelişmeleri izledi ve siyaseti yönlendirdi.
Yeni anayasanın taslağını bizzat hazırlayıp evet diyerek Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemini açan yine Milliyetçi Hareket Partisi’dir.
Genel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhur ittifakının yolunu açan MHP, Türk siyasetinin merkezinde, belirleyici bir rol almıştır.
Devlet Bahçeli, seçimler için 26 Ağustos 2018 tarihli erken seçimi işaret ederken hükümet bu konuda Devlet Bey’in çağrısına uyarak seçimleri 24 Haziran 2018 tarihine çekti.
Bu konuda ana muhalefet partisi CHP'den ziyade MHP'nin ne düşündüğü önemliydi.
Milliyetçi Hareket Partisi ve Ak Partinin birlikte oluşturduğu Cumhur İttifakı seçimlerden %51 oranında oy alarak yeni sistemle ülke yönetimini ele aldı.
Bu iki yıllık birliktelik esnasında Terörle mücadelede önemli bir mesafe kat edildi, Doğu ve Güneydoğu’da istikrar yeniden sağlanıp bölge terörden hendeklerden temizlendi.
Suriye’nin kuzeyine Zeytin Dalı, Fırat Kalkanı harekatları yapılarak burada kurulmak istenen terör devleti ortadan kaldırıldı. Kuzey Irak’ta Kandil yerle bir edildi. Savunma sanayisinde %65’e varan yerli üretim oranına ulaşıldı.
Sonuç olarak Başbuğ Alparslan Türkeş’in vefatından sonra Ülkemizde son 20 yılda alınan kritik kararların anahtarı hep Devlet Bahçeli ve MHP olmuştur.
Milliyetçi Hareket Partisi kutlu yürüyüşünün 50 yılına şehitler vererek, dualar alarak, ihanetler görerek gelmiştir.
Dün Başbuğ Alparslan Türkeş’in bugün Dr. Devlet Bahçeli’nin etrafında kenetlenen Ülkücüler İmanla kurulanın ihanetle yıkılamayacağını tüm cihana göstermiş, Üç Hilalin gölgesinde 50 yılı geride bırakmıştır.
Nice 50 yıllara..
Kuruluşun Kutlu olsun Milliyetçi Hareket…
Ne Mutlu Türküm Diyene!
En içten saygılarımla,
Ali YETGİN
Türkolog
Twitter: @aliyetgin2023
alibugrayetgin@gmail.com
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
