Millet İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu, Esenler Semt Pazarı esnafını ziyaret etti. Pazar ziyaretinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan İmamoğlu, Maltepe’deki sayım sürecine dair, “Sayılsın mı istiyorsunuz, sayılmasın mı? Amacınız ne? Anlamış değilim. Maltepe’de yapılan iş akıllara durgunluk veren bir iş” dedi. İmamoğlu, şöyle devam etti: “Seçimin sonuçlanması bu ülkenin lehine, demokrasinin lehine, dünyaya karşı olan itibarının lehine. Siz neyi düşünüyorsunuz? Tek derdiniz İstanbul’daki seçim sonuçlanmasın. Sonuçlanmayınca ne elde edeceksiniz? Seçimden endişe eden bizdik. Süreçten endişe eden bizdik. Seçimlerin adil olması için tereddütleri olan bizdik. Tüm yetkililer sahaya çıktınız dediniz ki; ‘milyonun üzerinde görevli var, tedbirler alındı, seçmen listesine yüzde yüz güvenin.’ YSK, açıklama yaptı. Ne oluyor? YSK, bu konuda son noktayı koymak zorundadır. Artık bizim güvenimizi sarsmaya başlamıştır bu süreç. YSK, vazifelidir. Milli bir vazifesi, sorumluluğu vardır. Ülkenin geçmişten bugüne yarınlara dönük demokratik sürecine ya katkı sunacaklar ya da çok kötü bir iz bırakacaklar. Dönüm noktasıdır.”
‘Hukuka saygısızlık’
Pazar ziyaretinin ardından Seyrantepe 2. Bölge seçim koordinasyon merkezinde basın mensuplarıyla bir araya gelen İmamoğlu, Binali Yıldırım’ın ‘oylarımız iç edilmiştir, seçim murdar olmuştur’ sözlerini değerlendirdi. İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Acelecilik yaptı diyor benim için ama rakibimiz tam bir yıldırım hızıyla ‘3 bin 870 oyla seçimi ben kazandım’ dedi. Görmemişlik yaptı diye beni suçluyor, seçimden yarım gün sonra tüm İstanbul’a ‘gönül belediyeciliği kazandı’ diye afiş asan ben olsaydım, görmemiş olurdum. Sayın Cumhurbaşkanı tek başına afiş assaydı bunu ifade edebilirdi de Sayın Yıldırım niye fotoğrafının konmasına izin verdi onu anlamış değilim. Sayın Yıldırım’ın kendi iddialarını bile anlatamaması bıkkınlığının bir göstergesidir. Sayın Yıldırım’ın seçimi mundar ilan etmesi, hukuka saygısızlıktır. Hani hukuka saygı gerekirdi. Bana tavsiyede bulunuyor. Hani ağırbaşlı olmak gerekirdi. Hani YSK’ya saygı duymak gerekiyordu. Hani devlet adamlığı bunu yapmayı gerektirirdi? Binali Bey, ‘neden geçersiz oylar benim lehime artmaktadır, yanlışlık varsa her iki adayın oylarının aynı oranda artması gerekir, bu da gösteriyor ki, oylarımız sandıklarda iç edilmiştir’ diyor. Kendi mantığını, akıl yürütmesini kanıt ve delil zannediyor. Reklam ajansınızla konuşun. Habire ‘bas mührü ampule’ diye bir ilan yapmışlar. Geçersiz oyların birçoğunda oylar mühür olarak logonun üstüne basılmış. Buradan iç güdüsel olarak kendi akıl yürütmesiyle bunu delil kabul ederek bir şeyler aramanın ne kadar acizlik olduğunu halkımıza duyurmak istiyorum.”
‘Beni gören gülümsüyor’
Yıldırım’ın “organize kötülük” sözlerine de değinen İmamoğlu, “Ben topluma iyi mesajlar vermiyormuşum, İstanbul’u hareketlendiriyormuşum. İstanbul’u hareketlendirdiğim doğru, beni gören İstanbullular gülümsüyor. Görmek istiyorsa Sayın Yıldırım’ı pazara yemeğe, kahvaltıya hatta Galatasaray-Fenerbahçe-Beşiktaş maçına davet ediyorum. Ben hiç kötülük, ihanet, ihtiras, kin, nefret gibi duyguları hiç bilmem. Ruhumda taşımadım Allah’a çok şükür. Başkalarını kendileri gibi gören anlayış bunu söyleyebilir. Şu anda sizin yaptığınız halkın iradesine karşı organize kötülüktür arkadaş. Bundan vazgeçin” diye konuştu.
İmamoğlu, Maltepe’de ilçe seçim kurullarının, tüm oy sayımlarının iptali yönündeki kararını kaldıran YSK’ya da teşekkür etti.
‘Ben sevgiden tevazu çıkarırım’
Fenerbahçe-Galatasaray derbisine gitmesine yönelik eleştirilere değinen İmamoğlu, “Bence milletin nezdinde hiç de polemik meselesi değil. Son yıllarda en barışçıl, en huzurlu iki maçını izledik. İnsanlar sadece bize sevgi ve coşku gösterisinde bulundu. Şu coşkuyu ve sevgiyi gören birçok insan toplumun önüne geçer amigoluk yapar. Ama ben bu durumdan ne çıkarırım biliyor musunuz? Tevazu ve mahcubiyet çıkarırım” dedi.