AK Parti Binali Yıldırım ile İzmir’de oylarını artırarak önemli bir eşiği geçmeyi başardı. Ama kentin anahtarını 16 yıldır alamadı. AK Parti bu kez Zeybekci ile anahtara talip.
27 Kasım’da AK Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak açıklanan ve iki aydır sahada çalışan Nihat Zeybekci’nin “10 numara İzmir” başlıklı kampanya lansmanını izlerken ilk dikkatimi çeken kullanılan görseller oldu. Daha önce verdiği röportajlarında da fark etmiştim. Gömlek, ceket yerine boğazlı bir kazak ve ceket ya da spor mont tercih ediyor Zeybekci. Giyimi rahatlığı çağrıştırıyor. Kampanya filminde, kot pantolon, kazak ve spor bir mont ile Kordon’da tek başına yürümüş. Kampanya filmindeki diğer görsellerle yapılan vurgu ise Atatürk, kaykay kayan ve gitar çalan gençler, hem başörtülü, hem başı açık kadınlar, Karşıyaka ve denizdi... “İzmir’e Zeybek yakışır, Zeybeğe hizmet” sloganıyla kalabalıklar içinde bir Zeybekci yerine dert dinleyen, bire bir temas eden bir başkan profili çizilmişti.
Nihat Zeybekci İzmir için projelerini 10 temel başlık altında toplamış. Ulaşım, alt yapı, istihdam, kültür, sanat, spor, turizm gibi alanlarda yapılacaklar şeklinde sıralanıyor. Hazırlanan projelerin bir arada, kentin sorunlarına çözüm sunmayı amaçladığı görülüyor. Örneğin ulaşım ve alt yapı sorunları çözülürken, bir yandan da kentin Türkiye ortalamasının üzerinde olan genç işsizliğinin ve buna bağlı dışarıya göçün durdurulması hedefleniyor. Turizmden daha çok pay alması için Antalya’nın 20’de biri olan yatak sayısının artırılacağı ya da dünyanın önde gelen geriatri merkezlerinden birini kurma vaadi ile yine bir yandan istihdama, öte yandan kentin ekonomik olarak büyümesine odaklanıldığı dikkat çekiyor. Entegre bir bakışın altı çiziliyor.
Kampanya filminin final cümlesinde Zeybekci “İzmir’e kendimi adamaya geldim” diyor. Bunu nasıl yapacağına dair iki ipucu olduğu söylenebilir. Birincisi, Denizli Belediye Başkanlığı ve AK Parti hükümetlerinde bakanlık yapmış olan Zeybekci sık sık ‘şehrimiz’, ‘İzmir’imiz’,’stadımız’, ‘mahallemiz’ gibi ifadelerle kenti içselleştirdiği mesajını verdi. İkincisi de projelerinin bir kısmını hazırlarken bakanlıklardan destek aldığını, hayata geçirirken de onlarla işbirliği yapacağını söyledi. Böylece yarışı kazanması halinde arkasında merkezi hükümetin olacağını hissettirdi.
Her seçimde İzmir(li) için söylenen ‘hayat tarzına müdahale’ istemediğidir. Zeybekci bu konuya sadece konuşmasının sonunda “İzmir’de hayat tarzı problemi yoktur, hayat kalitesi problemi vardır’ diyerek değindi. Belli ki kampanyasında da İzmirlilerin oyunu bu bakış açısı ve tıpkı salonda sarf ettiği “İzmir’deki bazı beceriksizliklerin üzerinin ideolojik perde ile kapatılmasına izin vermeyin. Oyunuzu İzmir’e verin” diyerek istiyor.