Bugun...



YSK gerekçeli kararı açıkladı

YSK'nin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptaline ilişkin 4'e karşı 7 üyenin oy çokluğuyla aldığı kararın gerekçesi açıklandı.

facebook-paylas
Tarih: 23-05-2019 09:03

YSK gerekçeli kararı açıkladı

Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK), 31 Mart Pazar günü  yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptaline ilişkin 4'e  karşı 7 üyenin oy çokluğuyla aldığı kararın gerekçesi açıklandı. 

YSK'nin kararı, internet sitesinden yayımlandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptaline karar veren  7 üyenin 212 sayfalık gerekçesinde, AK Parti'nin itirazları, seçim sürecinde  verilen ara kararlar ve tespitlere yer verildi.

Gerekçeli kararda, "İstanbul genelinde, sayım döküm cetveli olmayan  veya imzasız olmakla esasen yok hükmünde 108 sandıktaki oy kullanan seçmen  sayısının 30 bin 281 olduğuna" işaret edilerek, "seçim sonucunun belirlenmesinde  en önemli unsurlardan biri olan sayım döküm cetvellerinin 108 sandıkta  düzenlenmemiş olmasının, bu sandıklardaki seçim sonucunun güvenilirliğini ciddi  biçimde zedelediği" belirtildi.

Kararda, "754 sandıkta sandık kurulu başkanlarının yasal zorunluluğa  uyulmaksızın kamu görevlisi olmayan kişiler arasından belirlendiğinin görüldüğü"  bildirilerek, "Kanuna aykırılık oluşturan bu belirlemenin neden yapıldığı ilçe  seçim kurulları tarafından izah edilememiştir" ifadesine yer verildi.

"Oy farkının 13 bin 729 olması nedeniyle, 754 sandıkta sandık kurulu  başkanlarının kanun hükmüne aykırı olarak belirlenmesi ve bu şekilde oluşan  sandık kurullarının yaptıkları seçim iş ve işlemlerine itibar edilemeyecek  olmasının, seçimin neticesine müessir görüldüğü" vurgulanan kararda, "Sandık  kurulu başkanlarının kanuna aykırı belirlenmesiyle ilgili YSK'nin daha önceden  vermiş olduğu emsal oluşturacak içtihadı bulunmadığı." ifade edildi.

Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK), 31 Mart Pazar günü  yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptaline ilişkin  kararının gerekçesinde, ilçe seçim kurullarınca yapılan incelemeler sonucunda,  İstanbul seçiminde, 377 kısıtlının oy kullandığı, 6 sandıkta ölü olan kişilerin  yerine oy kullanıldığı, 41 sandıkta ceza infaz kurumunda bulunan tutuklu ve  taksirli suçlardan hükümlülerin yerine oy kullanıldığı, 58 sandıkta ceza infaz  kurumunda bulunan hükümlülerin yerine oy kullanıldığı, 224 adet zihinsel engeli  nedeniyle kısıtlı olan kişinin oy kullandığı tespitleri yer aldı. 

YSK'nin gerekçeli kararında, tüm tespitler ve hukuki durum karşısında,  İstanbul İli genelinde, 754 sandıkta sandık kurulu başkanlarının yasal  zorunluluğa uyulmaksızın kamu görevlisi olmayan kişiler arasından belirlendiğinin  görüldüğü belirtilerek, "Kanuna aykırılık oluşturan bu belirlemenin neden  yapıldığı ilçe seçim kurulları tarafından izah edilememiştir." denildi.

Kanun Hükmünde Kararnameler ile kamu görevinden çıkarılan kişilerden,  6’sı sandık kurulu başkanı, 3'ünün sandık kurulu kamu görevlisi üyesi olarak  görevlendirildiği ifade edilen kararda şunlar kaydedildi:

"Sandık kurulu başkanlarının geniş yetki ve görevleri, seçimin  güvenilirliğini sağlamak için getirilen şekil şartlarına uyulmaması ve siyasi  partilerle sandık kurulu başkanları listelerinin paylaşılmaması suretiyle siyasi  partilerin etkili bir itiraz yolu kullanamadıkları dikkate alındığında, sandık  kurulu başkanlarının kanun hükmüne aykırı olarak belirlendiği 754 adet sandıkta  oy kullanan seçmen sayısının, 212 bin 276 ve İstanbul Büyükşehir Belediye  Başkanlığı seçiminde Cumhuriyet Halk Partisi Adayı ile Adalet ve Kalkınma Partisi  Adayı arasındaki oy farkının 13.729 olması nedeniyle, 754 sandıkta sandık kurulu  başkanlarının kanun hükmüne aykırı olarak belirlenmesi ve bu şekilde oluşan  sandık kurullarının yaptıkları seçim iş ve işlemlerine itibar edilemeyecek  olması, sonuca müessir olay ve haller kapsamında değerlendirilerek seçimin  neticesine müessir görülmüştür."

Sayım döküm sonuçları

Kanun hükümleri uyarınca bir seçimin sayım ve döküm sonucunun sağlıklı  olarak alınabilmesinin, kanuna uygun olarak sayım ve döküm yapılması, bu sayım ve  dökümün sayım döküm cetvellerine işlenmesiyle mümkün olabildiği vurgulanan  kararda, kanun hükümleri uyarınca sandık sonucunu tespit eden sandık sonuç  tutanağının da ancak sayım döküm cetveli sonucuna göre düzenlenebileceği  kaydedildi.

Usülüne uygun olarak düzenlenmeyen bir sayım döküm cetveli olmadan  parti veya adayların aldığı oyların doğru tespit edildiğinden ve sandık sonuç  tutanağına parti veya adayın aldığı oyların doğru olarak geçirilmiş olduğundan  bahsedilemeyeceği belirtildi.

Seçim sonucunun belirlenmesinde en önemli unsurlardan olan sayım döküm  cetvellerinin bu önemleri uyarınca ilçe seçim kurullarınca sandık sonuç tutanağı  ile birlikte teslim alındığı ve taranarak, gerekli kontrolleri yapabilmeleri için  siyasi partilerle de sisteme tarandığı anda paylaşıldığı hatırlatılan kararda, şu  tespitler yapıldı:

"İstanbul İli genelinde, 18 adet sandıkta sayım döküm cetvelinin hiç  bulunmadığı, 90 adet sandıkta ise sayım döküm cetvellerinde sandık kurulu  imzalarının bulunmadığı görülmüştür. Sayım döküm cetveli olmayan veya imzasız  olmakla esasen yok hükmünde olan 108 adet sandıktaki oy kullanan seçmen sayısı 30  bin 281'dir.

Seçim sonucunun belirlenmesinde en önemli unsurlardan biri olan sayım  döküm cetvellerinin 108 sandıkta düzenlenmemiş olması, bu sandıklardaki seçim  sonucunun güvenilirliğini ciddi biçimde zedelemektedir. Sayım döküm  cetvellerindeki bu eksiklik, tek başına seçim sonucuna müessir olmamakla  birlikte, sandık kurulu başkanlarının kanuna aykırı biçimde belirlenmesi ile  birlikte değerlendirilmiştir.

Ayrıca ara kararımız uyarınca itiraz dilekçesi ve ekleri üzerinde ilçe  seçim kurullarınca yapılan incelemeler sonucunda, 377 adet kısıtlının oy  kullandığı, 6 sandıkta ölü olan kişilerin yerine oy kullanıldığı, 41 sandıkta  ceza infaz kurumunda bulunan tutuklu ve taksirli suçlardan hükümlülerin yerine oy  kullanıldığı, 58 sandıkta ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yerine oy  kullanıldığı, 224 adet zihinsel engeli nedeniyle kısıtlı olan kişinin oy  kullandığı tespit edilmiştir. Bu şekilde oy kullanma hakkı olmamasına karşın oy  kullandığı tespit edilen kişi sayısının 706 olduğu görülmüştür. Tüm bu nedenlerle  sonuca etkili sayıdaki sandıkta, sandık kurulu başkanlarının kanun hükümlerine  aykırı olarak görevlendirilmesi ve kanuna aykırı şekilde oluşan sandık  kurullarının yaptığı seçim iş ve işlemlerine itibar edilmesinin mümkün  bulunmaması hususu ile bir bütün olarak değerlendirilen yukarıda izah edilen  diğer kanuna aykırılık ve usulsüzlükler, seçimin güvenilirliğini ortadan kaldıran  ve seçim sonucuna müessir olay ve haller kapsamında görülmüş, bu nedenle seçimin  iptali ve yenilenmesine karar verilmesi gerekmiştir."

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), İstanbul Büyükşehir  Belediye Başkanlığı seçiminin iptaline ilişkin kararın gerekçesinde, sandık  kurulu başkanının mülki amir tarafından bildirilen kamu görevlileri listesinden  seçilmesinin yasal zorunluluk olduğu, bu zorunluluğa ilçe seçim kurullarınca  makul ve hukuki bir gerekçe ileri sürülmeksizin uyulmamış olması ve bu suretle  kanunla getirilen sandık kurulu başkanının belirlenmesine dair şekil şartlarının  ihlalinin, seçimin güvenilirliğini ortadan kaldırdığı belirtildi. 

YSK'nin gerekçeli kararında, anayasanın "Seçimlerin genel yönetim ve  denetimi" başlıklı 79'uncu maddesi, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve  Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un "Yüksek Seçim Kurulunun görev ve yetkileri  şunlardır" başlıklı 14'üncü, "İl seçim kurulu ve başkanlarının şikayet üzerine  verecekleri kararlarla, sair kararlarına ve tutanaklara itiraz ve olağanüstü  itiraz” başlıklı 130'uncu, "İtiraz üzerine verilecek karar" başlıklı 113'üncü  maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden, YSK'nin seçilme yeterliliğine  ilişkin tam kanunsuzluk halleri hariç olmak üzere ancak süresi içinde olağan veya  olağanüstü itiraz yoluyla önüne gelen itirazları inceleyebilme yetkisi  bulunduğuna işaret edildi.

Diğer yargı mercileri gibi YSK'nin de seçilme yeterliliğine ilişkin  tam kanunsuzluk halleri hariç olmak üzere, süresinde itiraz yoluyla önüne  gelmeyen bir konuda resen karar vermesinin mümkün olmadığı belirtilen kararda, şu  değerlendirmelerde bulunuldu:

"Bu itibarla inceleme olağanüstü itiraz konuları ile sınırlı olarak  yapılmıştır. İtiraz konusu ise Adalet ve Kalkınma Partisinin süresinde başvurusu  üzerine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin seçim iş ve işlemleri  nedeniyle olağanüstü itiraz yoluyla iptaline ilişkindir. Yine yukarıda yer  verilen 298 sayılı kanunun 130. maddesi hükmü uyarınca olağanüstü itirazın ancak  seçimin neticesine müessir olaylar ve haller sebebiyle yapılması mümkündür.  Olağanüstü itirazın kabul edilebilmesi, seçimin neticesine müessir görüldüğü  takdirde mümkün olabilecektir. Keza, seçimin neticesine müessir bir olay veya  halin varlığı saptandığında alt kademelerce verilen kararların kesin veya  kesinleşmiş olması veya kurullara derece derece ve müddeti içinde müracaat  edilmemiş olması, bu itirazın incelenmesine ve reddine sebep teşkil  etmeyecektir."

Sandık kurulu başkanlarının seçimi

Kararda, 298 sayılı kanunun, "Sandık kurulu başkanının seçimi"  başlıklı 22. maddesinde 13 Mart 2018'de yapılan değişiklikle, kurul başkanının,  mülki idare amiri tarafından yerleşim yeri adresleri esas alınmak suretiyle  ilçede görev yapan tüm kamu görevlilerinin listesi alınarak bunlar arasından  belirlenmesi ilkesinin benimsendiği ve sandık kurulu başkanları yönünden istisnai  başkaca bir hükme yer verilmediğine dikkat çekildi.

Kanun hükmünün yoruma yer bırakmayacak şekilde açıklığı karşısında,  sandık kurulu başkanlarının mülki idare amiri tarafından bildirilen kamu  görevlileri listesinden seçilmesinin kanuni zorunluluk olduğu vurgulanan kararda,  bu yeni düzenlemenin sandık kurullarının oluşturulması sırasında ilçe seçim  kurulları tarafından uygulanma ve YSK tarafından itirazlar aşamasında dikkate  alınma zorunluluğu bulunduğu belirtildi.

Kararda, Türk hukuk sisteminde kurulların nasıl oluşturulacağının  kendi özel kanunlarında düzenlendiği, bu oluşuma aykırı olarak kurulda  bulunmaması gereken bir kişinin kurulda yer alması halinde, itiraz veya dava  üzerine kurul kararlarının şekil yönünden geçersiz olacağı, esasa girilmeden  iptal edileceğinin tartışılmaz bir uygulama olduğu ifade edildi.

Danıştayın konuya ilişkin tüm içtihatlarında disiplin kurulu, sınav  komisyonu, tez jürisi, doçentlik jürisi ve benzeri gibi kurulun kanun veya  yönetmeliğe aykırı şekilde oluşturulması halinde, hukuka aykırı oluşturulan bu  kurulların yapmış olduğu işlemlere karşı açılan davalarda işin esasına  girilmeksizin şekil yönünden işlemlerin iptaline karar verildiği aktarıldı.

Seçim hukukunun esasen bir şekil hukuku olduğu belirtilen kararda,  seçim hukukunda kanun hükümlerine sıkı sıkıya bağlılığın esas olduğu vurgulandı.

Seçim hukukunun temel ilkesi

"Özellikle seçimle ilgili kurulların oluşumunda kanunun emredici  hükümlerine uyulması seçim hukukunun temel ilkelerinden birisidir" denilen  kararda, sandık kurulu başkanlarının seçim iş ve işlemlerinin yönetilmesine dair  geniş görev ve yetkileri bulunduğu, oy verme düzeninin sağlanması, oy verme  işlemleri, seçim sonucunun belirlenmesi gibi seçim sonucuna müessir işlemleri  yaptıkları anımsatıldı.

Kararda, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

"İstanbul ili genelinde büyükşehir belediye başkanlığı seçimi 31 bin  186 sandıkta yapılmıştır. Bu sandıklarda bir başkan, bir kamu görevlisi asıl üye,  bir de kamu görevlisi yedek üye belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre, İstanbul  ili genelinde büyükşehir belediye başkanlığı seçimi için toplamda 93 bin 558 kamu  görevlisine ihtiyaç duyulmaktadır. İstanbul ilinde, 12 bin 259'u adliye  personeli, 108 bin 472'si devlet okullarındaki kadrolu öğretmenler olmak üzere  sadece 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre aylık ödenen ve sandık  kurullarında görev alabilecek durumda olan yaklaşık 220 bin kamu görevlisi  bulunmaktadır. Bu rakamlar incelendiğinde görüleceği üzere, İstanbul ilinde  sandık kurulu başkanlığı için ihtiyaç duyulan kamu görevlisinin yaklaşık yedi  katı, sadece 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre aylık ödenen ve sandık  kurullarında görev alabilecek durumda olan kamu görevlisi bulunmaktadır.

Bu itibarla 298 sayılı kanunun 22. maddesine ilçe seçim kurullarınca  uyulmamış olmasının hukuken kabul edilebilir bir sebebi bulunmamaktadır. Zira,  sandık kurulu kamu görevlisi asıl ve yedek üyesinin belirlenmesinde de, kanunun  22. maddesindeki esaslara uyulması gerektiği aynı kanunun 23. maddesinde  emredilmiş olup bu maddenin son fıkrasında, üyeliklerin bu şekilde doldurulması  mümkün olmazsa, eksiklerin, ilçe seçim kurulu başkanı tarafından, o çevrede  bulunan ve görev verilmesinde sakınca olmayan kimselerden doldurulmasına cevaz  verilmişken, sandık kurulu başkanlarının belirlenmesini düzenleyen kanunun 22.  maddesinde başkanların belirlenmesi aşamasında buna izin verilmemiştir. Bu  bakımdan, sandık kurulu başkanlarının kamu görevlisi olmayanlardan belirlenmesini  izah etmeye çalışan bazı ilçe seçim kurullarının kanunun 23. maddesinin son  fıkrasını referans göstermelerine itibar edilmemiştir. Bütün bu açıklamalar  uyarınca, sandık kurulu başkanının mülki amir tarafından bildirilen kamu  görevlileri listesinden seçilmesi yasal zorunluluktur. Bu zorunluluğa ilçe seçim  kurullarınca makul ve hukuki bir gerekçe ileri sürülmeksizin uyulmamış olması ve  bu suretle kanunla getirilen sandık kurulu başkanının belirlenmesine dair şekil  şartlarının ihlali, seçimin güvenilirliğini ortadan kaldırmaktadır. Bu sebeple  kanuna aykırı şekilde oluşan sandık kurullarının yaptığı seçim iş ve işlemlerine  itibar edilmesi mümkün bulunmamaktadır."

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), İstanbul Büyükşehir Belediye  Başkanlığı seçiminin iptaline ilişkin kararın gerekçesinde, "2333 sandıkta sandık  kurulu üyeliklerinin belirlenmesinde Kanunun asıl hükmü olan kamu görevlileri  arasından belirlenmesi ilkesi göz ardı edilerek, 298 sayılı Kanunun 23.  maddesinin son fıkrasındaki istisna hükmünün uygulanmasına bir gerekçe  bulunmamakla birlikte, kanunda böyle bir istisnanın mevcut olması dikkate  alındığında bu eksiklik, tek başına seçim sonucuna müessir olay ve hal kapsamında  değerlendirilmemiştir." ifadesi kullanıldı. 

Gerekçede, kanuna aykırı şekilde oluşturulan sandık kurullarının  oluşumuna karşı 2 Mart 2019'a kadar itiraz edilmediği ve bu listelerin  kesinleştiğinin ileri sürüldüğünün aktarıldığı kararda, sandık kurullarının kamu  görevlisi olması gereken başkan ve üyelerinin listesinin talepte bulunmalarına  karşın, siyasi partilere verilmediği dikkate alındığında, siyasi partilerin bu  konudaki itiraz haklarını etkili bir şekilde kullanamadıkları belirtildi.

YSK'nin, sandık kurullarının oluşturulması ve diğer seçim işlemleri  konularında genel düzenlemeler yaptığı anlatılan kararda, Kanun hükmünün  kaymakamlıklar ve ilçe seçim kurulları tarafından yerine getirilecek olması  nedeniyle sandık kurullarının oluşumu sırasında, bu konudaki usul ve esasların  belirlenmesi dışında oluşum süreci ile ilgili bir görevi bulunmadığı bildirildi.

Kararda, şu tespitlere yer verildi:

"Yüksek Seçim Kurulunun 139 sayılı Genelgesinin 'Sandık kurulu  başkanının belirlenmesi' başlıklı 9. maddesinde, 'İlçede görev yapan tüm kamu  görevlilerinin (298 sayılı Kanunun 26. maddesinde sayılanlar hariç) listesi,  mülki idare amiri tarafından yerleşim yeri adresleri esas alınmak suretiyle  ilgili ilçe seçim kurulu başkanlıklarına gönderilir. (İlçe seçim kurulu başkanı  mülki idare amiri tarafından gönderilen listede yer almayan diğer kamu  kurumlarındaki kamu görevlilerini resen istemeli ve listeye eklemelidir.) İlçe  seçim kurulu başkanı, bu kamu görevlileri arasından ihtiyaç duyulan sandık kurulu  başkanı sayısının iki katı kamu görevlisini ad çekme suretiyle tespit eder ve bu  kişiler arasından mani hali bulunmayanları sandık kurulu başkanı olarak belirler.  Sandık kurulu başkanının göreve gelmemesi halinde, kamu görevlileri arasından  belirlenen üye, bu üyenin de bulunmaması durumunda en yaşlı üye kurula başkanlık  eder. (298/22)' düzenlemesiyle sandık kurulu başkanının belirlenmesi ile ilgili  usul ve esaslar tespit edilmiştir. Bu çerçevede sandık kurullarının oluşum  sürecindeki görev, kanun gereği ilçe seçim kurullarına ait bulunmaktadır. İlçe  seçim kurullarının bu görevlerini kanuna ve genelgelere uygun olarak yerine  getirmedikleri, olağanüstü itiraz üzerine yapılan incelemeler sonucu ortaya  çıkmıştır."

"298 sayılı Kanunun 130. maddesi hükmü uyarınca, seçimin neticesine  müessir bir halin varlığı saptandığında alt kademelerce verilen kararların kesin  veya kesinleşmiş olması veya kurullara derece derece ve müddeti içinde müracaat  edilmemiş olması, bu itirazın incelenmesine ve reddine sebep teşkil  etmeyecektir." ifadesi kullanılan kararda,  sandık kurulu başkan ve üyelerinin  belirlenmesini sıkı kurallara bağlayan 7102 sayılı Kanun değişikliğinin 13 Mart  2018'de yapıldığı dikkate alındığında, Yüksek Seçim Kurulunun önceki kararlarına  aykırı karar verildiğinden söz edilmesine de hukuken imkan bulunmadığı  kaydedildi.

Söz konusu kanun değişikliğinden sonra  iki seçim yapıldığı  anımsatılan kararda, bunlardan ilkinin 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve  Milletvekili seçimi olduğu, bu seçim sonucunda sandık kurulu başkanlarının kanuna  aykırı belirlendiği yolunda bir itiraz intikal etmediğinden, YSK'nin bu konuda  bir değerlendirme yapmadığı bildirildi.

YSK'nin Mustafakemalpaşa kararı

Kanun değişikliğinden sonra Türkiye'deki ikinci seçim ise 31 Mart 2019  tarihinde yapılan Mahalli İdareler seçimi olduğuna işaret edilen kararda, "Sandık  kurulu başkanlarının kanuna aykırı belirlenmesine ilişkin itirazlar da ilk kez bu  seçimde Kurulumuzun önüne gelmiştir.Dolayısıyla Yüksek Seçim Kurulunun daha  önceden bu konuda vermiş olduğu emsal oluşturacak bir içtihadı bulunmamaktadır."  denildi.

Kurulun İYİ Parti Bursa İl Başkanı tarafından yapılan itiraz üzerine  Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesine ilişkin olarak verdiği kararın aktarıldığı  kararda, dosyanın incelenmesinde, İYİ Parti tarafından yapılan başvurunun  belirlenen sandık kurulu başkanlarının belediyede çalışan kamu görevlilerinden  olduğu, bu hususun belediye seçiminde tarafsızlık ilkesine aykırı olacağından tam  kanunsuzluk nedeniyle seçimin iptalini gerektirdiği iddiasına dayandırıldığı,  yapılan incelemede belirtilen şahısların belediyede görev yapan kamu görevlileri  oldukları anlaşıldığından tam kanunsuzluk iddiasına ilişkin talebin reddine karar  verildiği hatırlatıldı.

Dosyada sandık kurulu başkanlarının kamu görevlisi olduklarının açık  olduğuna dikkat çekilen kararda, sandık kurulu görevlendirmelerinde hukuka aykırı  bir yön bulunmadığı vurgulandı.
  
"Emsal teşkil etmiyor"

"Her ne kadar ilgili kararın gerekçesinde sandık kurullarının 2 Mart  2019 tarihinde kesinleştiği belirtilmiş ise de, iddialar doğrultusunda yapılan  inceleme sonucunda, sandık kurulu başkanlarının belirlenmesinde tam kanunsuzluk  iddiasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir." değerlendirilmesinde  bulunulan kararda, dosyadaki itirazın şekli ve görevlendirilenlerin niteliği  dikkate alındığında emsal teşkil etmediği kaydedildi.

Kararda, Kurulun, H. D. isimli şahsın itirazı üzerine verdiği  Erzurum'un Pasinler ilçesi Karavelet Mahallesi muhtarlığına ilişkin karara ait  dosyanın incelenmesinde ise muhtarlık seçiminde ihtiyar heyeti üyeliği  adaylarının aynı zamanda sandık kurulu görevlisi olduklarından bahisle ve 298  sayılı Kanunun 26. maddesindeki adayların sandık kurulu üyesi olamayacakları  hükmünden hareketle itiraz edildiği aktarıldı.

Ancak muhtarlık ve ihtiyar heyeti üyeliği seçiminde adaylık usulü  olmadığına işaret edilen kararda, 26. madde kapsamına girmeyen bu kişinin sandık  kurulu başkanı olmayıp, Saadet Partisi sandık kurulu üyesi olduğu, seçim  sonuçlarına nasıl etki ettiğine dair somut bir tespit olmadığı gerekçesiyle karar  verildiği anlatıldı.

Mardin'in Yeşilli ilçesi Belediye Başkanlığı seçimiyle ilgili Mardin  Saadet Partisi İl Başkanı tarafından verilen olağanüstü itiraz dilekçesinde, yedi  sandık kurulu başkanının kamu görevlisi olmadığı, bir başkan ve iki sandık kurulu  üyesinin de başkan adayının akrabaları olmasının tarafsızlığı zedelediği, bu  konuda ilçe ve il seçim kurullarına zamanında itiraz ettiklerinin belirtildiği  kararda, bir kez de olağanüstü itiraz olarak incelenerek seçimin iptalinin talep  edildiği belirtildi.

Yeşilli İlçe Seçim Kurulunun kararında bu kişilerin Yeşilli  ilçesindeki kamu kurumlarında çalışan kişiler olduğuna karar verilerek siyasi  partinin itirazının reddedildiği ifade edilen kararda, İl Seçim Kuruluna yapılan  itirazın da reddedildiği bildirildi. Kararda, olağanüstü itirazla aynı konunun  YSK gündemine getirildiği, sandık kurulu başkanlarının kamu görevlisi oldukları  anlaşıldığından 298 sayılı Kanunun 130. maddesine göre seçimin iptaline yönelik  talebin reddine karar verildiği kaydedildi.

Kararda, şu tespitlerde bulunuldu:

"Sandık kurullarının oluşumuna ilişkin bu süreçte Yüksek Seçim  Kurulunun itirazen incelediği bir diğer dosya da Kurulumuzun kararına konu Bursa  Yıldırım dosyasıdır. Bu dosyada, Bursa İli, Yıldırım İlçesi, 3100 numaralı  sandıkta sandık kurulunun 3 kişiden oluşmasına yönelik bir itiraz yapılmış,  Yıldırım İlçe Seçim Kurulunca verilen kararla, sandık kurulu başkanı hakkında suç  duyurusunda bulunulması, sonuç tutanaklarının iptaline yönelik itirazın reddine  karar verilmiş, Bursa İl Seçim Kurulunun kararı ile de, sandık kurulunun sabah  08.00'de sandık bölgesinde kimse bulunmadığından 3 kişiden oluşturulduğu  belirtilerek itiraz esasa müessir olmadığından itirazın reddine karar verilmiş,  bu karara karşı yapılan itiraz da, Bursa İl Seçim Kurulu kararının usul ve yasaya  uygun olduğu gerekçesiyle ve (İki parti arasındaki oy farkı 67.484 olup, itiraz  tek sandığa ilişkin olduğundan) sonuca müessir olmadığı görülerek Kurulumuzun  kararı ile reddedilmiştir. Konya İli, Karatay İlçesi, Ağsaklı Mahallesine ilişkin  muhtarlık seçiminde 1002 nolu sandıkta Konya İl Seçim Kurulunca yapılan  incelemede, sandık sonuç tutanağında sadece iki imza bulunduğundan bahisle sandık  kurulu görevinin yapılması ve sonuçların doğru alınması hakkında şüphe uyandığı,  alınan sonuçların geçerlilik açısından zaafiyet oluşturduğu, seçimlerin bu  şekilde yapılmasının doğru olmayacağı gerekçesiyle seçimin iptali ile  yenilenmesine karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın ise, bu hususun  sonuca müessir olduğu görülerek, il seçim kurulu kararı kesin olduğundan  Kurulumuzca reddedildiği görülmektedir. Bu olayda sandık kurulunun 298 sayılı  Kanunun 21. ve 73. maddesindeki bir başkan ve üç üye olan toplanma nisabının  altında toplanması sandık sonuçlarının geçersizliğini doğurmuş, sandık seçmen  sayısının seçime etkili olmasınedeniyle seçimin yenilenmesini  gerektirmiştir."

"Kararlardan da anlaşılacağı üzere sandık kurullarının oluşturulması  yanında sandık kurullarının toplanma yeter sayısında da kanunun getirdiği  hükümlere aykırılık hali, bu sandıklardaki seçmen sayısının seçim sonucunu  değiştirecek sayıda olması halinde seçimin iptaline yol açmaktadır." denilen  kararda,  298 Sayılı Kanunda sandık kurullarının oluşumu ve karar alma  sayılarının birtakım kurallara bağlandığı, bu kuralların ihlal edilmesi de  yapılan işlemlerin geçersizliği sonucunu doğurmadığı bildirildi. Kararda, "Eğer  bu geçersizlik seçimin sonucunu etkileyecek sayıda ise seçimin iptali söz konusu  olmaktadır." ifadesi kullanıldı.

"Kamu görevlileri arasından belirlenmesi ilkesi göz ardı edildi"

Kararda, şunlar kaydedildi:

"Yine 298 sayılı Kanunun 'Sandık kurulu üyelikleri' başlıklı 23.  Maddesinin, 6 fıkrasının 13 Mart 2018 tarihindeki değişiklikten önceki metninde  yer alan, 'Bundan başka, sandığın bulunduğu köy ve mahalle ihtiyar heyeti ve  ihtiyar meclisi asıl ve yedek üyelerinden keza ad çekme ile iki kişi seçilir. Bu  ad çekme sırasına göre ilki asıl, diğeri yedek üyedir. Şu kadar ki; bu fıkra  gereğince görevlendirilecek sandık kurulu asıl ve yedek üyeliklerine yetecek  kadar ihtiyar heyeti ve ihtiyar meclisi asıl ve yedek üyesi bulunmayan köy ve  mahallelerde noksan üyelikler, yukarıdaki fıkralarda yazılan hükümlerin sandık  kurullarına üye vermemiş partiler hakkında uygulanmasıyla tamamlanır' şeklindeki  düzenleme 13 Mart 2018 tarihli, 7102 sayılı Kanunun 4. Maddesi ile 'İlçe seçim  kurulu başkanı, sandık kurulunun kalan bir asıl ve bir yedek üyesini belirlemek  için önce, 22'nci maddenin birinci fıkrası uyarınca bildirilen listeden sandık  kurulu başkanı olarak belirlenmeyenler arasından, ihtiyaç duyulan sandık kurulu  üye sayısının iki katı kamu görevlisini ad çekme suretiyle tespit eder ve bu  kişilerden mani hali bulunmayanları sandık kurulu asıl ve yedek üyesi olarak  belirler.' şeklinde değiştirilmiştir.

Aynı kanunun 23. maddesinin 7. fıkra ve devamında da, 'Yukarıdaki  fıkralar gereğince belirlenen sandık kurulu asıl üyelerinden göreve gelmeyenin  yerine, öncelikle, gelmeyen üyenin yedeği alınır. Sandık kurulu başkan ve  üyelikleri için ad çekme işlemleri, ilçe seçim kurulu huzurunda, bu kurulun  başkanı tarafından yapılır. Üyeliklerin bu şekilde doldurulması mümkün olmazsa,  eksikler, ilçe seçim kurulu başkanı tarafından, o çevrede bulunan ve sandık  kurulunda görev verilmesinde sakınca olmayan kimselerden doldurulur' hükümleri  yer almaktadır. Kanunun bu maddesinin incelenmesinde, sandık kurulunun bir asıl,  bir yedek üyesinin yine 22. maddede belirtilen mülki idare amiri tarafından  yerleşim yeri adresleri esas alınmak suretiyle ilçede görev yapan tüm kamu  görevlileri listesinden başkan olarak belirlenmeyenler arasından tespit edilmesi  ilkesi benimsenmiş ve sandık kurulunun kamu görevlisi üyeleri yönünden maddenin  son fıkrasında istisnai bir hükme yer verilmiştir. Bu istisnanın  uygulanabilmesinin ön şartı ise, kamu görevlisi üyelerin yukarıda belirtildiği  şekilde doldurulmasının mümkün olmaması halidir. İstanbul İli genelinde  büyükşehir belediye başkanlığı seçimi için toplamda 93 bin 558 kamu görevlisine  ihtiyaç duyulmaktadır. İstanbul ilinde, sadece 657 sayılı Devlet Memurları  Kanununa göre aylık ödenen ve sandık kurullarında görev alabilecek durumda olan  yaklaşık 220 bin kamu görevlisi bulunmaktadır. Bu itibarla 2333 sandıkta sandık  kurulu üyeliklerinin belirlenmesinde Kanunun asıl hükmü olan kamu görevlileri  arasından belirlenmesi ilkesi gözardı edilerek, 298 sayılı Kanunun 23. maddesinin  son fıkrasındaki istisna hükmünün uygulanmasına bir gerekçe bulunmamakla  birlikte, kanunda böyle bir istisnanın mevcut olması dikkate alındığında bu  eksiklik, tek başına seçim sonucuna müessir olay ve hal kapsamında  değerlendirilmemiştir."

YSK BAŞKANI SADİ GÜVEN, İSTANBUL SEÇİMİ İÇİN RET OYUNUN GEREKÇESİNİ AÇIKLADI 

İstanbul seçiminin yenilenmesine karşı oy veren Yüksek  Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven, "Sandık kurullarının usulsüz oluşması tam  kanunsuzluk halini oluşturmaz. Sandık kurullarının kuruluşuna ilişkin işlemlerin  kesinleşmesinden sonra bu kuruluşa karşı yapılacak itirazlar seçimden sonra o  seçimlerin iptali için tek başına bir itiraz sebebi olarak ileri sürülemez."  ifadelerini kullandı. 

YSK'nin gerekçeli kararında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı  seçiminin iptaline ret oyu veren Güven'in görüşü de yer aldı.

Sandık kurullarının kanuna aykırı oluşturulması nedeniyle seçimin  iptali kararına katılmasının mümkün olmadığını belirten Güven, bu sandıkların  tamamına yakınında AK Parti ile diğer partili üyelerin görev yaparak sandık sonuç  tutanaklarını imzaladığını hatırlattı.

Önemli olanın, sandık sonuç tutanağının sandık kurulu başkan ve  üyeleri tarafından imzalanmasını müteakip ilçe ve il birleştirme tutanaklarına ve  SEÇSİS sistemine doğru aktarılması olduğunu aktaran Güven, şunları kaydetti:

"İmzasız 101 sayım döküm cetvelinin tamamında başkan ve memur üye ile  birlikte AK Parti ve 3 sandık hariç CHP tüm sandıklara üye vermiş olup hatta AK  Parti 145, CHP 120 olmak üzere bazı sandıklarda 1'den fazla üye ile temsil  edilmişlerdir.

Ayrıca imzasız sayım döküm cetvelleri ile sandık sonuç tutanakları  uyumlu olup seçim iptal nedeni olabilecek bir uyumsuzluk görülmemiştir. Sayım  döküm cetveli olmayan 22 sandıkta görev yapan sandık kurulu üyeleri aynı  sandıklarda diğer seçim türüne ait 19 sandığın sayım döküm cetvellerini ve 22  sandığın sandık sonuç tutanağını doldurduğuna ve tutanak defterine bir itiraz  yapılmadığına göre siyasi partilerin müşahitlerinin ve oy verme yerinde hazır  bulunanların huzurunda oy sayım ve döküm işleminin yapılmış olması karşısında  sayım ve dökümün sandık başında denetlendiğinin ve buna göre sandık sonuç  tutanağının tanzim edildiğinin kabulü gerekmekle bu eksiklikler tüm Kurulca iptal  nedeni olarak görülmemiştir. Maddi hatalarla ve kaydırmalarla ilgili  usulsüzlükler giderilerek SEÇSİS'eişlendiğinden iptal nedeni kabul  edilmemiştir. Sandık sonuç tutanağındaki geçersiz oyların geçersizlik  nedenlerinin yazılı olmayışı da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine  yönelik 39 ilçede geçersiz oylar yeniden sayıldığından iptal nedeni olarak  görülmemiştir."

Güven, İstanbul'un Büyükçekmece ilçesinde hayali bina oluşturarak kamu  binalarını, tır parklarını, boş arsaları mesken gibi göstererek usulsüz seçmen  kaydı yapıldığı ve bununla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma  başlatıldığını hatırlatarak, bununla ilgili de seçmen listelerinde usulsüzlük  yapıldığı gerekçesiyle seçimin iptali talebinin kabul edilmediğini vurguladı.

"AK Parti ve CHP üyesi görev yapmaktadır"

İki aday arasındaki oy farkının 13 bin 729  olduğunu anımsatan Güven,  usulsüz oy kullanıldığı tespit edilen kişi sayısının 706 olduğunu, bunun sonuca  etkisi olmayacağı için iptal nedeni sayılmadığını ifade etti.

YSK'de 212 sandık ve ilave 41 sandık üzerinde yapılan değerlendirmede,  ilçe seçim kurullarınca bildirilen listeye göre 222 sandık kurulu başkanının özel  şirket çalışanlarından görevlendirildiği ve bunun seçim sonucunda etkili olduğu  fikrinin çoğunluk tarafından benimsendiğini aktaran Güven, şu değerlendirmede  bulundu:

"298 sayılı kanunun 22'nci maddesi tüm kamu görevlilerinin listesinin  mülki idare amiri tarafından yerleşim yeri adresi esas alınmak suretiyle ilçe  seçim kurulu başkanlıklarına gönderileceğini ve İlçe Seçim Kurulu Başkanının  sandık kurulu başkanlarını bu kamu görevlileri arasından ad çekme ile tespit  edeceğini hüküm altına almıştır. İlçe seçim kurulu başkanı bu şekilde gelen  listelerden ad çekme işlemlerini kanun uyarınca ilçe seçim kurulu huzurunda  yapmak zorundadır. İlçe seçim kurullarının tümünde AK Parti ve CHP üyesi görev  yapmaktadır.

Yasa koyucu sandık kurulu başkanlarının usulsüz atanmalarını tam  kanunsuzluk nedenine dayalı mutlak iptal sebebi saymamıştır. YSK de kararlarında  tam kanunsuzluk nedeniyle iptal sebebi saymamıştır. 298 sayılı kanunun 119'uncu  maddesinde 'sandık kurullarının teşkiline dair, ilçe seçim kurulu veya başkanı  tarafından yapılan işlemlerin düzeltilmesi için bu işlemlerin neticesinden  itibaren en geç iki gün içinde şikayet yoluyla düzeltilmesi' istenebilir."

Güven, 31 Mart'ta  İstanbul'da 39 ilçede 31 bin 186 sandıkta seçim  yapıldığını hatırlatarak, sandıklarda AK Parti'den 45 bin 23, CHP'den 37 bin 9,  MHP'den bin 502, Saadet Partisi'nden 8 bin 925, HDP'den 9 bin 357 olmak üzere,  diğer siyasi partilerle 106 bin 384 partili üyenin görev yaptığına dikkati çekti.

"Bazı partilerin iki üyesi görev yaptı"

Dosyadaki belgelere göre, kamu çalışanı olmadığı halde sandık başkanı  olan 754 kişinin görev yaptığı sandıkların 750'sinde AK Partili üyelerin yer  aldığına değinen Güven, AK Parti'nin bu sandıklara bin 104 üye verdiğini, 354  sandıkta iki üyesinin bulunduğunu aktardı.

CHP'nin ise aynı sandıkların 3 tanesine üye vermediğini, 28 üyesinin  ise göreve gelmediğini ifade eden Güven, diğer 723 sandıkta CHP'li üyelerin görev  yaptığını kaydetti. Güven, bu sandıklara toplamda 979 üye veren CHP'nin 256  sandıkta iki üyesinin görev aldığına işaret etti.

Sandıklarda diğer siyasi partilerin üyelerinin de yer aldığına dikkati  çeken Güven, "Sayım döküm cetvelinin olmadığı 22 sandıkta ise başkan hariç AK  Parti 36, CHP 33, HDP 12, Saadet Partisi 12, İYİ Parti 1, seçmen 5 üye ve 22  memur üye görev yapmıştır. Bazı partilerin bir sandıkta ikişer üyesi görev  yapmıştır." ifadelerini kullandı.

Sadi Güven, şu değerlendirmeyi yaptı:

"31 Mart günü İstanbul'da yapılan seçimde, 2018 yılında değişen 298  sayılı yasanın 22'nci maddesine aykırı sandık kurulu başkan ve üyesinin  görevlendirildiği şüphesizdir. '2004 ve 2009 yılında YSK tarafından verilen  kararlar emsal olmaz' denilebilir ise de kararlar verildiği tarihte yürürlükte  bulunan yasadaki sandık kurulu başkan ve üyelerinin belirlenme usulüne aykırılık  haline ilişkin olmakla 298 sayılı kanunun değişik 22'nci maddesine aykırılıktan  farklı değildir. Sandık kurullarının usulsüz oluşması tam kanunsuzluk halini  oluşturmaz. Sandık kurullarının kuruluşuna ilişkin işlemlerin kesinleşmesinden  sonra bu kuruluşa karşı yapılacak itirazlar seçimden sonra o seçimlerin iptali  için tek başına bir itiraz sebebi olarak ileri sürülemez. 5 kişisi siyasi parti  temsilcisi olup 7 kişiden oluşan sandık kurulunda siyasi partili üyelerle  birlikte görev yapan usulsüz atanmış sandık kurulu başkanının 31 Mart 2019 günü  yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine ilişkin maddi hatalar  giderilip geçersiz oyların tamamının yeniden sayılması karşısında tek başına  seçimin neticesine tesir ettiğine ilişkin seçimin iptalini gerektirir tespit  olmadığından sayın çoğunluğun seçimin iptali ile yenilenmesine ilişkin kararına  katılınamamıştır."

KARŞI OY GEREKÇELERİ

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), İstanbul Büyükşehir  Belediye Başkanlığı seçiminin iptaline ilişkin karara katılmayan üyelerin karşı  oy gerekçelerinde, sandık kurulu başkanı ve üyenin kamu görevlisi olmamasının,  tek başına seçimin iptalini gerektirmediği görüşüne yer verildi. 

YSK'nin "iptal" yönündeki çoğunluk görüşüne katılmayan Başkan Sadi  Güven ve 3 üyenin karşı oy gerekçeleri ile İstanbul Büyükşehir Belediye  Başkanlığı seçiminin iptal kararı 250 sayfayı buldu.

Üye Cengiz Topaktaş karşı oy gerekçesinde, itiraz nedeniyle yapılan  araştırmada, seçim sonuçlarının bir parti lehine değiştirilmesi için örgütlü bir  şekilde hareket edildiğinin tespit edilemediğini belirtti.

Sandık kurullarının oluşturulması sırasında yapılmaması gereken ancak  zamanzaman ve değişik tarihlerdeki seçimlerde de yapılan ihlallerin  yapıldığını ifade eden Topaktaş, YSK'nin değişik zamanlardaki kararlarına atıf  yaptı.

Topaktaş karşı oy gerekçesinde şu görüşlere yer verdi:

"Sandık kurulunun bir asıl ve bir yedek üyesinin kamu görevlilerinden  belirlenmesinin zorunlu olduğu ancak 298 sayılı kanunun 23/son maddesi gereğince  eksik üyeliklerin sandık kurulunda görev verilmesinde sakınca olmayanlardan  doldurulması hususları gözetildiğinde, sandık başkanı ve üyelerin kamu  görevlilerinden alınmaması başlı başına ve mutlak bir iptal nedeni olmayacaktır.

Oyların yeniden sayımı sonucunda da her zaman yapılabilen maddi ve  olağanhataların dışında bir hataya rastlanmamış ve maddi hatalar ile geçerli  sayılması gerekirken geçersiz sayılan oylar nedeniyle yapılan sayım hataları  düzeltilmiştir. Yeniden sayım ilçe seçim kurullarının nezaretinde yapılmış olup  oy pusulaları bir kez daha elden geçirilmiştir. Sandık kurullarınca sandık  başlarında yapılan sayım sonuçları ilçe seçim kurullarınca yapılan yeniden  sayımlar sonucunda bir kez daha meşruiyet kazanmıştır. İki kez yapılan sayım  sonuçlarının tanınmaması ve sırf sandık kurulunun oluşumundan hareket edilerek  İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptaline karar verilmesi  kabul edilemez bir durumdur."

YSK'nin, "mühürsüz oyların geçerli sayılmasına" ilişkin kararına da  atıf yapan Topaktaş, Kurulun "bu kararda mühürsüz oy pusulalarının ve mühürsüz  zarfların geçerli sayılması gerektiğini" söylediğini, şimdi ise oy sayım ve döküm  işlemlerini yok sayarak seçimin iptali ve yenilenmesi kararı ile seçmenlerin  iradesini yok saydığını vurguladı.

Topaktaş, "Seçmenlerin sandık kurulunun oluşumuna itiraz etmeleri ve  sandık kurulunun nasıl oluşturulduğunu bilmeleri mümkün değildir. Seçmenler  anayasa gereğince kendilerine tanınan seçme hakkını kullanarak oy vermişlerdir.  Sandık kurulunun oluşumunda bir hata varsa bunun sorumluluğu seçmenlere  yüklenemez." değerlendirmesini yaptı.

Üye Kürşat Hamurcu'nun karşı oy gerekçesi

Çoğunluk görüşüne katılmayan başka bir üye Kürşat Hamurcu da sandık  kurulu başkanının ve üyenin kamu görevlisi olmamasının, tek başına seçimin  iptalini gerektirmediğine işaret etti.

Sandık kurullarında görev almaları mümkün bulunmayan kimselere görev  verilmiş olması nedenine dayanılarak bir seçimin iptal edilebilmesi için kanuna  aykırı bu davranışın seçim sonuçlarına etki yaptığının mutlaka açık ve net olarak  ortaya konulmasının şart olduğunu ifade eden Hamurcu, şu görüşleri paylaştı:

"İtiraz dilekçelerinde bu yolda bir gerekçe olmadığı gibi bu hususun  seçim sonuçlarına nasıl etki yaptığı da açık, net, somut belge ve kanıtlarla  ortaya konulmamıştır. Kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkanının, parti  temsilcisi olan beş sandık kurulu üyesinin bilgisi ve onayı dışında hangi eylem  ve işlemiyle, seçimin dürüstlüğü ve objektifliğine müdahale ettiğine ilişkin  somut iddia ve itiraz bulunmamaktadır. Tahmini ve farazi gerekçelerle, seçmen  iradesi yok sayılarak salt sandık kurulu başkanın kamu görevlisi olmaması  nedeniyle seçimin iptaline karar verilmesinde hukuki uyarlık bulunmamaktadır."

Hamurcu, sandık başında seçimi siyasi partilerin yaptığının kabul  edildiğini, oy verme işlemleri, oyların sayımı ve dökümü, buna ilişkin  tutanakların tanziminin, beşi siyasi parti temsilcisi olan yedi kişilik sandık  kurulu tarafından birlikte gerçekleştirildiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Özgür iradesi ile seçme hakkını kullanan seçmenden, sandık kurulu  başkanı ve üyelerini denetleme görevi beklenemez. Bu sorumluluk seçimi yöneten  idarelere aittir. Sandık kurulu başkanının kamu görevlisi olmaması, seçmene  yüklenecek bir kusur değildir. Bu nedenle, bu sandıklarda oy kullanan seçmenin  oyunu geçersiz kabul ederek iradesinin yok sayılması, anayasa, uluslararası  sözleşmeler ve seçim mevzuatı ile güvence altına alınan en temel yurttaşlık  haklarından olan seçme hakkının özüne müdahale anlamı taşır."

Üye Yunus Aykın'ın karşı oy gerekçesi

Çoğunluk görüşüne katılmayan Üye Yunus Aykın, kamu görevlisi olmayan  sandık kurulu başkanlarının görev yaptığı sandıklarda kullanılan oyların geçersiz  sayılması ve bu nedenle geçersiz sayılan oyların toplamının seçim sonucuna tesir  etmesi durumunda seçimin iptal edilebilmesi için kamu görevlisi olmayan sandık  kurulu başkanlarının her birinin, oy verme gününde yaptıkları işlemlerde yanlı  davrandıkları, seçmenin iradesine etki ettikleri, kanun ve genelge hükümlerine  aykırı işlem yaptıkları, gizli oy açık sayım ilkesine uymayan tutum ve  davranışlar sergilediklerinin somut delil ve gerekçelerle kanıtlanması  gerektiğine değindi.

Olağanüstü itiraz dilekçesinde, kamu görevlisi olmayan sandık kurulu  başkanları hakkında seçim kurullarına itiraz edildiğine ilişkin bir belge  sunulmadığı gibi, itiraz dilekçesinde de sandık numarası ve isim belirtilmek  suretiyle somut bir olayın mahiyetinden bahsedilmediğini ifade eden Aykın, "Kamu  görevlisi olmayan sandık kurulu başkanlarının oy verme günü yaptıkları işlemlerde  ve aldıkları tedbirlerde 298 sayılı kanuna ve Yüksek Seçim Kurulunca hazırlanan  genelgelere aykırı davrandıkları, şüpheli tutum ve davranış sergilediklerine  ilişkin delil ve gerekçe gösterilmediğinden, kesinleşmiş sandık kurulu oluşumuna  dayalı olarak yapılan itirazın reddi gerekmektedir." görüşünü savundu.

Aykın, YSK'nin geçmiş seçimlerde benzer sebeplerle yapılan itirazlar  üzerine verdiği kararlarda benzer gerekçelerle seçimlerin iptali talebini  reddettiğini hatırlattı.

Kısıtlı seçmenlerin oy kullandığı tespitine de katılmayan Yunus Aykın,  İstanbul'un toplam seçmen sayısının 10 milyon 560 bin 963 olduğu göz önüne  alındığında 601 kısıtlı seçmenin oy kullanmış olmasının seçimin iptalini  gerektirecek bir usulsüzlük olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığına dikkati  çekti.




Kaynak: www.milliyet.com




Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Alanyaspor 4 4 0 0 11 4 12 +7
2 Fenerbahçe 5 3 1 1 11 6 10 +5
3 Denizlispor 5 2 1 2 5 2 8 +3
4 Çaykur Rizespor 4 2 0 2 4 2 8 +2
5 Galatasaray 4 2 1 1 5 5 7 0
6 Gazişehir Gaziantep 4 2 1 1 8 9 7 -1
7 Yeni Malatyaspor 4 2 2 0 10 5 6 +5
8 Trabzonspor 4 1 0 3 6 5 6 +1
9 Konyaspor 5 1 1 3 4 4 6 0
10 Sivasspor 4 1 1 2 6 4 5 +2
11 Göztepe 5 1 2 2 1 4 5 -3
12 Antalyaspor 5 1 2 2 5 9 5 -4
13 MKE Ankaragücü 5 1 2 2 3 7 5 -4
14 Beşiktaş 4 1 2 1 6 7 4 -1
15 Kasımpaşa 5 1 3 1 5 7 4 -2
16 İstanbul Başakşehir 4 1 2 1 4 7 4 -3
17 Kayserispor 5 0 2 3 6 8 3 -2
18 Gençlerbirliği 4 0 3 1 4 9 1 -5
Takım O G M B A Y P AV
1 Ümraniyespor 5 3 1 1 10 6 10 +4
2 Adana Demirspor 5 2 0 3 6 1 9 +5
3 Keçiörengücü 5 2 0 3 3 1 9 +2
4 Bursaspor 5 3 2 0 9 9 9 0
5 Hatayspor 4 2 0 2 7 2 8 +5
6 Fatih Karagümrük 4 2 0 2 6 3 8 +3
7 Altay 5 2 1 2 6 5 8 +1
8 Balıkesirspor 5 2 2 1 6 6 7 0
9 Akhisarspor 4 2 1 1 3 2 7 +1
10 Osmanlıspor FK 5 2 2 1 7 8 7 -1
11 BB Erzurumspor 5 2 2 1 6 6 7 0
12 İstanbulspor 5 1 1 3 9 9 6 0
13 Adanaspor 5 1 2 2 6 7 5 -1
14 Altınordu 5 1 3 1 6 6 4 0
15 Menemenspor 4 1 2 1 3 6 4 -3
16 Boluspor 5 0 3 2 2 6 2 -4
17 Giresunspor 4 0 3 1 4 10 1 -6
18 Eskişehirspor 4 0 3 1 4 10 5 -6
Takım O G M B A Y P AV
1 Manisa FK 4 4 0 0 16 4 12 +12
2 Samsunspor 4 3 0 1 11 2 10 +9
3 Yeni Çorumspor 4 3 1 0 4 2 9 +2
4 Afjet Afyonspor 4 2 1 1 10 4 7 +6
5 Hekimoğlu Trabzon 4 2 1 1 11 9 7 +2
6 Zonguldak Kömürspor 4 2 1 1 3 2 7 +1
7 Sarıyer 4 2 1 1 2 2 7 0
8 Sancaktepe Bld 4 2 2 0 7 4 6 +3
9 1922 Konyaspor 4 2 2 0 4 5 6 -1
10 Tarsus İdman Yurdu 4 2 2 0 5 8 6 -3
11 Başkent Akademi FK 4 1 1 2 4 3 5 +1
12 Kırklarelispor 4 1 1 2 4 7 5 -3
13 Pendikspor 4 1 2 1 4 5 4 -1
14 İnegölspor 4 1 2 1 3 4 4 -1
15 Gümüşhanespor 4 1 2 1 3 5 4 -2
16 Amed Sportif 4 0 3 1 1 6 1 -5
17 Hacettepe Spor 4 0 3 1 2 11 1 -9
18 Şanlıurfaspor 4 0 4 0 0 11 12 -11
Takım O G M B A Y P AV
1 Serik Belediyespor 4 3 0 1 9 4 10 +5
2 Artvin Hopaspor 4 3 0 1 8 4 10 +4
3 Karaköprü Belediyespor 4 3 0 1 5 1 10 +4
4 Çatalcaspor 4 2 0 2 7 4 8 +3
5 Buca FK 4 2 1 1 6 6 7 0
6 24 Erzincanspor 4 1 1 2 5 4 5 +1
7 Erzin Spor Kulübü 4 1 1 2 2 2 5 0
8 Yomraspor 4 1 1 2 2 2 5 0
9 Düzcespor 4 1 1 2 1 1 5 0
10 Yeni Orduspor 4 1 1 2 2 3 5 -1
11 68 Aksaray Belediyespor 4 1 2 1 3 4 4 -1
12 Şile Yıldızspor 4 1 2 1 2 3 4 -1
13 Kızılcabölükspor 4 1 2 1 6 8 4 -2
14 Çankaya FK 4 1 2 1 3 5 4 -2
15 Sultanbeyli Bld. 4 0 1 3 3 4 3 -1
16 Silivrispor 4 0 2 2 2 4 2 -2
17 Tokatspor 4 0 3 1 3 6 1 -3
18 Manisaspor 4 0 2 2 1 5 4 -4
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 22/09/2019 Çaykur Rizespor vs Gazişehir Gaziantep
 22/09/2019 Gençlerbirliği vs Alanyaspor
 22/09/2019 Yeni Malatyaspor vs Galatasaray
 23/09/2019 Beşiktaş vs İstanbul Başakşehir
 23/09/2019 Sivasspor vs Trabzonspor (H:1)
 27/09/2019 İstanbul Başakşehir vs Çaykur Rizespor
 28/09/2019 Denizlispor vs Kasımpaşa
 28/09/2019 Alanyaspor vs Sivasspor
 28/09/2019 Galatasaray vs Fenerbahçe
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 22/09/2019 Giresunspor vs Fatih Karagümrük
 22/09/2019 Eskişehirspor vs Menemenspor
 22/09/2019 Akhisarspor vs Hatayspor
 28/09/2019 Keçiörengücü vs Ümraniyespor
 28/09/2019 Boluspor vs İstanbulspor
 28/09/2019 Adanaspor vs Altay
 28/09/2019 Bursaspor vs BB Erzurumspor
 29/09/2019 Hatayspor vs Eskişehirspor
 29/09/2019 Balıkesirspor vs Giresunspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 29/09/2019 Bayburt Özel İdare Spor vs Niğde Anadolu FK
 29/09/2019 Elazığspor vs Bandırmaspor
 29/09/2019 Sivas Belediyespor vs Uşak Spor A.Ş.
 29/09/2019 Van Spor vs Kahramanmaraşspor
 29/09/2019 Etimesgut Belediyespor vs Ergene Velimeşe
 29/09/2019 Kastamonuspor 1966 vs Kardemir Karabükspor
 29/09/2019 Eyüpspor vs Bodrumspor
 29/09/2019 Tuzlaspor vs Kırşehir Belediyespor
 29/09/2019 Sakaryaspor vs Ankara Demirspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 29/09/2019 Karaköprü Belediyespor vs Çatalcaspor
 29/09/2019 Sultanbeyli Bld. vs Artvin Hopaspor
 29/09/2019 Yeni Orduspor vs Kızılcabölükspor
 29/09/2019 Düzcespor vs Tokatspor
 29/09/2019 Erzin Spor vs Şile Yıldızspor
 29/09/2019 Serik Belediyespor vs Yomraspor
 29/09/2019 Silivrispor vs Manisaspor
 29/09/2019 Buca FK vs 68 Aksaray Belediyespor
 30/09/2019 Çankaya FK vs 24 Erzincanspor
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

31 Mart Yerel Seçimlerinde Oyunuzu Kime Vereceksiniz?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI