Kalın, Akdeniz’de doğalgaz arama çalışmaları konusunda da “Doğu Akdeniz’de bir oldubittiye Türkiye’nin göz yummayacağını herkesin bilmesi gerekir” dedi. Kalın, özetle şunları söyledi:
TÜRKİYE KONTROLÜNDE OLMALI: Trump’ın çekilme kararı sonrası ABD’nin askeri birimlerinin planlama yaptıklarını biliyoruz. Bu konunun takibi için Dışişleri Bakanımız Washington’a gidecekler. Temel beklentimiz milli güvenliğimizi teminat altına alacak adımların atılması. Burada oluşturulacak güvenli bölge ‘30-35 kilometre’ gibi rakamlar telaffuz edildi, bunu ne şekilde, yapacağımız konusunda biz birtakım ilkeler açıkladık. Bu bölgenin kontrolü Türkiye’de olmalıdır.
IMF İLE TEMAS YOK: Seçimlerden sonra IMF’ye gidileceğine dair rivayetlerin dolandırıldığı görülüyor. Bunlar tamamen algı operasyonlarıdır. Türkiye için IMF yılları geride kalmıştır.
MÜZAKERELER SÜRÜYOR: (Güvenli bölge konusunda ABD ile anlaşıldığı iddiası) Doğru değil. Müzakereler sürüyor. Oldu bittiyle; PYD-YPG’yi koruyan tampon bölge yaklaşımlarını reddediyoruz. Türkiye sınırı ve bölgedeki Suriyelileri korumayı hedeflemektedir. ABD, Obama döneminde YPG ve PYD’ye bu askeri desteği verene kadar, Suriye’de eli silahlı şu kadar bölgeyi kontrol eden elinin altında bu kadar silahlı askeri olan YPG/PYD diye bir örgüt yoktu. Amerikan koruma kalkanı ve desteği çekildikten sonra yine Suriye’de böyle bir örgüt olmayacak.
ASKERLİK SİSTEMİ: (Yeni askerlik sistemi) Milli Savunma Bakanımızın sunumunda bir bölüm vardı. Bedelli, dövizli ve normal askerlik başlığı gündemimizde var. 6-9-12 ay gibi zaman dilimlerine yayılan farklı askerlik türleri üzerinde çalışma var. 4 tane temel prensip var. Birincisi, öngörülebilirlik; askeri ihtiyaçlar ve nüfusa göre nasıl askerlik yapılacak. İkincisi ihtiyaçlar; yani TSK’nın temel ihtiyaçları nedir bunların belirlenmesi. Üçüncüsü yükümlülerin ne tür temel eğitim alacakları konuları. Dördüncüsü sistemin bütün olarak sürdürülebilir olması. Kısa sürede güzel haberi paylaşacağız.
TAVRIMIZ NET: (Suriye rejimiyle temaslar söz konusu mu) Bize göre Esed rejimi meşruiyetini yitirmiştir. Temas noktasına gelince daha önce de Cumhurbaşkanımız ifade etmişti. İstihbarat birimlerimiz Türkiye’nin güvenliği çerçevesinde ve Suriye sahasında yürüttükleri operasyonların emniyeti ve selameti açısından farklı merkezlerle buna Şam da dahil, Haseke, Kamışlıdaki rejim unsurları da dahil olmak üzere birtakım temaslarda bulunabilirler. Ama bu direkt rejimin meşruiyetini tanıma anlamına gelmez.